"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Muhalefet, terör, yargı

TÜRKİYE’de son dönemlerin en tartışmalı konusu, -yargı ve siyaset arasındaki ilişki- üzerinden şekilleniyor.

İktidar, yargının düzenleyici kurumu sayılabilecek HSYK’nın, darbeci bir planlama içinde olduğu, 15 Temmuz’da ortaya çıkan yapının işgalinde olduğunu fark ettiği andan itibaren, kendine uygun bir HSYK kompozisyonu için gerekli düzenlemeleri yaptı, yapmaya çalıştı.

 

Çürümenin ne kadarı tasfiye edildiği henüz belirsiz. Devlet kurumsal olarak, matruşka bebekleri gibi birbirinin içinden çıkan unsurlar tarafından, neredeyse istila edildiği için kurumlar arası enfeksiyon da had safhada. ‘Endazesinden’ çıkarılmış bir yapıyı, olması gereken düzene koymak zor.

 

Emniyet ve yargı -normalleşme sürecinde- en ağır sorumluluğu taşımak zorunda.

 

Dokunulmazlıkların belli süreye bağlı geçici kaldırılması ile ilgili ‘ucube’ düzenleme, yeni bir huzursuzluk kaynağı olarak gündeme girdi.

 

Terörle Mücadele Kanunu ile irtibatlandırılan ithamlar nedeniyle, HDP’li vekiller yargı önüne çıkarılıyor, davete rağmen, kendi rızaları ile gitmedikleri için mevcutlu olarak, ‘hafif tertip, yaka paça’, gece baskınları da dahil, gözaltına alınmalar uygulanıyor.

 

Bugünün muktedirlerinin ve demokratlarının çok eleştirdiği, 1990’lı yıllar, tarihin derinliklerinden hortlamış gibi... Terör örgütü de Diyarbakır’da,
bu işlemlere bombalı saldırı ile cevap verdi; şimdilik 11 can kaybı, çok sayıda yaralı var. HDP Eş Genel Başkanı, savcılık ifadesinde “Beni ancak halkım, seçmenlerim yargılayabilir” mealinde konuşmuş...

 

Göründüğü kadarı ile terör örgütü, kendi yargısına başlamış ve ortalığı kan gölüne çevirmiş. Polislerin haricinde, eş genel başkanın seçmenleri de yargıya muhatap olmuş, küçük bir bebeğin -henüz seçmen değil-, bir gözünü kaybettiği ve tedavi için Ankara’ya sevk edildiği haberi var.

 

Bir parti başkanının marjinal terör örgütü ağzıyla konuşması gerginliğin süreceğinin işareti. Vekillerin yasama dokunulmazlıklarını -keyfi süreler içinde- kaldırmanın ülkeye ne yararı var! Uzun zaman, teröristbaşı ile Kandil terör yuvası arasında mekik dokudular, üstelik bunu ‘açılım’ faaliyeti cümlesinden olarak, devletin gözetim, denetim ve desteğinde yaptılar. Habur’dan giriş yapıp, sahra mahkemelerinde ağırlanan örgüt mensupları, Kandil’de bıldırcın mı avlıyorlardı?

 

FETÖ’cü şebeke ile iltisaklı (kavuşma, birleşme) siyasetçiler nerede; onlarla ilgili hiçbir fezleke bulunmamasına civcivleri inandırabilir misiniz? Yurdum insanı, bu ‘kel’ durumun hangi perçeminden tutsa elinde kalıyor. Gözünü kaybeden masum çocuk, kimin halkına mensup, büyüyünce kimin seçmeni olacak!
Yusuf KAHRAMAN

 

GÜNÜN SÖZÜ

 

“HER şeye nazar değer, akla nazar değmezmiş. Herkes kendi aklını beğenirmiş. Şimdi sormak gerekiyor. Her sorun yaşandığında sosyal medya platformunu engellemek hangi akla hizmet? Gerçekten ortak akıl nerede diye sormak gerekiyor!” Ercan DEVA

 

‘Cumhuriyet ve vakfı nasıl kurtarılır’

ESKİ Cumhuriyet Vakfı Başkanı Alev Coşkun, şimdiki vakıf başkanı Orhan Erinç’e karşı bir açıklama yaptı. Gazete çevresinde, Cumhuriyet’teki gelişmelerin ‘sorumlusu’ olarak gösterilen Coşkun’un çağrısı şöyle:
“İhtilaf ve hukuksal tartışmanın yaşandığı, 02.04.2013 tarihinde yapılan yönetim kurulu toplantısına katılan ve yönetim kurulu üyesi olan kişileri davet ederek seçimlerin yenilenmesini sağlamalıdır. Demokratik ve tam hukuka bağlı yapılacak seçimlerle vakıf yönetiminin oluşmasına imkân tanımalıdır. Bu yapılırsa siyasal iktidar kayyum atayamaz, atama yapmaya kalkarsa, hukuka aykırı bir iş yapmış olur. Bu seçenek ile Cumhuriyet Vakfı ve Cumhuriyet gazetesi kurtarılır.”

 

İktidara çağrı

 

ÇAĞDAŞ Yaşamı Destekleme Derneği’nin bir açıklama yaparak “Ülkemiz Anayasa’ya aykırı olarak ‘kuvvetler birliği’ ile yönetiliyor. Siyasal iktidar, ülkeyi TBMM yerine Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) yönetmekten vazgeçmelidir. Siyasal iktidar, acil önlem almalıdır!” görüşünü dile getirdiğini...

TMMOB Şehir Plancıları Odası’nın 8 Kasım Dünya Şehircilik Günü etkinlikleri kapsamında her 5 yılda bir düzenlenen ve bugün ODTÜ’de başlayacak 8. Türkiye Şehircilik Kongresi nedeniyle yayınladığı bildiride, “Ülkemizin, kentlerimizin ve yaşam alanlarımızın içinde bulunduğu bu endişe verici ortamda, planlama, meslek alanını savunma ve koruma görevini yılmadan sürdürmeye kararlıyız” denildiğini...

PROF. Dr. Bilsay Kuruç’un önderliğinde, Ankara Üniversitesi çatısı altında, 2011 Mayıs ayından başlayarak “21. Yüzyıl İçin Planlama” kurultayları ve (2015 Nisan’ından itibaren) seminerleri ile geliştirilen arşiv de dahil bir çalışma düzeni kurulduğunu, konu, alan ve çalışma düzenleri hakkında katkı sağlanabileceğinin açıklandığını (21inciyuzyilicinplanlama.org)...

CHP Genel Başkan Yardımcısı Çetin Osman Budak’ın Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli’ye, kayyum ödemelerini TBMM’ye taşırken “TMSF Başkan ve üyeleri, görevlendirdikleri her şirket için ayrı ayrı ücret alacak mı? TMSF’nin şirketlere atadığı yöneticilere ne kadar ödeme yapıyor?” diye sorduğunu...

ANTALYA Sanayi ve İşadamları Derneği’nin ‘Küreselleşme ve Demokrasi Tartışmaları’nda İslam ve Türkiye’nin dünü, bugünü, yarını’ panelinde Serdar Taşçı’nın konuşacağını..

 

Ayvalık Zeytin Hasadı etkinliğinde Prof. Dr. Canan Karatay “Zeytin Suyu, Altın Suyudur” dedi.


AYVALIK Ticaret Odası öncülüğünde Ayvalık Belediyesi’nin ortakalaşa düzenlediği 12. Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasat Günleri de tüm yoğunluyla gerçekleşti. Hasat Şenliği kapsamında zeytin ve zeytinyağı üreticilerin sorunları tartışıldı. Son yıllarda, şenliğe uluslararası konuşmacılar da davet edilmesi dikkat çekti. Bunlardan biri de zeytinyağı danışmanı, İtalyan Antonio G. Lauro ve diğeri de Filistin’li çocuklarla zeytin fidanı ekim projebihi gerçekleştiren gerçekleştiren Oded Salmon’dı... Hasat töreninin yapıldığı panelleri Güngör Uras ile Suzan Kantarcı Savaş yönettiler.


Edremit Zeytin Araştırma istasyonu Müdürü Murat Küçükçakır ile Prof. Dr. Canan Karatay’dı.


Prof. Dr. Canan Karatay “Zeytin Suyu, Altın Suyudur” bunun altından da değerlidir vurgusu yaptı.


Ve şöyle devam etti:


“Hergün en az bir kahve fincanı zeytin yağı tüketin.”


Ayvalık’ta yaklaşık 2 milyon zeytin ağacı bulunuyor. 2006 yılında Ayvalık Ticaret Odası Ayvalık Zeytinyağı’nı, tüketiciyi ve üreticiyi korumak için Ayvalık Zeytinyağı Menşe İşareti’nin tescilini aldı. Bununla ilgili olarak Ayvalık Ticaret Odası, duyusal analiz çalışmalarını arttırmaya başladı.


Bir Zeytinyağı Analiz Laboratuvarı kurdu. Bu laboratuvarda Uluslararası Zeytin Konseyi tarafından üç yıldır yeterlilik testlerine girerek uluslararası Zeytin Konseyi’nin tanımış olduğu laboratuvarlar listesinde yer aldı sonuçta.


Laboratuvar çalışmasının mutfağında Ayvalık’lı bir ailenin kızı olan Ayvalık Ticaret Odası Zeytinyağı Analiz Laboratuvarı panel lideri Suzan Kantarcı Savaş bulunuyor. Genç kadın, geçen hafta internet üzerinden yayınlanan Olive Oil Times dergisinde kendisiyle ilgili paylaşılan haberde ‘Ayvalık’ın gururu’ olarak lanse edilen Savaş, son iki yıldır New York Uluslararası Zeytinyağı Yarışması’nda ülkemizi en genç jüri üyesi olarak temsil ediyor. Kendisi, Ege Üniversitesi İstatistik Bölümü mezunu olup Yüksek lisansını Dokuz Eylül Üniversitesi İstatistik Bölümü’nde tamamladı. Doktorasını sürdüren Savaş, aynı zamanda gönüllükle Ayvalık Ticaret Odası Zeytinyağı Analiz Laboratuvarı panel liderliği görevini yürütüyor.


Ayvalık Ticaret Odası’nın Ayvalık Zeytinyağı Menşe İşareti, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından pilot uygulama olarak seçildi. Ticaret Odası’nın hedefi, bu coğrafi işaretin tanınırlığını arttırarak ‘Ayvalık Zeytinyağı’ markasını uluslararası alanda bilinir hale getirmek.

 

Kitaplar

Ahmet Akgül ‘15 Temmuz Hıyanetinin gizemi/bir darbe analizi ve sistem krizi’ (Sone Yayınları)
Şerafettin Turan ‘Anılarla Türkiye Gerçeği’ (Bilgi Yayınevi)
Engin Alan ‘Terör, PKK, 40 Yıllık İhanet’ (Bilgi Yayınevi)
Cahit Kayra ‘Sevr Dosyası’ (Tarihçi Kitabevi)
Doç. Dr. Hüner Tuncer ‘Birinci Dünya Savaşı-Osmanlı Devletinin Sonu’ (Tarihçi Kitabevi)
Emre Kongar ‘Yazarlar Eleştiriler Anılar’ (Remzi Kitapevi)
İsmail Saymaz ‘Fıtrat: İş Kazası değil, cinayet’ (İletişim)

X