"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

‘Demokratlar da darbecidir’

SİLİVRİ Çanta Köyü’nden Yaşar Alıntartı yazıyor:

Türkiye tarihinin en kitlesel, en demokratik ve de en barışçıl eylemi olarak kitaplarda yerini şimdiden alan Gezi direnişine katıldıkları için ‘Çarşı’ grubu üyeleri hakkında, hükümete karşı darbeye katıldıkları gerekçesiyle dava açılmış. Savcının istediği ceza da, müebbetmiş!.. (Çarşı üyeleri, yine de şanslı: Kaldırıldığı için savcı idam isteyemedi!..)
İşte, yine ısıtılan bu darbe muhabbeti nedeniyle anayasa hukukçularımızdan Prof. Dr. Erdoğan Teziç hocamızı, yaptığı basit mi basit bir darbe tanımı nedeniyle hatırladım. Üniversitelerin, en baskıcı, en antidemokratik iktidarı döneminde sivil darbenin en hası icra edilirken pısıp sustuğu bir dönemde çok yalın bir darbe tanımı yapan Erdoğan Teziç, aklımda kaldığınca, ‘En basit tanımıyla, hukukun askıya alınmasına darbe denir’ demişti.Bu tanıma göre esas darbeci; sahte dijital verilerle insanları zulümhanelere tıkarak hukuku ayaklar altına alanlardır; yasa masa tanımadan, mahkeme kararları takmadan kaçak yapılar dikenlerdir; hiçbir yasal zemini olmadan, ‘barış aktivisti’ payesi verdikleri Öcalan’la müzakere edenlerdir; Cumhuriyet’in savcılarının ifadeye çağırdığı yakınlarını saklayarak adaleti takmayanlardır vs vs...
Ama kırıp dökmeden, ileri demokrasi maskeli faşizan zihniyetin darbeciliğine karşı meydanlara çıkan Çarşı grubunun üyeleri değil!
Bu gerçeklerin ışığında ben de gazeteci Can Ataklı’nın çağrısına uyarak sayın savcılara sesleniyorum: Eğer Çarşı grubunun üyeleri darbeciyse bu memlekette, kanı siyah-beyaz akan(!) biri olarak ben de darbeciyim o zaman!
Bu satırları, bugünlerde herkesin okumasında fayda gördüğüm iki kitaptan bahsederek noktalayayım.
Günümüzde ileri demokrat maskelilerin taptığı Menderes’in baskıcı dönemini belgeleriyle anlatan Altan Öymen’in ‘Öfkeli Yıllar’ ve tuğla kalınlığındaki ‘...Ve İhtilal’ kitabını okumalı. Emin olun ki, bu iki kitap, Çarşı’nın darbe yaptığı(!) sivil darbeci zihniyetin birebir ders aldığı ‘demokratlar’ın ne kadar darbeci olduğunu herkese kanıtlayacaktır.

Başbakan, dış politika kadar halkın sorunlarıyla ilgilenmeye başlasın

Elektrik dağıtım şirketleri haksız kazanç sağlıyor


ELEKTRİK
dağıtım şirketleri faturalarında yasal olmayan kesintiler yapıyorlar. Karabük Safranbolu’da yaşıyorum. İlimizin dağıtım şirketi Enerjisa faturalarında, dağıtım bedeli olarak, 5.49 TL, personel satış hizmet bedeli olarak 1.16.TL, sayaç okuma bedeli olarak 0.544 TL ve iletim sistemi kullanım bedeli olarak 1.70 TL yasadışı ücret kesmektedir.
Konuyu Tüketim Hakları Koruma Kurulu’na bildiriyoruz. Kurum, tüketiciyi haklı buluyor. Ve ilgili şirkete kesilmemesi konusunda yazı yazıyor. Fakat elektrik firması kurulun kararına uymuyor. Vatandaş kesilen parayı kurumdan alabilmek için icra müdürüne başvuruyor. İcra müdürlüğü vatandaştan, Vakıfbank’a 25.20 TL harç yatırmasını, postaneden 9 TL’lik pul almasını, yazıişleri müdürlüğünden 60 kuruş vererek dosya almasını ve nüfus cüzdanının fotokopisini istemektedir. Tüketici bu talepleri yerine getiriyor ve icra müdürlüğünden 1 ay içinde kesilen paranın bankaya yatırılacağını bilgisini alıyor. Elektrik dağıtım şirketlerinin yasadışı kesintilerinin vatandaşın alabilme çilesini makamınıza bildirmeye çalıştım. Bu koşullarda Başbakanı olduğunuz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının haklarını kolay alamadıklarını takdir edersiniz. Bu durum özelleşen kamu kurumlarının sözleşmelerinde boşluklar var ve bu boşluklar vatandaşların aleyhine kullanılmaktadır. Milyonlarca elektrik abonesi vatandaşın yukarıda arz etmeye çalıştığım yükümlülükleri yerine getirerek, elektrik firmalarından yasadışı kesilen giderleri geri almaları mümkün olmadığı kanaatiyle, enerji firmalarının halkın sırtından haksız kazanç elde etmelerini ortadan kaldırmanızı arz ve talep ederim.
Tacettin KORKUT

MESAJ PANOSU


-GEÇEN yıl kaybettiğimiz futbolcu Lefter’in heykeli Büyükada kumsalda bulunan bir meyhanenin önüne kondu. Böyle bir kararı kim verdi? Lefter futbolcudur ve o heykelin yeri meyhane önü değildir.
Esra ALKAN
-TUNCELİ Devlet Hastanesi’nde kalp hastaları için kullanılan sintigrafi cihazı olmadığı için hastalar Elazığ Devlet Hastanesi’ne gidiyorlar. En yakın 15 gün sonraya randevu veriliyor. Tunceli’ye bu cihazın alımının yapılmasını, git gel eziyetinten kurtulmayı istiyoruz. C.K.
-KÜLTÜR ve Turizm Bakanlığı, Taksim AKM’yi, boydan boya kırmızı bir örtüyle örtüp üzerine de ‘Türk sinemasının 100. yılı’ yazmış. ‘Opera ve balenin 6. ölüm yıldönümü’ yazamazdı herhalde. Böyle cin fikirlerle kendilerini yoracaklarına, bakanlığın isminden ‘kültür’ ü çıkarıversinler de rahatlasınlar.
Prof. Dr. Taylan ULA

- ÇAT Belediye başkanı Arif Hikmet Kılıç’ın köşenizde çıkan “CHP de Sivastan öte benden başka kimse yok” (4.9.2014) beyanı doğru değil. Zira Ardahan’ın Hanak ve Damal ilçelerinin belediye başkanları CHP’li olduğu gibi Damal ilçe olduğu 1993 tarihinden bu yana SHP ve CHP’li belediye başkanları göreve getirilmiştir.
Av. Ergün ÖZER


X