Genelkurmay Başkanı ne diyor

GENELKURMAY Başkanı Orgeneral Necdet Özel, hem de 30 Ağustos resepsiyonunda, çözüm süreci hakkında bilgilendirilmediklerini ifade ederken, iş ‘kırmızı çizgilere’ dayanırsa gerekli beyanda bulunuruz, mealinde konuşmuş...

Haberin Devamı

“Çözümcü” yazıcı ve yorumcular hemen, ‘siyasi iradeye ayar mı veriliyor’ diye hafif tertip telaş yapmışlar...
Yüzyıllık olduğu söylenen bir sorun silahlı isyan halinde Anadolu’yu kasıp kavurmuş, şehitlikler gencecik şehitlerle dolmuş, kapalı devre, üç-beş akıldane ile ne olduğu belirsiz bir süreç yürütüldüğü söylenirken, bilen-bilmeyen ağız dolusu, ‘çene ishali’ olmuş vaziyette laf gevelerken, Genelkurmay Başkanı’nın sonunda iki laf etmesi önemli bir duruma işaret ediyor.
Genelkurmay karargâhı, anlaşılan devre dışı bırakılmış, ‘yeni Türkiye’, ‘ileri demokrasi’ derken, Genelkurmay nerdeyse mıntıka temizliği ile meşgul gibi... (acemi erata boş kalmasın diye yaptırılan fuzuli temizlik işleri!...) Silahlı Kuvvetler, özellikle bölgede sutre gerisine çektirilince, silahlı terörün ne pozisyonda bulunduğu bilinmiyor, sınır dışına çekilmedikleri gibi, ilave insan gücü devşirdikleri ise biliniyor. Diyarbakırlı analar ağlamaktan helak oldu, seslerini duyan yok, ‘terör ağaları’ ile yapıldığı açıklanan görüşmelerde esamileri okunmuyor. Analar ağlamasın diye yollara dökülen ‘akil toramanlar’dan da tık yok.
Terör baronlarının, amatör heveslilerin söyleyecek lafı olacak, Genelkurmay konuşmayacak, sevsinler demokrasinizi!...

Haberin Devamı


KIRMIZI ÇİZGİLER


Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, 30 Ağustos resepsiyonunda çözüm sürecine ilişkin “Yol haritasını bilmiyoruz. Basından okuyoruz. Kırmızı çizgiler aşındırılırsa gereğini yapacağımızı söyledik, gerektiğinde yine söyleriz” sözüne karşılık Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın neler söylediğini dikkatlice okursanız hükümetin ‘rahatsız’ olduğu ortaya çıkıyor.
Bakalım bu sözler ‘hesaplanmış’ ve ‘düşünülmüş’ bir çıkış mıdır; yoksa birkaç gün içinde ‘geri adım’ atılacak sözler midir.

GÜNÜN SÖZÜ


TSK’ya sitem

“(Çukurca’da PKK saldırısında şehit düşen Asteğmen Zeki Burak Okay’ın ölümünün 8. yılında, 115 şehidin yattığı Bursa Osmangazi ilçesinin Pınarbaşı Şehitliği’ndeki anma töreninde) Genelkurmay Başkanı’na ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en üst düzey komutanlarına hakkımızı helal etmiyoruz. Bu vatanının kuyusunu kazmak daha önemli. Kötü adam, bölücü, düşman olmak daha önemli. Eruh’da karakol baskınında Erzincan Mertekli kazasında onbaşı olan Süleyman Aydın katledildi. Eruh baskınında çocuklarımızı, yavrularımızı, Süleyman’ı vuran Mahsum Korkmaz’ın da adına Kuzey Irak’ta bir külliye yapılarak anıtı dikildi. Nerede Süleyman Aydın’ın anıtı? Nerde Süleyman Aydın adına yapılan bir ilkokul, ortaokul, park adı? Süleyman Aydın bayrağı, memleketi, Cumhuriyet, sizler için şehit düştü. Demek ki bu ülke için
savaşmaya, korumaya, kollamaya gerek yok. Düşman olmak daha önemli, yeterli, kıymetli.”
Baba Sezai Okay

Haberin Devamı

‘Barış’ içimizi ısıtıyor!

ÜLKEMİZİN kuruluş felsefesi de Atatürk’ün ‘Yurtta barış, dünyada barış’ temeline dayanıyor. Ancak, içinde yaşadığımız dönemde, ailede şiddet, ülkede siz-biz ayrıştırmasını sürdüren zihniyet ve sınır komşularımızda insanlığa yapılan eziyet, her gün barıştan biraz daha uzaklaştırıyor. Yine de umudumuzu yitirmeyecek, adalet için, hukukun üstünlüğü için, yargı bağımsızlığı için, barış için mücadeleye devam edeceğiz...
Prof. Dr. Nazan MOROĞLU

CHP, ‘Kürt’süz iktidar olamaz

CHP Beylikdüzü Bilim ve Araştırma Kurulu üyesi Dr. F. Cemil Arslan’ın, farklı bir ‘iktidar projesi’ var. Diyor ki: “CHP, 2015’teki seçimlere HDP ile birlikte girmelidir. CHP, HDP ile ilişkisine süreklilik ve devamlılık kazandırmalı, onların amaçladıkları hedefleri birlikte gerçekleştirmeyi önermelidir. CHP Kürt meselesini Kürtlerle birlikte hal yoluna koyarak Türkiye’nin bütünlüğünü sağlamalıdır. CHP iktidara Kürtlerle birlikte yürümek zorundadır. Bunları partili arkadaşlara anlatıyorum; bunun geniş çevrelere anlatılması gerektiğini düşünüyorum. AKP ile CHP arasında en az 15’lik bir oy makası var; bu farkı AKP’nin Kürt seçmenlerinden oy alması, CHP’nin ise oy alamaması yaratıyor. Bütün bunlar için de 5-6 Eylül’deki kurultayda PM’ye girmem gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda CHP’yi ve ülkesini seven bir kişi olarak bana yardımcı olunmasını istiyorum. Bu düşüncelerimi CHP’li üyelere anlatmak istiyorum.”
(feriduncemil@gmail.com)

Haberin Devamı

Genelkurmay Başkanı ne diyor


HEYBELİADA sahilinde bir afiş; iyi de bu ‘emir’in dili pek hoş olmamış. Kolluk güçlerinin baypas edilmiş olması akla, ‘paralel’ yapının yerine AKP gençleri mi geçiyor sorusunu getiriyor. Ayhan Bülbül’den

BİLİYOR MUSUNUZ?

ÇEKMEKÖY-Şile yolu üzerindeki Merkez Mahallesi, Gözde Sokak’ta Ant Orman Sitesi’nin hemen dibine ‘Kurban Pazarı’nın kurulması üzerine semt sakinlerinin, “Seçimlerde CHP’nin fark yapması üzerine AKP’li belediye hıncını böyle almak istiyor. Geçen yıl hayvan pazarı konut alanlarından uzaktı; şimdi inadına bu sitenin yanına getirdiler” dediğini...

SUDA VAHİM VERİLER

SU Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle, İstanbul’da hafta sonu yapılan, Altyapı ve Kazısız Teknolojiler Derneği (AKATED) tarafından düzenlenen “Su Kayıp ve Kaçakları Türkiye Forumu”nda Orman ve Su işleri Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Cumali Kınacı, ilginç veriler ortaya koydu.

- Türkiye’de yılda 2 milyar metreküp su kaybı yaşanıyor. “Şu anda ödediğimiz faturaların yaklaşık yarısı kaçak parası. 10 lira ödüyorsak, bunun 5 liraya yakın bölümü kullanmadığımız suyun parası. Suyun verimli kullanılması için yapılacak çalışmalara toplumun her kesiminin destek vermesi gerekiyor. Yeni bir su kaynağı araştırmak değil, öncelikle mevcut su potansiyelimizi verimli şekilde kullanmakla mükellefiz. Bu konuda yerel yönetimlere her türlü desteği vermeye hazırız.

- Dünya nüfusunun 2000'li yıllarda önceki yüzyıla göre 2,5 kat, su tüketiminin ise 10 kat arttığına dikkati çekti, suyun verimli kullanılmaması halinde hem maliyetinin artacağını hem de su kıtlığının yaşanacağını söyledi.

- Türkiye’de gelir getirmeyen su kaybının resmi rakamlara göre yüzde 40 seviyesinde olduğunu ancak gerçek oranın daha da yüksek olabileceğini düşündüklerini anlatan Kınacı, resmi kayıtlara girmeyen su kayıplarının bulunduğunu ifade etti.

- Önemli icraatlarından birinin İçme Suyu Şebekelerinde Su Kayıplarını Önleme Yönetmeliği’nin yayımlanmasını sağlamak olduğunu kaydetti. Kınacı, Türkiye’de suyun en çok kullanıldığı sektör olan tarımda da mevzuat değişikliğini tamamlamak üzere oldukları bilgisini verdi.
Kınacı, bugüne kadar belediyelerden yeterli desteği alamadıklarını belirterek, “İçme Suyu Şebekelerinde Su Kayıplarının Önlenmesi Yönetmeliği’ne göre belediyelerin su kayıplarını Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’ne bildirmeleri gerekiyordu. Buna karşılık sadece Diyarbakır, Adana, Kocaeli, İstanbul, Samsun, Malatya ve Bursa ile Merzifon, Safranbolu, Göreme ilçelerinin su ve kanalizasyon idareleri gerekli bilgileri gönderdi. Bu da bu işe gereken önemi vermediğimizin göstergesi” diye konuştu.

Haberin Devamı

HACETTEPE TIP’TA SIKINTI DAHA DA BÜYÜK

HACETTEPE Tıp Fakültesi ile ilgili yazıya ‘ek’ eleştiriler geldi. Bunlardan birisinde durumun daha da vahim olduğu belirtiliyor: “ Hacettepe Tıp öğrencileri 210 kişilik amfide 600 öğrenci klimasız yerlerde ders görüyor. Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp bölümünü kazanan öğrenciler, Hacettepe Tıp’ta ders görüyor. Bozok’da fakültenın adı var; başka hiç bir şey yok. İlk 500’le Hacettepe Tıp’ı kazanan gençler ilk 5.000 ile Bozok Tıp’ı kazananlar ile aynı yerde ders görüyor. Hastahanede iki bölümde hemşire olmadığı için kapatıldı. Kaliteli doktorlar ‘Tam Gün’ Yasasından Hacettepe’yi terk etti.”

Yazarın Tüm Yazıları