"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Ordu, Sivas ve Kayseri’den göç alıyor... Çikolatanın adı ‘Kibele’

ORDU Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler, Erdoğan’ın önerdiği ‘havza projesi’ne o kadar ‘kafa yormuş’ ki...

Ordu’yu boydan boya kat eden ve Fatsa, Çatalpınar, Kabataş, Aybastı, Gölköy, Gürgentepe ve Çamaş ilçelerinden geçerek Karadeniz’e dökülen ve 77 kilometrelik hat boyunca uzanan havza üzerindeki Bolaman Irmağı havzasının ıslah edilmesi için kolları sıvamış. Dünya Bankası’nı, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ilgili bürokratlarını, DSİ’nin tüm üst kademe bürokratlarını Ordu’da toplamış. Daha önce susuzluk, sel, heyelan ve taşkınlar, kırsal göç gibi problemler yaşayan havzanın; tarım, hayvancılık, turizm ve orman unsurlarıyla zenginleştirilerek yöre insanına ekonomik istihdam sağlayan ve ekosistemiyle anılan bir havzaya dönüşmesi için bu kurumları çalıştırmaya başlamış bile...

Tek amacı var: Sosyal ve ekonomik anlamda yeni bir belediyecilik anlayışını getirmek; düşünen, üreten ve yarışan bir Ordu ortaya çıkarmak... Projelerini anlatmakla bitiremiyor. Hâlâ genç bir mühendis gibi heyecanlı. Sık sık Adnan Kahveci’yi anıyor, “Biz 68 kuşağındanız” diyor.

- Sagra, çikolatalı fındık ürünleri yapıyor. Belediye olarak ‘Kibele’ markasıyla fındıklı çikolata üretimine başlayacaklarını müjdeliyor. Hediyelik ambalaj kutusundan da ‘tavla’ çıkıyor.

- Ne görevlerde bulunmuş? Erdoğan’ın büyükşehir ekibinde İGDAŞ Genel Müdürlüğü, başbakanlığında Etibank Genel Müdürlüğü, Makina Kimya Genel Müdürlüğü görevlerinde bulunmuş. Uçak sanayisinin kuruluşunda yer almış. TÜBİTAK Başkan Yardımcılığı’nda ve bilim kurulunda bulunmuş, doktorasını roket üzerinde yapmış.

- İlginç tespitleri var: “Fındıkyağının ‘zeytinyağı’nın rakibi olduğu bilinmelidir. Çünkü Ordu dünya ile yarışıyor artık. ODTÜ’de okurken bizi İngiltere’ye götürürler, orada çilek toplardık. Biz de aynı şeyi fındık toplamada uygulamaya başladık. Günlük mesaimiz hâlâ 10-15 saattir. Yaptıklarımız ülkemiz içindir. Masa başında iş yapmayız. Tatilimiz yoktur. Biz böyle çalışıyoruz. Bilir misiniz, Etibank’ta iken başta bor olmak üzere 30 ürün geliştirdik. Fındık kabuğundan laboratuvarlarda aktif karbon filtresi üreteceğiz. Bu çok önemli bir projedir.”

- İklim değişikliğini çok dikkate almalıyız. Millet ‘kaçılabilecek yerler’ arıyor. Örneğin Kayserililer ve Sivaslıların Ordu’dan yer almaya başladıklarını biliyoruz. İstanbul’daki Orduluların da geriye dönüş yaptıklarını görüyoruz.

 

TÜRK-İŞ YENİ BİR ROTA ÇİZMELİ

İŞÇİ hareketinin en eski ve etkili işçi konfederasyonu olan Türk-İş, 6-7 Aralık’ta 23. genel kurulunu yapacak. Özgür sendikalar demokrasinin vazgeçilemez kurumlarıdır. Türk-İş 1952 yılında kuruldu ve 1980 öncesindeki Seyfi Demirsoy-Halil Tunç ikilisinin döneminde altın yıllarını yaşadı. Sendika üyeliği 3 milyon tavanına erişmiş ve siyaseten etkili olan Türk-İş için işçiler “Ankara’da Türk-İş var” demeye başlamışlardı. Bu güç, 1980 sonrasında erimiş ve sendika özgürlüğü büyük darbe yemiştir.

Şunu bilelim ki sendikalarımız güçsüzdür.

Bugün Türk-İş, sendikacılığın temel kuralı olan ‘protesto sendikacılığı’ kavramını gerçekleştirememekte ve bunun yerine kendi politikalarına muhalif olan Tekgıda-İş sendikasını ihraç etmek amacı ile gündeminin 9. sırasına özel madde koymaktadır. Bu çok yanlıştır. Türk-İş büyüme yerine küçülmeyi göze alamaz. Ayrıca muhalefet, sendika içi demokrasinin temel kuralıdır.

Ülkemizde sendikalar sadece ücret sendikacılığı yapmakla yetiniyorlar. Toplusözleşme ve grev hakları özgür sendikacılığın temelidir ama bu temel kapsamlı bir siyasal mücadeleyle desteklenmedikçe işçi hareketi yeterince güçlü olamaz ve işçi sınıfı milli gelirden aldığı payı arttıramaz. Türk-İş kendisine yeni bir rota çizmeli, 24 ilkesine yeniden tüzüğünde yer vermeli ve parlamenter demokrasinin güçlenmesine katkı sağlamalıdır. Dr. Engin ÜNSAL Girne Amerikan Üni. Hukuk Fak. Öğr. Ü.

 

ANTALYA OSB İNOVATİF FİKİRLERİ BEKLİYOR

 

ANTALYA Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) tarafından ikincisi düzenlenecek olan ‘AR-GE ve İnovasyon Proje Pazarı’ etkinliğinin başvuru süreci 16 Aralık’ta başlıyor. Etkinlik ile inovatif fikir ve projelerin yatırımcılar ile buluşması sağlanacak. AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, etkinliğin ikincisini Nisan 2020’de düzenleyeceklerini açıkladı. Üretimdeki katma değerin arttırılması, yeni teknoloji ve metotların sanayiye kazandırılması, AR-GE ve inovasyon kültürünün yaygınlaşması amacıyla gerçekleştirilecek etkinlik için 14 Şubat 2020’ye kadar başvuru yapılabilecek.

CHP’DE İLÇELERDE ADAY YARIŞI BAŞLADI... HÜSEYİN SAĞ’DAN HINÇ ALDILAR

CHP Beyoğlu’nda şu an ilçe başkanlığına aday isimler net değil fakat mahallelerde seçilen delegeler üzerinde eski ilçe başkanı İnan Güney ve Kasımpaşa Spor Kulübü yöneticilerinden Engin Baba’nın yönlendirmelerinin etkili olacağı söylenmekte. Ayrıca sürpriz bir sol kanat adayı ile Beyoğlu delegasyonu herkesi şaşırtabilir. Sultangazi’de mevcut ilçe başkanı Murat Poyraz’ın delegasyonda büyük bir ağırlığı olmakla birlikte, inşaat mühendisi Bezat Ünal da sürpriz isimlerden. Eski Kadıköy meclis/büyükşehir üyesi Hüseyin Sağ, “33 yıllık partiliyim. İlçe başkanlığına 400 delege tespit edildi. Ne yazık ki bu listeye beni değer görmeyenleri kamuoyunun takdirine bırakıyorum” dedi.

 

X