"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Helal ile haramı bilmek: Türkiye’nin en değerli coğrafyası Macahel

DOĞU Karadeniz’in bilgi ve üretimle değerini daha da arttıran bir isim; Nihat Gökyiğit... Artvin’in gerçek üstü güzellikteki doğasını, özellikle de Macahel vadisini koruyor; arıcılık ve bal üzerindeki projeleriyle onlara öncülük yapıyor; doğa turizmi ve organik tarım üzerine yeni projeleriyle yeni sahalar açıyor; vakfı aracılıyla gerektiğinde sosyal sorumluluk projelerine her türlü desteği yapıyor.

Gökyiğit, bölge insanı tarafından sevilen ve saygı duyulan bir ‘başöğretmen’... ‘Helal’ ile ‘haramı’ çok iyi bilen Cumhuriyet’in en değerli mühendislerinden... Niye Artvin, niye Camili (Macahel) köyü...

Batum, Sovyet dönemine kadar Karadeniz’de çok önemli bir liman; ticaret ve kültür merkezi. Çoruh Nehri irtibatı ile üç saatlik bir mesafede Artvin; Batum’un sayfiye şehri. Bir referandumla bölge Batum’dan kopuyor. Meşhur bir söz vardır; Acaristan’da (Gürcistan); bir tarafta cami, bir tarafta imam kalıyor. Borçka ilçesinin sınırdaki Camili köyünde her şey değişmeye başlamış; yeni evler yapılmış, eskiler onarılmış; yatılı bir bölge okulu faaliyete geçmiş ve köyün ünlü Tahtalı Camii restorasyona alınmış.

Doğanın bin bir rengini yansıtan, nehirlerin gürül gürül akan sesleri arasında, Jandarmanın koruduğu küçük sınır geçiş noktasında bir Gürcü askere ancak elle selam verebiliyorsunuz.

13 GÜNDE İSTANBUL

Nihat Beyin ailesi de oralardan kopmuş; “Artvin, Hopa’dan bindikleri vapurla İstanbul’a tam 13 günde gittiklerini” hatırlıyor. Liman yok, dalga var; vapur ancak koylara sığınabiliyor.

15 yıl öncesine gidiyoruz... Doğasever Nihat Gökyiğit, TEMA Başkanı olarak bizi bölgeye götürmüştü; “Artık bölgelerin zenginliğini ölçmede doğal orman alanları ve biyolojik çeşitliliği de bir ölçek oluşturuyor” diyordu. Bugün öğreniyoruz ki, burasını TEMA’ya bağışlamış. Mutfağında aynı yöresel yemekler yapılıyor; ‘genç’ler müzik yapıyor; ‘ihtiyarlar’ konser veriyor; bal ve arıcılık üzerine konferanslar düzenleniyor. Doğa turizmine de ediyor bu şirin ahşap yapı...

Türkiye’nin en önemli ‘arı ve bal’ öğretmeni’ Ahmet İnci ve ekibi ile bir akademi sanki. Macahel Arıcılık AŞ bölgede organik bal nasıl üretiliyor; yani üretim amaçlı şeker kullanılmadığını anlatıyorlar.

KOCAMAN BİR ÖYKÜ

TEKFEN’deki ortağı Feyyaz Berker’i bir gün önce kaybetmişti Gökyiğit... Üzüntüsü yüzünden anlaşılıyordu; ancak Macahel’e gitmeyi ‘görev’ sayıyordu. Hepimizin ortak görüşü ona bir 92 yıl daha lazım, yapılacak işleri ve görüşlerini aktarabilmek için.

Böyle düşünen, üreten ve paylaşan kaç adam var ki... Dünyanın en önemli, izole bir havzayı (merkez Camili, Maral, Uğur, Düzenli, Kayalar ve Efeler köyleri, 25.000 hektar, 400-2.800 metre yüksekliğinde ve 800 haneli) dünyaya anlatıyor. Dünya Bankası ve Küresel Çevre Fonu dahil bir çok uluslararası kuruluş bu havzayı tehlike altında ama dünyanın en önemli ‘ekolojjik bölge’ lerinden biri olarak tanımlıyor. Daha sonra Orman Bakanlığı’na burası ‘doğa koruma alanı’ olarak tescil ediliyor. TEMA’nın ‘doğayı korumaya yönelik kırsal kalkınma’ projesi çalışmaları sayesinde nesli tükenmiş sanılan saf Kafkas arısının havzada mevcut olduğu anlaşılıyor.

Hayrettin Karaca ile TEMA’daki görevlerini gençlere bırakmış genç ihtiyarlar. (Bugünkü yönetim kurulu başkanı Deniz Ataç) Ali Nihat Gökyiğit, adının baş harflerinin yer aldığı ANG Vakfı’nı kurmuş. Bölgedeki TEMA projesinin sponsor ve yöneticisi olan ANG Vakfı, Macahel AŞ’yi organize ederek ve destekleyerek, yüksek verimli ırktan, ana arı üretimini harekete geçirmiş. Böylece yöre halkına gelir sağlanırken, ülke sathında dağıtımı yapılan ana arı ile Türkiye arıcılığı rehabilite ediliyor. Ayrıca, doğa turlarını çeşitlendirme, altyapı geliştirme faaliyetlerinde rol alırken, ANG’ye tarım ilaçlarından uzak olan bu bölgede, organik tarım ürünleri sertifikasına da sahip oluyor.

En önemlisi de, 2005 yılında UNESCO’nun bu havzayı Türkiye’de ilk ‘İnsan ve Biyosfer Rezervi’ ilan ediyor; çünkü insan ve doğanın birlikte korunması amaçlanıyor. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı da havzayı ‘gen koruma alanı’ ilan ediyor.

SİMİT SARAYI, ARTVİN’DE

GEZİYE üç saatliğine katılan Simit Sarayı Onursal Kurucu Başkanı Haluk Okutur ve eşi Ayşenur Okutur da katıldı. “Hayrola, Simit Saray’ı bal işine mi giriyor?” diye sorunca “Sayın Gökyiğit’in çalışmalarını görmek istedim; kısa bir vaktimde geldim, gidiyorum. Tarımı çok önemsiyor” karşılığını verdi.

ARICILIK VE KESTANE BALI…

BATUM Türkiye Başkonsolosluğu Ticaret Ateşesi Mikail Develioğlu, Batum’dan bir grup arıcı ve bal üreticisini Camili’ye getirmişti. Uzun dilli Kafkas arısını incelemeye gelmişlerdi. Gürcülerin, bölgeyi dikkatle izlediklerini söyleyebiliriz.

Nihat Bey ve ekibi, Düzenli köyündeki Saf Kafkas Arı ve Bal Festivali’ne götürdü. Festivale 3 bin kişinin gelmesi şaşırtıcı sayılıyor. Çünkü bölgenin Biyosfer Rezerv Alanı ilan edilmesiyle bölgede haraketlilik başlamış. ‘Gelin’ ve ‘damatlar’ artmış; Macahel sürdürülebilir kalkınmada tüm Türkiye için bir model olmuş. UNESCO’nun izleme grubu üyesi Erdoğan Ertürk, “Camili Türkiye’nin ve Gürcistan’ın nadide bir bölgesi, dünya öğrenmeye başladı. Türkiye’de UNESCO logosunu taşıyan tek alan; tarımsal ve bal üretimi hane başına 45 bin gelir düşüyor (2005).”

Yöresel sanatçı Bayar Şahin’in, konservatuar okuyan Yudum, Damla ve Tamara adlı kızlarıyla ilk kez oluşturduğu ‘Samida’ grubu festivale renk katarken, Artvin’le ilgili STK Başkanları Mustafa Melek, Süleyman Köse ve Nur Neşe Karahan (Yeşil Artvin) de festivale gelmişlerdi. Karahan, Cerattepe konusunda AİHM’ye gittiklerini belirtirken “Artvin’in üstü altından daha değerlidir. Unutmayın” dedi.

Festivalde Artvin Valisi, Ömer Doğanay, Nihat Gökyiğit’e ‘Altın Arı’ ödülü verdi.

İlk ana arı üreticisi Melahat Gülbin; ailesi ve çocuklarıyla ‘arıcı ve balcı’ olmuşlar. Çocukları ‘merkez’in katkısıyla okutmuş; festivalde ürettiği kestane balının kilosunu 150 TL’den satıyordu... Diğer çiçek balları türüne göre 50, 60, 70 TL idi. İstanbul’daki fiyatlar bu değil tabii.

Nihat Gökyiğit’i anlatmak için sayfalar yetmiyor. Artvin Üniversitesi’ne epey bağış yapmış; özellikle modern kütüphane binasına dikkat çekiyor. Üniversitede Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Başkanı Prof.Dr. Aziz Akgül, ‘Nihat Gökyiğit Artvin Mikro Finans Şubesi’nden bazı mikro girişimleri tanıttı. O kadınları kutladık.

ÇANAKKALE’DEN UYARI: UYAN TÜRKİYE…

CHP’nin Çanakkale’deki Adalet Kurultayı’nda neler konuşuldu. İşte iki ilginç konuşma ve uyarı:

CHP Tekirdağ milletvekili Faik Öztrak, kurultaydaki konuşmasında “Adalet ve özgürlük sözleşmesi” önerisinde bulunurken “Türkiye’de mevcut şartlar altında demokratik bir seçim yapılamaz” dedi.

Tek adam düzenine uygun hale getirilen mevcut hukuki çerçeveyle Türkiye’de demokratik bir seçim yapılmasının mümkün olmadığını belirten Öztrak, seçimlerin adil ve serbest şartlarda yapılmasını sağlayacak yeni bir kurumsal çerçevenin getirilmesini sağlamak için bir “Adalet ve Özgürlük Sözleşmesinin” acilen ortaya konması gerektiğini ifade etti.    

CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu ise “Bir yandan memleketin sorunlarına çözüm arıyoruz... Diğer yandan iftiraya uğramamak için çabalıyoruz... Yurttaşlarımız anlattı, dinledi, çözüm önerilerini sundu... Adil bir Türkiye’yi el ele, hep birlikte inşa edeceğiz.” dedi.

BÜYÜK TAARRUZ

26 Ağustos, gece sabaha karşı,/ Topların çelik ağzı çaldı bir hücum marşı.

Bu ölüm bestesinin içinde yandı dağlar,/ Altüst oldu siperler, eridi demir ağlar.

Fırtınadan yeleli, yıldırımdan kanatlı,/ Alevlerin içinden geçti binlerce atlı.

Çığlıkla, iniltiyle sarsıldı, köşe bucak,/ Savruldu gök yüzüne: kafa, kol, gövde, bacak!

Rüzgârlarla atbaşı yarış etti bu akın,/ Şimdi yakınlar uzak, şimdi uzaklar yakın!

Akdeniz, ayakları altında ordumuzun,/ Mavi bir atlas gibi serilmişti upuzun.

Çekti Kadifekale albayrağını yine,/ Güzel İzmir büründü yine eski rengine.

Süngüler ilk amaca tam on dört günde vardı,/ O gururlu alınlar yere düşüp yalvardı.

Yusuf Ziya ORTAÇ

 

 

 

X