"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

KANUNİ’nin hoşgörü örneği

TÜRKİYE gündeminde iki olay var; biri Sultanahmet’teki canlı bombalı terör, diğeri Güneydoğu’da şiddet olaylarının son bulmasını isteyen akademisyenlerin yayınladıkları bildiri.

Bildiri, iktidar karşıtları tarafından hemen sahiplenilirken, iktidar yanlıları tarafından derhal reddedildi.

 

Böylece toplumsal sorunları çözmek için önce ‘anlama’ ortamını sağlayacak önkoşul hemen ortadan kaldırılmış oldu.

 

Silah endüstrisi ve yabancı istihbarat örgütleri dışında hepimiz ülkemizde barışı ve huzuru istiyoruz.

 

Bunun için iktidardan muhalefete hepimize sorumluluklar düşüyor.

 

Türkiye’de Kürt sorunu olduğu, insanların acılar çektiği, bu sorunun nedenlerinden birinin devletin izlediği yanlış politikalar olduğu doğrudur ama bu sorunun AKP döneminde başlamadığı, AKP’nin bu sorunu kucağında bulduğu da doğrudur.

 

Sorunun çözümüne odaklanmak ve doğudaki insanlarımızın acılarını yok etmek yerine, çözümsüzlüğü körükleyecek biçimde sert kutuplaşmanın yaratılması hoş olmamıştır.

 

Şiddetin yok olması, devleti veya iktidarı suçlayarak çözülemez.

 

Çünkü iktidar sadece meşru şiddet tekeli olan devlet aygıtını yönetmiyor, aynı zamanda % 50’ye varan toplumsal desteği nedeniyle kitlesel bir etkiye sahip.

 

O kitleyi dışlayarak bir sorunun halli olası değil. Bu bildirinin belki en zayıf noktası bu...

 

OSMANLI’DAN BİR ÖRNEK

 

İktidarın kendisine yönelen eleştiriyi eleştirme hakkı tabii ki var.

 

Bunu daha sert önlemlere varacak boyuta taşıdığında mesele daha zor hale bürünebilir.

 

Eleştirileri haksız bulsa da daha hoşgörülü olması gerekir.

 

En sert ve dışlayıcı tartışmaların hatta idamların olduğu 17. yüzyıl kaos ortamında, Kâtip Çelebi, Mizanul Hakk fi İhtiyaril E-Hakk’ta, insanların en uç fikirleri bile serbestçe ifade edebilmeleri gerektiğini, sosyolojik ve dini gerekçelerle belirler.

 

İnsanların, tarihte en ağır baskılar sonucunda bile söyleyeceklerinden ve inançlarından vazgeçirilemediğini, çatışma ve çoğulluğun Allah’ın iradesi olduğunu da ekler.

 

“Toplum zaten böyle toplum olabilir” der.

 

O dönemde Osmanlı ekonomik kriz içindeydi.

 

Tasavvuf ehli, İbn Teymiyye hayranı Birgivi ve Kadızadeliler tarafından ‘kâfir’ ilan ediliyor, Ebussuud’un katı Sunni-Eşari fetvaları bile yetersiz kabul ediliyordu.

 

Ebussuud, şeyhülislam olmadan, yani 1545 öncesi, Kanuni’nin etrafı ekonomik bir çöküşü dini çöküş olarak yorumlayan din adamları tarafından çevrilmiş, Ebussuud’un şeyhülislamlığı ile mesele tamamen dini alandaki önlem, yasak ve düzenlemeye terk edilmişti.

 

Bu arada Kanuni, Hammer’den öğreniyoruz ki, 1537’de bir ferman ile daha önce ‘İsa’nın Muhammed peygamberden üstün olduğunu’ söyleyen Molla Kaabız ve ‘günah-sevap diye bir şeyin olmadığını’ söyleyen Şeyh İsmail gibi şahısların bundan böyle idam edilmeyip düşüncelerinin yanlış olduğunun medreseler yoluyla öğretilmesi gerektiği ülkeye ilan olunur.

 

Ülkemizde şu an sorunlar var. Meşru iktidar ve meşru muhalefet var.

 

Sorunları adli vaka haline getirip derinleştirmek yerine demokratik bir toplumda nasıl çözülmesi gerekiyorsa o yolu beraber bulmamız gerekiyor.

 

Tabii eğer samimiysek...

 

Serdar TAŞÇI - Siyaset Sosyoloğu / Öğretim Üyesi

 

KİŞİSEL VERİ YASASI ÇIKARILMALI

DEVLET hastaneleri, özel hastaneler, aile sağlık merkezleri muayene olanların verilerini SGK ve Sağlık Bakanlığı’nın veri tabanında topluyor.

 

Bu, verilerin güvenliği ile ilgili ciddi sorun.

 

Bu verilerin ticari amaçla satıldığını biliyoruz.

 

Hastalardan onay alınmadan yapılıyor.

 

Hastalar normal prosedür diye kişisel verilerini bilmeden paylaşıyorlar.

 

Halbuki kişisel verilerin korunması temel hak ve özgürlüklerle ilişkilidir.

 

Avrupa Birliği 2015 ilerleme raporu da kişisel verilerin bir kanunla korunmasını söyler.

 

Cem Haydar BEKTAŞ

 

Mesaj Panosu

 

-ŞİŞLİ Belediyesi’nce Halide Edip Adıvar Mahallesi’nde yaptırılan Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Evi bugün 18.00’de törenle açılacak. Timur Selçuk mini bir konser verecek. Açılışa Nâzım Hikmet’in büyük aşkı Vera Tulyakova’nın kızı Anna Stepanova ve ailesi de katılacak.

- ADD Kağıthane Şubesi’nin ‘Teröre ve Savaşa Karşı Birliğe Davet Söyleşisi’nin konukları, emekli büyükelçi Onur Öymen ve emekli amiral Soner Polat. Kağıthane Nikâh Salonu’nda bugün 19.00’da.

 

KILIÇDAROĞLU VE TÜZÜK İHLALİ: CHP ANAYASA KOMİSYONU’NA KATILMASIN

 

ESKİ CHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hurşit Güneş, Kılıçdaroğlu’na bir mektup göndererek şu uyarıda bulundu: “Türkiye’nin içinde bulunduğu sıkıntılı durumun kaynağında artık mevcut Anayasa değil Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Yasası vardır. AKP tek bir amaçla, başkanlık sistemini hatta daha otokratik bir rejimi kurmak için anayasa değişikliği istemektedir.CHP bunu istemediğine göre o komisyona da katılmaması gerekir. Ne zamanki AKP bu kez hedefinden vazgeçer, CHP’nin de o masaya oturmasında bir sakınca kalmaz. Eğer o masaya oturursanız Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra bir başka büyük hatayı daha yapmış olursunuz. Bunun önüne geçme görevi ve sorumluluğu, sadece ve yalnızca sizin ve CHP’nin omuzlarındadır. Gereğini yapacağınız inancıyla, saygılar sunarım.”

 

-ESKİ DİSK Başkanı ve Milletvekili Rıdvan Budak, Kılıçdaroğlu’na seslenerek “Samimi önerim; bu kurultayda yakın çalışma kadronuzu değiştirmenizdir. Etnik köken veya inanca hakaret etmeyen, sosyal demokrasiye ve ilkelerine gönülden bağlı bir kadro oluşturunuz. Partide değil, ülkede iktidarı hedefleyen; hırsını partiyi büyütme azmine dönüştüren; ortak aklı kullanmaya yatkın insanları partinin yönetimine taşıyınız. ‘Böyle gelmiş, böyle gider anlayışı’ ile bir yere varamayız. Türkiye çok değişti; şimdi ülke bu iktidarın elinde bir felakete doğru gidiyor.”

 

-CHP üyesi Ömer F. Eminağaoğlu, partideki bir ‘hukuksuzluğu’ daha iletti: CHP’de 1 Kasım seçimleri için önseçimi kaldıran yönetmeliğin yasa ve tüzüğe aykırı olduğunu Yargıtay Başsavcılığı 29.9.2015 tarihinde CHP’ye bildirerek yönetmeliğin yasa ve tüzüğe uygun hale getirilmesini istedi. Durumun, PM’den saklanması nedeniyle CHP hukuka aykırı bir liste ile parti anayasası olan tüzüğüne de aykırı biçimdeki liste ile 1 Kasım seçimine sokuldu. Yargıtay Başsavcılığı’na başvurum nedeniyle ortaya çıkan bu durum sonucunda, Kılıçdaroğlu ve Bülent Tezcan’ın istifaları gerekmez mi?

 

PM ADAYLARI

 

CHP İstanbul il kurultay delegesi, Türkiye Sakatlar Derneği Genel Başkan Yardımcısı, Ortopedik Engelliler Federasyonu Başkan Yardımcısı, Anayasa Denge Denetleme Ağı Sözcüsü Turan Hançerli, Bakırköy’den işkadını Esra Tekkaya, Beşiktaş’tan Dr. Elif Uluğ, Şişli’den Kenan Malkoç, Karşıyaka’dan Av. Günsen Sağlam, Rize’den çevreci ve gazeteci Ömer Şan, Tekirdağ’dan Koç Üniversitesi mezunu Özgen Erkiş de ‘Hayatla Seviş’ sloganı ile CHP PM’ye aday olacaklarını duyurdular.

 

 

 

 

 

 

X