"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Öğretmen düşmanlığı için 12 yıl yetmedi mi

MECLİS’te geçen 1 Mart’ta bir yasa değişikliği yapıldı; buna göre yönetici olarak okullarda 4 yıl görev süresini tamamlayan okul müdürlerinin görevi, ‘başka bir işleme gerek kalmaksızın sona erer’ deniyordu.

MEB, buna dayalı olarak çıkardığı, ‘uydurma’ yönetmelikle göstermelik bir puan sıralaması yaparak tüm demokrat, aydın, Atatürkçü okul müdürlerini bugün öğleden sonra görevden aldı.
Görevden alınan okul müdürlerinin yerine AKP’nin yandaş sendikası Eğitim Bir Sen’e üye öğretmenler okullara müdür olarak atandılar. Sınavla müdür olan, özellikle Eğitim İş ve Eğitim Sen üyesi tüm müdürler görevden uzaklaştırıldı.
Bu uygulamaya karşı çıkan TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu üyesi Prof. Dr. F. Nur Serter soruyor:
“Bakanlık tüm okul müdürlerinin hangi sendikaya üye olduklarını bir an önce açıklamalıdır. Temmuz ayı içerisinde yapılan Teftiş Kurulu Başkanlığı atamalarında da benzer uygulama yapılmış, illerin % 68’ine AKP’nin yandaş sendikası Eğitim Bir Sen üyesi müfettişler başkan olarak atanmıştı.”
Serter, kanun değişikliğinden sonra CHP bu yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne gittiğinibelirterek “Anayasa Mahkemesi’nin yapılan bu uygulamaları görerek tarafsız bir şekilde karar vermesi gerektiğini düşünüyoruz” diyor ve ekliyor:
“Velileri ve öğretmenleri daha zor bir dönem beklemektedir. Bu uygulama ile AKP’nin eğitimi siyasallaştırdığı açıkça ortaya çıkmıştır. CHP olarak süreç takip edilecek ve tüm yasal yollara başvurulacaktır.”
Milli Eğitim Bakanlığı, 12 yıldan beri AKP zihniyetinde olmayan müdürlerin kıyımını ve hukuksuz uygulamalarını hâlâ bitiremedi mi?



OKURLAR YAZIYOR: CHP NE YAPMALI
?

CHP halkın partisi olmaktan uzaklaşmıştır. Yeniden halka dönmeli, halkın aydınlık yüzünü temsil etmelidir. İdeolojik yaklaşımlardan çok, insan odaklı stratejiler ve söylemler öne çıkarılmalıdır. Başka partilerle çekişmek yerine kendi programı, kendi projeleri, kendi vaat ve söylemleri ile yükselecek bir parti olacağının ve ülkenin geleceğini temsil edeceğinin işaretlerini vermelidir. Sürekli kurultay toplayarak ve üst kadroları değiştirerek gelişme ve büyüme sağlanamaz, seçim kazanılamaz.
CHP daha fazla tabana yayılmalıdır. En alt kademeden başlayarak tamamen yeniden yapılanmalıdır. Altı okta toplanan partinin temel ilkeleri, bugünün koşullarına göre yeniden yorumlanmalıdır. AKP’nin 9 milyon kayıtlı üyesi varken, CHP’nin sadece 1 milyon üyesi bulunmaktadır. Köylerden, kasabalardan başlayıp, kadrosunu ve örgütünü güçlendirmelidir. Cumhuriyet adına, ülkenin geleceği adına her kesimden insanları partiye üye olmaya ve görev almaya çağırmalıdır. Özellikle gençlerin ve kadınların katılımı sağlanmalıdır. Yönetimler tepeden değil, tabandan yukarıya doğru seçimle oluşturulmalıdır. İş dünyasından, üniversitelerden, bürokrasiden, spor ve sanat çevrelerinden vizyon sahibi, sevilen, sözü dinlenen, hitabet yeteneği bulunan insanların partiye katılımları sağlanmalıdır. Parti üst yönetimi (vitrini) çoğunlukla bu yeni yüzlerden oluşmalıdır. Köylüyü, çiftçiyi, esnafı, çalışanları ve emekliyi rahatlatacak çözümler ve vaatler açıklanmalıdır. Başörtüsüne evet, fakat muhafazakâr kesime yakın görünüyor olmak için türban ve çarşafı savunma çabasına girilmemelidir. Kurultayı hangi ekip kazanırsa kazansın, yukarıda belirtilen yeniden yapılanmayı gerçekleştirip partinin önünü açmalıdır. Metin ÖZEN

DİYANET ‘ŞEFFAF’ OLAMIYOR


UMRE yapmak için Diyanet İşleri Başkanlığı ile kutsal topraklara gidenlere 2-3 riyale alınan bidonlara zemzem doldurarak 17 riyale satıyor. Bu nedir, bidon parası mıdır? Yoksa zemzem parası mı? Görüldüğü kadarıyla özel sektörün bile para almadığı zemzem satışından elde edilen ‘Riyaller’ nereye ya da kime gidiyor? Diyanetimiz hâlâ şeffaf olamadı. Her zaman birileri Diyanet’i ticaret kurumu haline getirdi; ‘sorumluların’ hepsi öbür dünyada yanmaz mı bunların. M.B.

BİLİYOR MUSUNUZ?

-CHP Sol Kanat’tan, “Parti sahipsiz değil. CHP sola dönmeden alternatif olamaz!” açıklaması geldiğini ve önceki gün bir araya gelen Sol Kanat temsilcilerinin, bugün 11.00’de CHP İstanbul İl binasında bir açıklama yapacağını...
-BAKIRKÖY Belediyesi Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nin perdelerini ilk defa dün akşam ‘Sistema Europe Gençlik Orkestrası’ ile açtığını...

Teksas Valisi yandı!

LDP Genel Başkanı Cem Toker, “Teksas Valisi neden yargılanacak biliyor musunuz?” diye soruyor ve ardından da cevabını veriyor: “Savcı iddianameyi yazdı. Yargıç kabul etti. Suçlu bulunursa 109 yıla kadar hapis cezası alabilir. Teksas Valisi Rick Perry, eyaletin rüşvet ve yolsuzlukla mücadele için oluşturulmuş “Kamu Onuru” (Public Integrity) dairesinin başkanını istifaya zorlamak için, bu birimin ödeneğini veto etme tehdidinde bulunmaktan suçlanıyor. Dikkat ediniz, veto etmekten değil, veto tehdidinde bulunarak görevini kötüye kullanmaktan.”

Özelleştirmeye doyulmuyor

-TMMOB Maden Mühendisleri diyor ki: “Elektrik alanında bugüne kadar sürdürülen özelleştirme ve serbest piyasa uygulamaları ülkemizi enerji sıkıntısı ve pahalı elektrik fiyatlarıyla karşı karşıya bırakmıştır. Odamız, yeraltı-yerüstü kaynaklarımızın talanına, enerji güvenliğimizin yok edilmesine ve ülkemiz enerji sektörünün dış kaynaklara bağımlılığının daha da artmasına yol açacak uygulamalara karşı mücadelesini sürdürmeye kararlıdır. Hükümeti de bu yanlışlıktan dönmeye davet ediyoruz.”

Kent planlarında curcuna

-ÇEVRE Düzeni Planları ve Nazım Plan uygulamalarında curcuna büyüyor. ‘Haziran 2014’teki yönetmeliğin İmar Kanunu’na aykırı olduğunu, çağdaş şehircilik kuramlarına tezat oluşturacağını, Ankara Ulaşım Ana Planı’nı da olumsuz etkileyeceğini’ söylüyor Aylin Nazlıaka... İçişleri Bakanı Efkan Ala’ya zor sorular yöneltiyor.

Ankara Büyükşehir ulaşımda inme indiriyor

ANKARA Beysukent’te oturuyorum. Çayyolu metrosunu açılması ile beraber 23 Ağustos tarihinden itibaren Kızılay’dan kalkan 174 nolu Beysukent Belediye otobüslerinin kaldırılacağı ve metro duraklarına ring servislerinin konulacağı semt sakinlerine bildirildi. Dünyanın hangi başkentinde, o semtin sakinleri tek bir ulaşım hizmetine zorunda bırakılabilir. Hangi gerekçe ile var olan ulaşım haklarımızdan mahrum ediliyoruz ? Kaldı ki nezih bir semt olan Beysukent’e ulaşım yıllardır saat başı kalkan otobüslerle yapılırken bile oldukça sıkıntılıydı. Ancak en azında Kızılay’da otobüsü binip evimizin önünden iniyorduk. Mecbur bırakıldığımız bu yeni durum ise eskisini mumla aratacak gibi duruyor.
Benian TURHAN

X