"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Kadir Topbaş’ın bilançosu

KADİR Topbaş’ın ‘istifası’ndan bir mağduriyet yaratmak doğru mudur? Değildir. Nedeni de şudur:

Bu konuda kitap yazmak lazımdır. Ama önce şunu hatırlatalım: 5216 ve 5393 sayılı kanunlar ile büyükşehir belediyelerine ‘plan yapma yetkisi’ verildi. Kadir Topbaş bu yetkiyi yeşil alanları çoğaltmaya, bölge planları yapmaya, altyapıyı iyileştirmeye, trafiği çözme yönünde kullansaydı bugün İstanbul bu halde olmazdı.

CHP İBB/Kadıköy meclisinde, Hüseyin Sağ’ın en çok sorguladığı ve önerge verdiği kişi; Kadir Topbaş... Aslında bu bir rekor. (Ankara’da Melih Gökçek ise böyle sorgulamadan geçmiyor nedense...)

Sağ’dan, Topbaş’la ilgili bir bilanço istedik; dedi ki:

“Topbaş, 14 yılda imar ve bayındırlık komisyonuna yaklaşık 20 bine yakın dosya havale etti. Sonuç; İstanbul’da beton yığını siluet ortaya çıktı!

Tanık istenirse; vinçleri, taşan dereleri, kaldırımları, doldurulan sahilleri göstermek gerekiyor. Topbaş ortaya çıkan ‘davalara’ ve yağmalara karşı imar dosyalarından haberim yoktu diyemez. Belediye Yasası’na göre başkanın havale etmediği hiçbir konu belediye meclisinde görüşülemez. 20 bin dosyadan 7’sini veto etmiş kendisi. Bununla alkışı hak ediyor!...

- 2014-2017 yılları arasında verdiğim önerge sayısı 153 adet; cevabı verilen sayı 35... Dönem bitiyor hâlâ cevap yok. 2004-2017 arasında 41 suç duyurusu yaptım, 29 dava açtım; bunlardan bir kısmını diğer üye arkadaşımla yaptım. Kaybettiğim dava sayısı kazandıklarımdan daha çok; hâlâ süren davalarım var. Yaklaşık ulusal basında çoğu imar rantı ve bunlara bağlı suç duyuruları ve röportajlarımı içeren 800 yakın haberim yer buldu.”

- Kadir Topbaş, AKP’lilerin çok sevdiği sözcükle ‘kadim şehir’ İstanbul’a hesap vermek zorundadır. Vermesi de gerekiyor zaten. Her ne kadar Cumhurbaşkanı kendisini ‘gölgeliyor’ diye düşünse de hesabını bir gün mutlaka verecek. ‘İmar rantı’ diye bir şey varsa; bunun baş sorumlusunun kendisi olduğunu biliyor Topbaş...

- Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki göreve geldiğinde, Kadir Topbaş’a isim vermeden bindirdi. “En büyük hırsızlıklar imardan geliyor” dedi. Ne yazık ki, bu söze tepki koyan hiçbir belediye başkanı ortaya çıkmadı.

Kadir Topbaş İstanbul’a abilik değil ‘üvey kardeş’ muamelesi yaptı.

Bir soru: Örneğin Paris Belediye Başkanı işadamları tarafından Kadir Topbaş’ın önemsendiği kadar dikkate alınır mı?

CHP, AKP’LİLERDEN OY BEKLİYOR

ANAP KÖKENLİ İMAMOĞLU

CHP Büyükşehir Belediye Başkanlığı için grup olarak aday çıkarıyor.

Ataşehir Sheraton Otel’de dün yapılan ve Kılıçdaroğlu’nun da bulunduğu toplantıda; toplam 127 İBB üyesi oy kullandı. Her üye, AKP’de olduğu gibi pusulaya üç aday ismi yazdı. Ancak oyların sayımı yapılmadı; örgütten sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun zarfları poşete koyup götürdü. Sonuçta kimlerin isimlerinin öne çıktığı akşama kadar açıklanmadı. Ancak kulislerde Hasan Akgün (Büyükçekmece), Ekrem İmamoğlu (Beylikdüzü), Akyurt Nuhoğlu (Kadıköy), Handan Toprak Denli’in (Avcılar) isimleri ortaya atıldı. Akgün ve İmamoğlu, ANAP kökenli siyasetçiler.

Bu arada CHP Grup Başkan Vekili Engin Altay’ın önceki gün Kadir Topbaş’la ilgili değerlendirme yaparken “Kadir Topbaş, bugüne kadar yaptığı hizmetleri ile hayırla anılacaktır. Eksik olmasın, bugüne kadar İstanbul’a yaptığı hizmetlerden dolayı huzurunuzda ona teşekkür etmeyi İstanbul milletvekili olarak bir borç biliyorum. Sayın Kadir Topbaş’ın İstanbul’a kayda değer hizmetleri olmuştur. Bu sebeple kendisine İstanbul halkı adına teşekkürü bir borç biliyorum” demesi tartışma yaptı. Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun daha önce Kadir Topbaş’la ilgili bu biçimde bir övgüsü hiç olmadı.

Aksine zaman zaman Topbaş için ağır eleştiriler yöneltti ve “İstanbul’u mahveden adam... İmar rantının sorumlusu...” diye sözcükler kullandı.

BİLİYOR MUSUNUZ

‘SİZ UYURKEN, BEN YATARKEN’

CHP’li Barış Yarkadaş’ın, ‘Berberoğlu Davası’nı İzleme Komisyonu’nun (BEDİK) İstanbul’da toplanarak hukuki süreci değerlendirdiğini açıklarken “Anayasa Mahkemesi, milletvekillerinin tutuklu yargılanamayacağına ilişkin kararının arkasında dursun” çağrısını yaptığını açıkladığı (Berberoğlu’nun yazmakta olduğu ‘Siz Yürürken, Ben Yatarken’ kitabı yakında çıkacak)...

CHP Antalya Milletvekili ve eski Antalya Oda Başkanı Çetin Osman Budak’ın Başbakan’a “TOBB’a bağlı oda ve borsaların seçimleri, hükümete yakın adayların kazanamama ihtimali üzerine mi ertelendi?” diye sorduğunu... MERSİN Ticaret ve Sanayi Odası’nın TOBB ve bakanlık nezdinde girişimde bulunarak oda ve borsa seçimlerini ertelettiğine yönelik iddialarını MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut’un sert bir dille kınadığını... CHP’nin yarın Manisa/Alaşehir’de Kılıçdaroğlu’nun katılacağı ‘Üzüm Çalıştayı’ düzenleyeceğini ve büyük bir miting yapacağını... KADIKÖY Belediyesi’nin; serbest çalışan veya ofisi olmayanların ve öğrencilerin mekân arayışına çözüm için yaptırdığı ortak çalışma alanı Kadıköy İdea’nın bugün 19.00’da Moda’da açılacağını; çocuk oyun evinin de bulunduğu İdea’dan her gün 9.00-23.00 saatleri arasında faydalanılabileceğini.... SOSYAL Demokrat Belediyeler Derneği’nin (SODEM) Başkanlığı’na Tunç Soyer (Seferhisar) yeniden seçilirken, yönetim kurulunda da Şükrü Genç (Sarıyer), Özcan Işıklar (Silivri), Alper Taşdelen (Çankaya), Mustafa Bozbey (Nilüfer), Recep Gürkan (Edirne), Zeydan Karalar (Seyhan), Kerim Aksu (Giresun) ve Ümit Uysal’ın (Muratpaşa) yer aldıklarını...

KÜRTLER,BİN YILLIK AHTI BOZAMAZ

2. Haliç Konferansı’nda neler konuşuldu.

HALİÇ Kongre Merkezinde 23 Eylül’de düzenlenen 2. Haliç Konferansı, ilkinden 93 yıl sonra, Haliç Kongre Merkezi’nde yapıldı.

Kuzey Irak’ta  yapılacak sözde bağımsızlık referandumu öncesi, “1924-2017 Musul Meselesi” başlıklı 2. Haliç Konferansı’nda konunun uzmanları biraraya geldi.

Organizasyonunu Garbiyat Enstitüsü Kurucu Başkanı Dr. Yalçın Koçak’ın, Garbiyat Enstitüsü Başkan Yardımcısı Ertan Özyiğit’in, moderatörlüğünü ise eski bakanlarımızdan Doç. Dr. Yüksel Yalova’nın yaptığı konferans ‘milli hafızamızı” tazeledi.

Toplantı öncesi eski Milletvekili Dr. Yalçın Koçak, “Bu çoğrafya Misak-i Millidir. Musul vilayeti kurulan Irak Krallığına şartlı bağlanmıştır. Bölgenin toprak sahiplerinin; İnsani, İçtimai, Mülkiyet, Hürriyet ve İdari özerklik hakları gasp edilmiştir. İnsanlarımızın Kayıp hakları hukukunun takipçisi olmak gibi bir sorumluluğumuz ve garantörlük hakkımız vardır” dedi.

EY KÜRTLER UNUTMA!..

Konuşmacılardan Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Zekeriya Kurşun “Ey Kürtler, bugün sözde 100 yıllık bir halüsinasyon adına, bin yıllık misakı, bin yıllık anlaşmayı, bin yıllık ahtı bozmak üzeresiniz. Beraber yaşadığınız Türkler, Türkmenler, Araplar, Ezidilerden, bir maceraperestin siyasi ihtirasları uğruna ayrılmaktasınız. Onlara sırtınızı dönmektesiniz. Bu dönüş sadece ve sadece küçük bir aile kavgası olmayacak. Maalesef Kürtleri ateşe sürükleyecektir. Ey Kürtler, bu maceranın peşinden giderseniz, dünyada cehenneminizi yaratmaktasınız. Biz bunu istemiyoruz. Biz burada Haliç Konferansı’ndan şu mesajı vermek istiyoruz: Kürtler barış ve güven içerisinde hak ettikleri şekilde yaşamaya devam etmeliler. Onları o tehlikeye, ateşe atan zihniyetin karşısında durmak gerekir ki kendileri bu cehennemden kurtulsunlar. Bu bir tehdit değildir. Bu bir milliyetçi refleks de değildir. Bu, doğrudan doğruya bin yıllık genetik kültürümüzün talebidir, arzusudur ve onları uyarmak, bizim kardeşlik borcumuzdur. Vicdani borcumuzdur.” sözleriyle Musul Meselesinde bugün gelinen noktanın hassasiyetine dikkat çekti.

KARAR ACELE ALINDI

Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) Danışmanı Habib Hürmüzlü, referandum kararının Kürt parlamentosunda alelacele alındığını, hatta karar alınırken meclis üyelerinin neredeyse yarısının salonda bulunmadığını anlattı.

Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) Başkan Danışmanı Murat Güztoklusu, bölgede Türkiye’nin onaylamadığı hiçbir kararın gerçeklik kazanmayacağını vurguladı. Güztoklusu, 1922 yılında Süleymaniye’de Türkiye’ye bağlı bölgesel yönetim kurulmasının önünü açan “Süleymaniye Kongresi” toplandığından bahsederek, “Türkiye’nin yapması gereken, Süleymaniye Kongresi kararlarının bırakıldığı yerden devam ettirilmesidir. Bu, hem bölge Kürtleri için hem bölgedeki Türkmenler için, hem de Türkiye’nin tamamı için en hayırlı gelişmedir.” diye konuştu.

Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Akif Okur, referandumun, fiili bağımsızlık denemesi hüsrana uğrayan Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi’nin, bunun siyasi sonuçlarını bağımsızlık iddiasıyla örtme gayreti olduğunu savundu.

LAHEY’E GÖRE TÜRKİYE’YE VERİLMELİ

Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu, hem Ankara Anlaşması hem de Lahey Adalet Divanı kararlarına göre Musul’un Türkiye’ye verilmesi gerektiğini söyledi. Kuzey Irak’taki referandum konusunda da hala geri adım atılma ihtimali olduğunu değerlendiren Sofuoğlu, “Geri adım atılmazsa bölgeyi kan bürüyecek. Türklerin, Kürtlerin, Arapların savaştığı, Batılıların seyrettiği bir ortamla karşı karşıya geleceğiz. Ama asla ve asla burada bağımsız bir devlet olamayacak.” dedi. Sofuoğlu, ABD ve İngiltere’nin referandum konusunda Türkiye, Rusya ve İran’ın kesin tavrının ardından geri adım attığını, Türkiye’nin bölgedeki bu kararlı tutumunu sürdürmesi gerektiğini kaydetti.

Gazi Mustafa Kemal’in “Allah nasip eder, ömrüm vefa ederse Musul, Kerkük ve Adaları geri alacağım. Selanik de dahil Batı Trakya’yı, Türkiye hudutları içine katacağım” sözlerini nakleden Garbiyat Enstitüsü Başkan Yardımcısı Ertan Özyiğit, Irak’ın toprak bütünlüğünün yapılacak referandumla bozulması takdirinde, Misak-ı Milli sınırları içinde bulunan Musul vilayetinin (Musul, Kerkük, Erbil, Süleymaniye) Ankara Antlaşmasına göre Türkiye’ye bağlanması hakkımızın saklı olduğunu, Mustafa Kemal’in öngörüsündeki gibi, bölgedeki huzurun ve dengenin Türkiye’nin liderliği ile sağlanacağını ifade etti.

 

 

X