"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Hürkuş’u Kore uçağına yedirenler kimler?

HAVA Kuvvetleri, Güney Kore’den 40 adet KT-1T tipi uçak aldı ama bir türlü memnun olmadı.

Ucuz etin yahnisi gibi bu uçakların görev yüzdeleri çok düşük oranda kaldı. Hava Kuvvetleri, 3 yıl bekledikten sonra sanki çok memnun gibi projede 15 uçaklık opsiyon, yani ek sipariş hakkını kullanıyor. Şimdi 150 milyon dolara tam 15 KT-1T uçağı için ek sipariş veriyor. Tüm bunlar olurken, bir tarafta Türk mühendisinin tasarladığı, yazılımından sistemlerine ‘yerli’ eğitim uçağı Hürkuş uçuyor. 1.5 yıldır testleri başarıyla gidiyor. Tam uçak yurtdışında havacılık fuarlarına götürülecekken, belki bir gün ihraç edilecekken Hava Kuvvetleri tutuyor, artık rakip olan Kore uçağı alıyor!
Gel de gülme!
Hızlandırılsa Hürkuş projesi, kafa kafaya gelecek iki uçağın teslimatında bir şeyler dönüyor. Türkiye tam kendi uçağını imal edecekken, Hürkuş’un adını aldığı Türk havacılık tarihinin ilklerine imza atan Vecihi Hürkuş’a yapılan ‘baltalamalar’ 60 yıl sonra tekrar ediliyor.
Alım gerekçesi, 40 uçağın düşük operasyon yüzdeleri... 15 adet ek uçak alınınca zaten 4 yıldır uçan KT-1T’lerin yüzdeleri yükselecek mi? Yoksa bu alımla birlikte bu uçakların görev yaptığı eğitim filosunda ‘kalan’ 17 öğretmen pilotun sayısı artacak mı?
Türk Silahlı Kuvvetleri, uzun yıllar süren eğitimlerle milyonlarca lira harcayarak pilot yetiştiriyor. Mecburi hizmetini tamamlayan adeta kaçıyor.
Savunma Sanayi İcra Komitesi toplantılarında ‘Nuri Demirağ’a yazık olmuş, Vecihi Hürkuş baltalanmış... O hatayı yapmasaydık, şimdi havacılık sanayimiz burada olurdu, şurada olurdu” gibi boş nutuk atanlar nerede?
Tarih tekerrür etmesin!

Kadınlar! Cumhuriyet’in size tanıdığı haklara sahip çıkın’


Siyasete gir, hakkını ara

YARIN, Türk kadınının milletvekili seçme ve seçilme hakkı kazanmasının 80. yıldönümüdür. Kadın Haklarını Koruma Derneği Genel Başkanı Av. Gönül İşler, “Yani...” diyerek iki çağrıda bulunuyor: “5 Aralık 1934’te birçok Avrupa devletinden çok, çok evvel Atamız kadınlarımıza bu hakkı tanımıştır. Fransa 1944’te, Belçika 1960’ta, İsviçre 1971’de bu hakka kavuşmuştur. Atamız bu hakkı, demokrasinin vazgeçilmez bir şartı olarak görmüştür. Unutulmamalıdır ki, kadın haklarının olmadığı bir toplumda, demokrasiden bahsedilemez.
Ey partiler... Milletvekili ve tüm seçimlerde kadınlarımıza en az % 30 kota uygulayınız. Listelere bir kadın, bir erkek adayı yazınız. Seçilebilir sıralara kadınları da koyunuz. Hükümetimizde daha çok kadın olmalıdır. Hükümet sözcüsü, Adalet, Kültür-Turizm, Milli Eğitim, Aile ve Dışişleri bakanlarımız kadın olmalıdır. Büyük şirketlerin yönetim kurullarına % 30 kadın kotası şartı getirilmelidir.
Ey Türk kadını... Sana Cumhuriyet ve devrim yasaları ile tanınan tüm haklarına sahip çık, asla ödün verme. Oku, çağdaş ol, siyasete gir, hakkını ara.

‘Bu kadar bilgisiz ve dikkatsiz mi olduk’

‘CEHALETE artık ‘Dur’ diyecek merci kalmadı mı? Bakan Işık, Aristo’yu bilmez mi?” (2 Aralık) yazısı üzerine Celal Şengör ‘önemli bir not’ gönderdi. Ağır bir ifadeyle “hayret” ettiğini belirten Şengör şöyle diyor:“Yayımladığım notta kasıtlı bir yanlış vardı: Aristo’nun dünyanın Güneş üzerine düşen gölgesinden yuvarlak olduğunu çıkardığını yazmış, buna bir de kaynak göstermiştim. Kaynak doğru, ama ifadede fahiş bir hata vardı! Bu hata çok da sırıtmasın diye de Ay tutulmaları yerine sadece tutulmalar diye yazmıştım. İki gün bekledim: Hiçbir okuyucu bana bir not yazıp veya arayıp: “Kardeşim Güneş’in üzerine dünyanın gölgesi nasıl düşsün? Başka güçlü ışık kaynağı nerede var? Olsa olsa Dünya’nın Ay’ın üzerine düşen gölgesi bahis konusu olabilir” demedi. Milletçe bu kadar mı dikkatsiz, bu kadar mı bilgisiz, bu kadar mı vurdumduymazız? Yazdıklarımı okuyan bir coğrafya öğretmeni yok mu? Yoksa “Celal Hoca yazdıysa doğrudur” diyecek kadar Şark kafalılıktan kurtulamadık mı? Ama Bilim Bakanı, iki gün önceki yazımın hedefi ve ortalama IQ’su 90 olan bir milletten daha fazlası beklenebilir mi, bilemiyorum.”

BİLİYOR MUSUNUZ


İnönü yeni binaya gitmiyor

-ŞİŞLİ Belediyesi’nin Cevahir Otel’in karşısında yeni yaptırdığı binasına tüm üniteleri taşınırken, eski yönetim tarafından geçen dönem Sarıgül’ün kurucusu olduğu Şişli Üniversitesi’ne kiraya verilmesine karşın Belediye Başkanı Hayri İnönü’nün sekreteriyle bu binanın 3. katında oturmaya devam ettiğini, yeni binaya gitmediğinin dikkat çektiğini...
-CHP İstanbul Milletvekili Faik Tunay’ın verdiği bir yasa teklifiyle, 2011’de 30 bin TL’ye bedelli askerlerin yapanların, 18 bin TL olarak açıklanan yeni bedelli ile arasında fazladan verdikleri 12 bin liranın iade edilmesini talep ettiğini...
-AKP’li Belediye Başkanı Mustafa Demir’in başkanlığında Fatih Belediye Meclis üyelerinin tam kadro ile (AKP 25, CHP 12 üyesinden 10’u) ‘görgü ve bilgilerini’ arttırmak için ile Güney Afrika-Cape Town turuna cumartesi günü çıkacaklarını, bu geziye sadece CHP’li Fazıl Uğur Soylu ve Mehmet Maranki’nin (Şifacı Ahmet Maranki’nin kardeşi) katılmayı reddettiklerini...
-ÇED yönetmeliğinin değişmesinden sonra Antalya Belek’te, ÇED raporunun turizm bölgesinde kalan bir otelin, golf sahalarının genişletilmesi adına onlarca çam ağacının ‘aradan’ kesildiğini, vatandaşların şikâyetine karşı jandarmanın yeni mevzuat nedeniyle müdahale edemediğini...

‘Hayırlı sebep’ sayılmalı

AİHM, Türkiye’yi, AİHS’nin ayrımcılık yasağı ile ilgili 14. maddesini ihlalden sorumlu tutup devlete altı ay süre vererek durumu nasıl düzelteceğini bildirmesini istedi ya... Okur Seher Gülcü bakın ne diyor: “AİHS’ndeki düzenlemeler içinde, ayrımcılık yasağı, bir gurubu, cinsiyet, ırk, din, renk, dil v.d nedenlerle dışlamak anlamına geliyor ki, insan haysiyeti bakımından, adeta, yüz kızartıcı bir ihlal mahiyetinde, sayılıyor. Artık, bu ithamdan kurtulmak ve Mahkeme’nin kararını bir vesile-i hasena olarak (hayırlı sebep) kabul edip, Cemevleri’nin ibadethane sayılmasının önündeki, engelleri kaldırmak zamanıdır.”

AKP, Eskişehir’den hıncını aldı

CHP Kültür Sanat Platformundan Sorumlu Başkan Yardımcısı Ercan Karakaş, Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisinin bütçe görüşmelerinde mecliste çoğunlukta olan AKP’li üyelerin önergesiyle, kültürel ve sosyal işlere ayrılan 10 milyon lira fen işlerine aktarıldığını bildirerek şunları söyledi: Karakaş “Bu karar Eskişehir Şehir Tiyatroları’na ve Senfoni Orkestrası’na vurulan bir darbedir. Hükümet ile birlikte AKP’li belediyeler de kültür ve sanatı yok etmeye çalışıyorlar. Devletin ve yerel yönetimlerin görevi sanatı desteklemek ve halkın sanatla buluşmasını sağlamaktır. Anayasada da yer alan bu görevin yerine getirilmemesi suçtur.” Dedi.

Çınarları kesmedik budadık

HAYRABOLU Belediye Başkanı Fehmi Altayoğlu, üç dev çınarın ‘kesilmesiyle’ ilgili şikayet üzerine şu açıklamayı yaptı: “Okurunuz size eksik bilgi aktarmıştır. Şadırvan Park Önündeki çınar ağaçları, kasım ayı itibariyle ağaç budama dönemine girildiğinden görevlilerce bu ağaçlar çomak usulü denilen yöntemle budanmıştır. Bunlar ilkbaharda gençleşerek canlanacaktır. Usulüne uygun olan budama işleminin ağaç katliamı olarak değerlendirilmesi son derece üzücüdür. Rutin olarak her yıl budanması gereken söz konusu çınar ağaçlarının uzun yıllardır budanmamış olduğu da dikkate alındığında ağaçların korunması için zorunluluk doğmuştur.

X