"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Putin, SSCB’yi hortlatıyor

SON haftalardaki Suriye olayları göstermiştir ki Rusya eski ‘Çarlık Rusyası’na dönüşmüştür.

SSCB fikri asla ölmemiştir. Ben 15 yıldır ‘Pravda’ gazetesinin İngilizcesini okurum (refdesk.com). Eski komünist partisinin organı olan bu gazete, hep NATO ve ABD aleyhine tıpkı Sovyet devri gibi hakaretamiz yazılar yayınlardı. Bugün bu yazılara Türkiye’yi de eklemiştir. Putin etrafı boş bulmuş, Türkiye’yi çepeçevre füzelerle çevirmektedir. Kırım’a ilaveten Kıbrıs’taki Baf üssünü ve Ermenistan’ı kara harekâtında kullanmak istemekte, Irak’ı Türkiye’ye karşı kışkırtmaktadır. Putin ayrıca dün ordu komutanlarına ‘vur’ emri vermiştir. Böylece “Ayıdan post, Moskof’tan dost olmaz” deyişi bir kez daha doğrulanmıştır. Rusya’da çalışanlarımız bilirler. Komünizm bitmemiştir. Ruslar çocuk gibi tek şefe itaat ederler. Son günlerde Pravda gazetesinde hakaret dozu düşmektedir. Bazı Ruslar “Türkiye ile ticari ilişkileri ayrı sepete koyalım” demeye başlamışlardır.

 

TÜRKİYE’YE TAFRA ATMAK!..

 

Şimdi bilinmeyen gerçeklere dönelim.
1- Amerikan 6. Filosu, Ruslara Akdeniz’de göz açtırmazken, Rus gemileri Lazkiye önlerinde cirit atmaktadırlar! Acaba ABD, Türkiye’ye ders mi veriyor. Türkiye, Suriye’de İhvan’ı (Müslüman Kardeşler’i) destekliyor diye mi? Belleklerinden “Türkiye’yi yıldırım harekâtıyla vur” eski Sovyet doktrini çıkmamıştır. Yeniden NATO ve ABD’ye dönmeliyiz. Ortadoğu curcunasında yerimiz yoktur. Nitekim geçen hafta Riyad’da yapılan ÖSO toplantısı Suudi Kralı ve Katar Emiri’nin başkanlığında geçmiş, Türkiye ortada gözüktürülmemiştir.
2- Türkiye-Rusya ilişkileri yapaymış... Nitekim Putin “Türkiye ile ilişkileri koparırken domates satan, turistimize muhtaç gerice ülke” tabirini kullanmış, Türkiye’yi küçümsemiştir. Rusya’da da silah fabrikalarından başka bir sanayi yoktur. Domates yetiştiremezler, tuvalet kâğıdı yapamazlar. Paslanmaz silah ve fabrikalarıyla Türkiye’ye tafra atarlar. Kırları bomboştur.
Putin 1966-69 yıllarında SSCB’nin yaptığı İzmir Aliağa Rafinerisi inşaatında KBG ajanı olarak çalışmıştır. Eskiden Rus turist mi gelirdi? Sonradan görme turizmciler ve inşaatçılar ‘öldük’ diye boş yere feryat ediyorlar. Rusya bu hizmet ve malları her yerden alabilir..

 

ENERJİYE BAKALIM

 

3- Rusya’dan yılda 15 milyon ton kömür de alırız, ısınmak için... Bunu da düşünmeliyiz. Yıllık 8 Milyon ton ham petrolü başkalarından alabiliriz.
-Yıllık Rusya’dan alınan 25 milyar metreküp doğalgaza gelince Rusya gazı keserse alternatif kaynakların çoğu en az 3-4 yılda gerçekleşebilir, o da siyasi ortam bozulmazsa.
Alternatifler:
-Akdeniz’den İsrail gazı yıllık en çok 6.8 milyar m3 alınabilir, 3 yıl süre ve deniz altına 2 milyar dolar maliyetli 500 km 46 inç boru döşenmesi gerekir.
-Azerbaycan’dan gelecek TANAP boru hattı 2018’de bitecek ve 8 milyar metreküp gaz gelecektir. İnşaat sürüyor. Halen 6 miyar metreküp Azerbeycan’dan, 8 milyar metreküp İran’dan gaz alıyoruz, ama İran’dan ilave gaz almak yeni boru hattı yapmaktan ve ABD-İran ambargosunun kalkmasına bağlıdır. Minimum 4 yıl gerekir.
-Sıvılaştırılmış LNG gazı alımını Katar, Cezayir, Nijerya’dan artırmak... Bugün Marmara Ereğlisi’nden ve Aliağa EGE gaz tesislerinden 12 milyar metreküp gaz alıyoruz. Gazı arttırmak için gazlaştırma ünitelerini tevsi etmeliyiz. Bu da en az 18 ay sürer.
-Kuzey Irak gazı... Bu masaldır, KRG’de o kadar gaz yoktur. Büyük siyasi ve teknik sorunlar var. Ben 2010 yılında BP’de Irak’ta çalıştım. O zamanda gelirdi gazı..
-Türkiye’nin doğalgaz tüketiminin 25 milyar metreküpü elektrik santrallarına gitmektedir. Bu santralların yarısı gereksizdir. Bazı holdigleri zengin etmek için kurulmuştur. Doğalgaz santrallarına verilen öncelik “kömür, su, rüzgâr santrallarına” verilmeli, doğalgaz santralları devreden çıkarılmalıdır. İyi yönetilirse kriz olmayacak, Rusya da doğalgazı kesmeyecektir.
Aslan ÖZMEN - Y. Mühendis

 


Günün sözü

 


Sermaye dağa çıktığı için, domuzlar İstanbul’da Boğaz’da, Kırklareli’nde pazara iniyor. Yaban hayatı yer değiştirmek zorunda kaldı. Dünya Dağlar Günü’nde, dağlarda yaşayanların temiz bir geleceklerinin olmasını diliyorum.
Göksal Çidal - DAYKO Kırklareli Temsilcisi

 


Bakırköy’den 60 milyona aldı, 100’e sattı

 

Ataköy’deki arsa satışında neler oldu

 


BAKIRKÖY’de bir arsa satışı belediye ve CHP örgütünde çeşitli iddiaların ortaya atılmasına neden oluyor. Konu, Ataköy’de Kültür Üniversitesi’nin yanındaki 62 ada, 63 parseldeki arazinin satışıyla ilgili...
Belediyenin de pay sahibi olduğu 62 adadaki arsayı 1970’lerden beri Ecmel Sarıoğlu, Milli Emlak’a ecrimisil ödeyerek kullanıyor. Boşaltmasına bir ay kala Meclis üyesi ve İmar Komisyonu Başkanı olan Trabzonlu Ali Rıza Akyüz, Kerimoğlu’nu ikna edip sattırıyor. Ama bu sırada, arsanın tahliye edilip belediyenin uhdesine geçmesine kısa bir süre kalmıştı. Ve Bakırköy Belediyesi, iki yıl içinde ihale açarak arsayı büyük bir bedelle satabilecekti. Kiracı Trabzonlu Sarıoğlu kontratında yazan bir maddeye dayanarak kira süreci içinde arsayı Bakırköy Belediyesi kabul ederse satın alabilecekti. Akyüz’ün Kerimoğlu’nu yanıltması sonucunda Sarıoğlu, arsayı 60 milyon TL’ye satın aldı. Bu bedeli de bir yıl ödemesiz ikinci yıl 10 taksitle ödeme şartıyla... Yaklaşık iki hafta sonra da arsayı bitişik komşusu Kültür Üniversitesi’ne 100 milyon TL’ye devretti. Bu yetki verilmemiş olsaydı arsa belediyenin uhdesine geçecekti ve iki yıl boyunca Bakırköy Belediyesi’nin satış yetkisine girmiş olacaktı. Bakırköy’de, büyük bir ihtimalle bu arsanın yaklaşık 200 milyon lira değer bulabileceği söyleniyor. (Ecmel Sarıoğlu daha sonra yaptığı açıklamada, “Arkadaşım Akyüz’le Kerimoğlu’na gittik; ikna ettik... Böylece belediyeye 25 milyon; Milli Emlak Müdürlüğü’ne yaklaşık 50 milyon ayrıca da TC’ye iyi eğitimli öğrencilerin yetiştirilmesi için hakkımı da bir eğitim kurumu olan Kültür Üniversitesi’ne devrettim” diyor.)

 

NEDEN ORTAYA ÇIKTI

 

Başkan Kerimoğlu, CHP ilçe kongresinde kızgın bir şekilde kürsüye çıkarak “Beni eleştirdiğiniz gibi Belediye Başkanlığımın acemilik döneminde, mimar ve müteahhit olduğu için kendisine güven duyup satılmasına evet dediğim arsadan belediye büyük zarar etmiştir. Bu zararın sebebi olan kişiyi, hiç kimse beni eleştirdiği gibi onu eleştirmiyor” dedi.
Çaycısını dövmesinin ardından yaşanan bu durum, Bakırköy’de dillerden düşmüyor. Bülent Kerimoğlu satış için “kandırıldığını” ima ediyor ve Akyüz’ü suçluyor. Akyüz’ün ilçe yönetimi ve il delegesini, Kerimoğlu’nu dışlayarak yapması kavganın ana nedeni... Aylar önce yaşanan bu yolsuzluk olayı ‘ilçe iktidarı’ kavgası olmasaydı, kimsenin haberi olmayacak ve etekteki taşlar dökülmeyecekti.

X