"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

‘Nafile Kurultayı’

AKP’nin otoriter yöntemlerini taklit etmek CHP’ye yakışmıyor.

(OKUR Mehmet Loğ, CHP kurultayı ile ilgili öyle bir yazı yazmış ki... Bugün kurultaya katılacaklar bunu mutlaka okuyup ders almaları gerekir.)
CHP, bütün kapalı spor salonları dolu olduğu için(!) Ankara Ticaret Odası’nın dar salonunda kurultayını topluyor. Ne var ki bu kurultay eşit ve adil koşullarda yarışılacak bir kurultay olmayacak. 2015 seçimleri yakın olup bütün güç Genel Merkez’de ve Genel Başkan’da olduğundan Muharrem İnce’nin adaylığı sadece seremoniyi tamamlayacak ve AKP kurultaylarından farklı olarak güya Kılıçdaroğlu yarışarak kazanmış ve güven tazelemiş olacak. Yapılacak tüzük değişiklikleriyle de Genel Merkez’in eli daha da güçlenecek. Efendim, Genel Başkan talimat vermiş, Muharrem İnce kendisiyle yan yana oturacakmış, kurultay salonunda ona da çalışma odası tahsis edilecekmiş, aman ne lütuflar... Bunlar ‘şark kurnazlığı’dır ve İnce’nin aleyhinedir. Çünkü bu durum, ”Genel başkanın himayesinde bir genel başkan adayı” görüntüsüne neden olacak ve parti içi muhalefeti ‘majestelerinin muhalefeti’ durumuna düşürecektir. Ayrıca ‘çarşaf liste’ yaparmış gibi görünüp, anahtar liste yoluyla ‘blok liste’ye dönüşecek bir seçim olacak. Bunun gerekçesini de ‘bütünlüklü ve uyumlu bir parti meclisi çıkması’ ve ‘Genel Başkan’ın kendi ekibiyle’ çalışması diye yutturmaya çalışıyorlar. Samimi olunsa kurultay kimi seçerse Genel Başkan’ın ekibi odur ve onunla çalışır deyip ‘anahtar liste’ çıkarmazlar.

ANAHTAR LİSTEYİ ÇİZMEK

Ancak anahtar listeyle de yetinilmeyecek, önceki kurultayda olduğu gibi büyük illerin başkanlarıyla özel toplantı yapılarak anahtar listeye destek istenecek ve anahtar listedeki isimlerin çizilmemesi özellikle talep edilecek. Disiplin tehdidi de çok yanlış ve yakışıksız. Her konuda AKP’yi eleştirir gibi yapacaksınız ama her durumda da AKP liderinin otoriter yöntemlerini taklit edeceksiniz. Onlar hiç olmazsa yakıştırıyor ve seçim başarılarıyla üstünü örtüyorlar. Sayın Kılıçdaroğlu ise başarısız olup, “Bundan sonra acımam, atarım” tehditleriyle “Adın Mülayim, sert olsan ne yazar” özdeyişinde olduğu gibi komik duruma düşüyor. Sonuç olarak ‘Nafile Kurultay’ olduğu açık. Muhalefet hazırlıksız, Muharrem İnce atak biri ancak söylemleri boş ve tutarsız. Bari kendisine sandıktan 300-400 kadar oy çıksa da mevcut yönetim için bir uyarı olsa.”


Kurultayda cuma namazı molası verilecek

Baykal’ın sürprizi

CHP Olaganüstü Kurultayı bugün genel başkanlık seçimi ile başlıyor. Kılıçdaroğlu ve İnce birer konuşma yapacak, sonra bir ilk gerçekleşecek. Cuma günü yapılması nedeniyle kurultaya ‘cuma namazı’ arası verilecek.
Kulisler dün akşam hayli hareketliydi. Ekibiyle bir araya gelen Deniz Baykal, geç saatlere kadar Muharrem İnce’nin Parti Meclisi taslak listesini bekledi. Fakat liste bu yazıyı yazdığımız sırada gelmemişti.
Bu nedenle Baykal’a yakın delegasyonun bugün genel başkanlık seçiminde göstereceği tavır önemli hale geldi.
Özellikle Baykal döneminde belediye başkanı, belediye meclis üyesi seçilen ancak son yerel seçimlerde aday gösterilmeyen eski Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal gibi kurultay delegelerinin tavrı önemli olacak.
Kurultayda esas fırtınanın 2. gün yapılacak PM seçimlerinde çıkması bekleniyor.
Seçimi kazanması halinde dahi Kılıçdaroğlu’nun dengeli bir PM listesi sunamaması halinde kartlar yeniden ‘dağıtılacak’; Kılıçdarıoğlu’nu tercih eden bazı delegeler parti içi muhaliflerin anahtar listesinden bazı isimleri tercih edebilir.
Bu da Kılıçdaroğlu’nun kurmayları arasında bulunan Erdoğan Toprak, Gürsel Tekin, Tekin Bingöl ile listede olması halinde Faik Öztrak’ın farklı nedenlerle çizik yiyebileceği savunuluyor.
Adaylık için yeterli imzayı alan İnce’nin kurmayları “Daha fazla imza alabilirdik. Fakat bunu taktiksel olarak doğru bulmadık. Esas sürprizi sandıkta yapacağız” diyorlar. İnce’nin kurultay konuşmasına güvendiklerini vurguluyorlar.


Valilik de bunu yaparsa...

RİZE kent merkezi dahil 9 ilçe ve beldesi ile 26 köyün içme suyunun sağlandığı Küçükçayır Köyü (Andon) İçme Suyu Tesisleri bünyesinde yapımı planlanan HES projesinin ‘iptal’ edildiğini biliyor musunuz?
Rize Belediyesi tarafından hiçbir izin alınmaksızın ihale edilerek; ‘Valilik protokolü’ ile yapılmaya çalışılan hidroelektrik santralı projesi, kamuoyunda ‘Yurttaş Kazım’ olarak tanınan Kazım Delal (68) ile köylülerinin başvurusu üzerine iptal edildi. Rize İdare Mahkemesi’nin verdiği iptal kararında, Rize Valiliği ile İl Özel İdaresi’nin düzenlediği protokolle, devlet kurumlarının resmen ve açıkça yasaları ve hukuku hiçe saydığı ortaya çıkarıldı.


‘Şarap’ adından korkanlar

TEKİRDAĞ Bağcılık Araştırma İstasyonu Müdürlüğü ile Tekirdağ Süleymanpaşa Belediye Başkanlığı işbirliğinde üç gün sürecek ‘Bağ Bozumu Şenliği’ bugün başlayacak. Davetiye gönderilmiş, tamam da... Biz bir şey söyleyeceğiz. Trakya bölgesinde son yıllarda modern bağlar oluşturuldu; Avrupa ile yarışan şarap üretilmeye başlandı. Ama ‘şarap’ sözcüğü tu-kaka oldu artık.
Ne yazık ki, artık hiçbir kurum tanıtımında ‘şarap’ sözcüğünü kullanamıyor; onun yerine ‘lezzet’ deniliyor. Vah vah Tekirdağ neredeyse bir asırdan beri Avrupa’ya şarap ihraç eder. Asma çubuklarının buralardan Fransa’ya, oradan da Kaliforniya’ya götürüldüğünü, bağcılık ve şarapcılığın dünyada gelişmesinin M. Ereğlisi’nden Şarköy’e kadar uzanan bölgede Marmara Denizi’ne bakan (arkadan Karadeniz rüzgârını alıyor) bölge olduğunu, Tekirdağ’dan 1950-60’larda Tekirdağ Limanı’ndan İsveç, Norveç ve Fransa’ya tankerlerle dökme şarap ihraç edildiğini kaç AKP’li bilir? Bu bakımdan ‘Bağbozumu Şenliği’ güzel de, şarapçılık sorunlarından neden söz edilmez; hep pekmez mi içecek bu millet!...


Birgül A. Gürel’in yazısı

CHP İzmir milletvekili Birgül Ayman Gürel, “Altı Oku Sosyal Demokrasiye Kırdırma Siyaseti” başlıklı yazısında, halkçılık, laiklik, oklarındaki ilkelerin, sosyal demokrasi’nin dünya pratiğinden çok daha kapsamlı ve evrensel değerler taşıdığını tarihsel örneklemeler ile anlatmış..
CHP kurultay delegeleri Birgül Ayman Gürel’e ve onunla aynı çizgide chp değerlerini öne çıkaranlara sahip çıkma sorumluluğunda değiller midir?
Mehmet SELÇUK


Örgüt Emekçileri ‘sonuç’ bildirisin ilginç öneriler yeraldı

CHP Genel Merkezi PM Toplantı salonundaki çağrımıza icabet eden ‘Örgüt Emekçileri’, yığılan sorunlarla ilgili görüşlerini, olağan üstü kurultayla ilgili somut önerilerden başlayarak, iki aşamada görüşlerini paylaştı.
1- Olağanüstü kurultayda öncelikle tüzük değişiklikleri tartışılmalı, somutlaşmalıdır. Kurultay gündemi değişmelidir. Tüzüğü öncelikle görüşülme önergemi en geniş imza ile sunacağım. CHP’de, olağanüstü kongre başta olmak üzere, açık tanıtım olanaklı ‘çarşaf liste’ modelinden geri adım atmamalıdır.
2- 18. Olağanüstü Kurultayın ertesi günü, Olağan kongre süreçleri, il, ilçe, kadın ve gençlik kongreleri de dahil olmak üzere en kısa sürede başlatılarak yıl sonuna kadar il kongreleri aşamasına kadar tamamlanacaktır.
Bu süreçte sandık üyenin önüne gelecek söz ve karar hakkı üyenin olacaktır, hiç kimse onun iradesi önüne ipotek koyamaz.
3- Emek, esnaf ve bilişim kurulları yeniden kurulacak, Gençlik ve Kadın Kollarının her kademede oy kullanan üye olacaktır.”
Bu grup öncüsü eski Gençlik Kolları Genel Başkanı Semih Eryıldız, “1980 öncesi CHP kadrolarında görev yapmış kadın ve gençlik kollarının hayatta kalan üyelerinin kurultaya suncakları manifesto budur” dedi.


Sol Kanat: CHP inandırıcılık ve güvenilirlik sorunu yaşıyor

SOL Kanat, kurultay nedeniyle yayınladığı bildiride, “CHP yeniden yapılanarak iktidar olmalıdır!” açıklaması yaptı. CHP’nin neler yapması gerektiği konusunda şu görüşlere yer verildi:
CHP ciddi bir biçimde inandırıcılık ve güvenilirlilik sorunu yaşamaktadır. CHP yeniden yapılanmadan bu temel sorun aşılamaz! İnandırıcı bir iktidar iddiasında olmak için, esas olarak örgütsel ve programatik yenilenmeyi sağlamak gerekir. Üyeleri karar süreçlerine katmadan, partiye oy veren 12 milyon seçmene kulak vermeden bu gerçekleşemez. Sosyal demokrat partiler katılımcılığı esas aldığına göre CHP’nin de buna uygun davranması gerekir. Bu bakımdan;
- CHP’de, milletvekili, belediye başkanı ve belediye meclisi adayları fırsat eşitliği içerisinde ön seçimle belirlenmelidir.
- Milletvekili seçimlerinde tüm illere dengeli dağılmış kontenjan uygulaması yüzde 5’i geçmemelidir!
- Bütün parti organlarının seçiminde temel yöntem “çarşaf liste” olmalıdır.
- MYK, PM içinde gizli oyla seçilmelidir.
- Olağan kongre süreçleri, il, ilçe, kadın ve gençlik kongreleri de dahil olmak üzere ivedilikle başlatılmalıdır.
Yolumuz açık, CHP de iktidar olsun!
Unutmayalım; “çağdaş bir türkiye’ye sol, sola da iktidar gerek!”


Şaka Gibi...

ŞAKA
gibi bir parti CHP. Şaka olunca komiklik yanında geliyor tabii. Kemal Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP bu geçen 4 sene içinde hiç ama hiçbir şeyi doğru yapamadı.
Yazının başında da söyledim şaka gibi. CHP’nin söylemlerine bakın, eylemlerine bakın hepsi şaka gibi.
1973 yılından bu yana hep CHP’ye oy kullandım. Ama bu seçimlerde bu şaka gibi partiye oy vermeyeceğim.
Örnekler vermeye utanıyor ve sıkılıyorum.
CHP yordu bizi hem de çok. Genel başkanını anlayamadık, grup başkan vekillerini anlayamadık, zırt pırt değişen parti meclisini anlayamadık. Kısacası CHP’nin hiçbir şeyini anlayamadık.
Ama CHP ile ilgili anladığım tek şey var, parti işin sonuna gelmiş. Yani kısacası veleddalin amin bölümündeyiz.
Büyük Ata sana karşı mahcubuz. İki büyük eserinizden ikincisi olan CHP’yi koruyamadık. Oturmuş demokrasilerde eğitimli halka ihtiyaç var diyen CHP’nin bizaati kendisi eğitimsiz.
Büyük Atatürk’üm iyi ki hayatta değilsin. Bu saçma sapan grup kendi çıkarları için seni bile reddeder.
Abidin AYDOĞDU

X