"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

İçki bonzai değil ki... Niye adil değilsiniz

SERDAR Balkan, bir grup işadamı adına yazdığını söylüyor:

“Ben 1990’dan beri İTO’ya aidat ödemekteyim. Cemile Sultan Korusu bizlerin parası ile inşa edildi, müteahhit ve inşaat mühendisi olmama rağmen ben buna karşı idim: Zira idem gereği kurumlar sadece görevlerini yapmalılar; bu sebepler ile alınan aidatların artırılması gereksizdi, bunu savundum.
TOBB’da biriken milyarlara da karşıyım, hep muhalefet ettim.
Cemile Sultan Korusu, arada restoranına, havuzuna gittiğimiz ve yemeğe misafir götürdüğümüz nadide manzaralı bir mekân. Restorandan arkadaşların ilettiği kadarı ile tesislerden alkolün kaldırılması fevkalade yanlış bir karardır. Alkol kanunlarla yasaklanmış bir madde değil, yasak olmayan her ürün sunulur, buna alkol de dahil; isteyen alır isteyen almaz. Kimsenin de ağzına dökülmesi değil, olması gereken... Bir yabancı misafir götürmüşsün, arkadaş içme, olmaz! Madem yapımına katkıda bulunduk, kullanmak bugüne kadar olduğu gibi hepimizin hakkıdır, kimse kimseden gocunmamalı, kimse de kanunsuz işlem ve engelleme yapmamalı. Konu kanunen yasak olan bonzai değil, kanunen serbest olan yemek yanında aperatif alımıdır. Bu yazım, İTO Yönetim Kurulu Başkanı Sayın İbrahim Çağlar’adır.
Böyle fevkalade yanlış ve adil olmayan, hak olmayan bir karar var ise tekrar gözden geçirilmesini rica ediyoruz. Bazı kurullar böyle karar almış olsa da sizler hepimizi temsil etmektesiniz, bu tip yanlış karar ve tutumlara mani olmak da ‘Başkan’a düşen görevlerdendir.
Lütfen konu hakkında bizzat cevabınızı rica ediyoruz.
Serdar BALKAN
Bir grup işadamı adına

GÜNÜN SÖZÜ


-“(TBMM Soruşturma Komisyonu’nun, dört eski bakanın çalışmalarına yayın yasağı getirilmesi üzerine) Kamuoyunu ilgilendiren bir mesele, yolsuzluk, rüşvet meselesi; siyasi iktidara mensup kişiler bunun içinde var. Önemli olan basın özgürlüğüdür. Bunda yayın yasağı olamaz. Toplumun bilgi alma hakkı her şeyin üzerindedir. Basın da bu görevi yerine getiriyor. (...) Yargı kararını uygulamayan bir devlet hukuk devleti değildir. (Erdoğan’ın kadın-erkek eşit değildir sözü üzerine) Bilmiyorum bu hangi yüzyılın sözüdür.”
(AİHM Yargıcı Işıl KARAKAŞ)


Cehalete artık ‘Dur’ diyecek merci kalmadı mı?

Bakan Işık, Aristo’yu bilmez mi


-BİLİM, Teknoloji ve Sanayi Bakanı Sayın Fikri Işık Bey, dünyanın küre olduğunu Müslümanlar buldu buyurmuşlar! Artık bu bilgisiz beyanlara yeter demek zamanı gelmedi mi? Kendisi Pitagorcuların MÖ 5. yy’ın 2. yarısında dünyanın küre olduğunu iddia ettiklerini, bunlardan Filolaus’un “Küre şeklindeki kütleler beş tanedir: Bunlar kürenin içinde ateş, su, yer, hava ve beşinci de kürenin zarfıdır” diye yazdığını hiç mi duymamıştır? Aristo, MÖ. 4. yy’da tutulmalar esnasında Dünya’nın Güneş üzerine düşen gölgesini kullanarak dünyanın küre olduğunu ispat etmemiş midir? (Gökler Üzerine, 297b25)
Ayrıca aynı eserde Aristo, dünyanın merkezi halinin küre olmasını gerektirdiğini söylememiş midir? (Gökler Üzerine 297a10)
Fiteas, gene 4. yy’da yazın kuzeye gittikçe günün uzadığını görerek dünyanın küre olması gerektiğini söylememiş midir. 3. yy’da Eratosten dünyanın çevresini küre olduğunu düşünerek şaşırtıcı bir doğrulukla hesap etmemiş midir.
Sayın Bakan, liseye gitmemiş midir? Bilim Bakanlığı kimlerin eline kalmıştır? Artık yeter yurttaşlarım... Bir ülkeyi bu kadar bilgisizlik yönetemez. Bu kadar bilgisizlik bir ilkokulu bile yönetemez. Yeter artık, yeter!... Dünyaya rezil oluyoruz.
Celal ŞENGÖR

DP’den Çiller açıklaması

‘O bayrak inecek, o asker gidecek’ diyen kaldı mı


-DP
Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat İşleri Başkanı, 19, 20 ve 21. dönem DYP Milletvekili Mehmet Ali Yavuz, Çiller’le ilgili bir açıklama gönderdi. Diyor ki:
“30.12.2014 tarihli yazınızın altında yer alan Mehmet Log imzalı yazıda ‘Tansu Çiller toplumun hafızasında iyi iz bırakmamış bir siyasetçi’ söylemi Sayın Tansu Çiller’le örtüşmemektedir. Cumhuriyet tarihinin ilk kadın başbakanı olarak, tüm şer odakları ve menfaat gruplarının karşısında ülke menfaatleri adına her zaman cesurca ve kararlılıkla adım atmıştır. Ülkemizin Güneydoğu’sunun bugün içinde bulunduğu durumu gayet iyi irdeleyebilen bir gazeteci olarak, bölücübaşı Apo’nun ‘1993’te belimizi kırdınız’ sözünün ne anlama geldiğini gayet iyi anlarsınız. Yine cesaretle ve kararlılıkla terörün üzerine giderek Apo’ya bu sözü söyleten Sayın Tansu Çiller’dir. Kardak kayalıklarında ”O bayrak inecek o asker gidecek” diyerek cesaret ve kararlılıkla adım atan ve sonuç alan da Sayın Çiller idi.
Başbakanlığı boyunca kasıtlı olarak görmezlikten gelinen hizmetlerini bir yana bıraksak da ‘cesareti’ ve ‘kararlılığı’ çok iyi bir iz bırakmıştır görüşündeyiz.”

İşçilerimiz çıkarılıp Suriyeliler alınıyor


-HİKÂYE şöyle başladı: Karaköy’de tanıdığım bir restoranda yemek yerken garsonlardan biri yanıma geldi ve “Hocam buraya malzeme getiren Kubilay yanında çalışanları işten çıkarmış ve Suriyelileri almış, olur mu böyle bir şey” dedi... “Olmaz öyle şey Yaşar!” dedim... Tesadüf o ki Kubilay geldi; sordum, evet doğru hocam dedi ve izah etti:
“Hocam adamlara 800 TL ödüyorum, sosyal güvenlik vs. devlet ödüyor, piyasanın durumunu biliyorsun, ne yapsaydım” dedi... Ben de ‘şapka’ diyebildim!
İşsizliğin diz boyu olduğu Türkiye’de sadece benim birebir şahit olduğum bu örnek olayı özellikle müteahhit cambazlarına da bulaştırırsak ortaya çok önemli bir tablo çıkıyor... Ve özellikle Suriyelilerin sosyal güvenlik vs paraları da bizim vergilerle ödeniyor. Ekonomi yazarları lütfen irdelesin ve Türkiye bütçesine katkısını hesaplasın.
Sn. Kılıçdaroğlu’ndan ise kendi ihtisas konusunda tık yok!
Dr. Mete TANRIKUT-Eski ODTÜ Rektör Yardımcısı

Davutoğlu sessiz kalmamalı

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Başbakan Davutoğlu’na soruyor: “30 Mart Yerel Seçimlerinde Kâğıthane’deki CHP ve MHP’ye ait binlerce oyun AKP lehine değiştirilmesiyle ilgili skandallara bir yenisi daha eklendi. İstanbul Adliyesi’nde oy hırsızlığı iddialarını belgeleyecek 7 dava daha açıldığı iddia edildi... Ben de diyorum ki; oyları sıfırlamaya çalışanlardan kaçı AKP üyesidir; bunların kaçı örgüt yöneticisidir. Bu davaların kaçı CHP ve diğer muhalefet partilerinin aleyhinde oy hırsızlığı yapıldığı gerekçesiyle mi açılmıştır? Verilen sanık ifadelerine göre tahrifatın seçim kurulu üyelerince yapıldığı iddiası doğru mudur? Bunlar hakkında yasal bir işlem başlatılmış mıdır? Başlatılmışsa, soruşturmanın akıbeti nedir? Soruşturma sonucunda ilgili kişiler suçlu bulunduğunda sizin tavrınız ne olacaktır?”

X