"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

CHP’de kafalar karışıyor

CHP kafa karıştırmaya devam ediyor. “Ekrem İmamoğlu ‘resmen’ aday olacak mı” diye soracakken, dün akşamüzeri adaylığı kesinleşti. Çünkü çok ‘hesap’ var geride.

Gürsel Tekin adaylıktan neden çekilmedi hâlâ? Başka pazarlıklar mı gündemde yoksa? Partide Kemal Kılıçdaroğlu’nun her dediğine ‘evet’ diyen PM ve MYK var. Mansur Yavaş’ın dünkü açık oylamasında 12 ret oyu çıktı... Kapalı oylama olsa ‘kabul’ geçer miydi?

Burada bir soru akla geliyor:

Kılıçdaroğlu tek seçici midir?

‘Demokratlığını’ unuttu mu? Yahut bunu “Kimler unutturdu” diye de sorabiliriz.

PM’nin iradesi Ekrem İmamoğlu’nun elinde mi ki daha onay olmadan adaylığını açıklıyor?

Pek anlaşılmayan bir proje devreye sokulmuş gibi gözüküyor.

Birincisi büyükşehir adaylığı, ikincisi genel başkanlık.

Kılıçdaroğlu’nun yakınlarına söylediği bir söz var; kulislerde sık sık telaffuz ediliyor:
“Eğer Ekrem Bey seçimi kaybederse, genel başkanlığa Ekrem Bey’i getireceğim.”

 

SİYASET KULİSİNDE NELER KONUŞULUYOR

 Yani Kemal Bey, adaylığa Ekrem İmamoğlu’nu getirirse, kendisi genel başkanlığı sürdürebilir... Ama kaybederse ve CHP’nin oyları düşürse, Kurultaya gidilir. Kemal Bey ve ekibi, İmamoğlu’nu Genel Başkanlığa aday gösterir. Ekibi güçlerini kaybetmemek için de, İmamoğlu’nu desteklerler...

 

GÖREVDEN ALINANLAR NE OLACAK

 İlginç bir durum da şu:

Bazı MYK üyeleri İstanbul’da görevden alınan bazı belediye başkanlarının aday gösterilmesi halinde görevlerinden istifa edeceklerini söyledikleri dikkat çekiyor.

 

HURRİYET’TE NELER SÖYLEDİ

 İmamoğlu İBB Meclis üyeleri ile yaptığı toplantıda CHP Genel Merkezi ile Ağustos ayından beri bu ‘adaylık’ sürecini konuştuklarını söyledi. Kulislerdeki yeni çıkan söylentilere göre, Kılıçdaroğlu’nun kafasında İmamoğlu ismi önceden oturmuş; Gürsel Tekin ve Akif Hamzaçebi’ye de “gidin çalışın” demiş!.. Kılıçdaroğlu aday belli olurken, İmamoğlu’nun Hürriyet’le yaptığı söyleşide “Gürsel Tekin (bana) destek verecek” diyor. Ancak Gürsel Tekin İstanbul adaylığına talip olduğunu çok önceden söylemişti.

Söyleşide şu diyalog dikkat çekiyor:

- Kendisiyle görüştünüz mü hiç?

- Aradım, şu anda Ankara’da olduğunu, haftaya geleceğini ve arayacağını söyledi. Muhtemelen görüşeceğiz. Partimde kimse benden uzak duramaz. Parti içindeki aile kavramını o kadar önemserim ki...

- Size destek olacak mıdır?

- Kayıtsız şartsız, en önde. Benim (2014, Beylikdizi) atamam yapıldığında, ilk müjdeyi veren kendisiydi. Biz zaten beraber çalıştık, rakip değiliz. Partimdeki herkesin yanımda olacağını biliyorum.

Bildiğimiz kadarı ile Gürsel Tekin İBB adaylığını henüz geri çekmedi; bir taraftan da aday olan Ekrem imamoğlu’na destek veriyor.

 

PM’DE NELER OLUYOR

PM üyeleri açısından CHP de güzel şeyler oluyor!

Mansur Yavaş’ın Ankara adaylığı oylaması niye kapalı yapılmadı.

12 red oyunun ciddi bir anlamı olmalı.

Açık oylama olduğu için PM üyelerinin her birinin ‘bir hesabı’ var.

Çünkü üyelerin önlerine kendi bölgesinin aday adayı olan başkan ve meclis üyesi isimler gelecek.

CHP’ye bu taktiksel oyunlar yakışmıyor.

 

Prof. Dr. Türk, dolar ve Eurolu devlet tahvili konusunda uyardı

HAZİNE ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın  açıklamasına göre; 17-21 Aralık 2019 tarihleri arasında Euro ve Dolar cinsinden devlet tahvili çıkarılacak. Bu konuda DSP PM Üyesi, eski Adalet Bakanı Prof. Dr. Hikmet Sami Türk, aşağıdaki değerlendirmeyi yaptı:

“Türkiye Cumhuriyeti’nin iki yabancı para birimi üzerinden devlet tahvili ihraç etmesi, şimdiye kadarki usullere ve daha önce çıkarılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ters düşen  bir uygulamadır. Çünkü  şimdiye değin devlet tahvilleri, daima Türkiye Cumhuriyeti’nin yasal para birimi olan TL üzerinden düzenlenirdi. 13 Eylül 2018 tarih ve 30534 sayılı Resmî Gazete’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan 12 Eylül 2018 tarih ve 85 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar’ın 1. maddesi ile 32 sayılı Karar’ın 4. maddesine eklenen  (g) bendi şöyledir:

‘Türkiye’de yerleşik kişilerin, Bakanlıkça belirlenen hâller dışında, kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dahil her türlü  menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri, döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak  kararlaştırılamaz.’

12 Eylül 2018 tarih ve 85 sayılı Karar’ın 2. maddesi ile  32 sayılı Karar’a eklenen geçici 8. madde uyarınca da,  (g) bendinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 30 gün içinde daha önce yapılmış sözleşmelerde ‘döviz cinsinden kararlaştırılmış bulunan bedeller, Bakanlıkça belirlenen hadler dışında, Türk parası olarak yeniden belirlenir.’ 85 sayılı Karar’ın 3 ve 4. maddelerine göre yayımı tarihinde, yani  13 Eylül 2018 tarihinde yürürlüğe giren ‘Bu Karar hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.’

Şimdi ‘Euro’ ve ‘Dolar’ cinsinden çıkarılacak devlet tahvilleri ile 12 Eylül 2018 tarih ve 85 sayılı Karar, bir yana itilmiş oluyor. Hükümet, kendisini bizzat koyduğu kurallarla bağlı saymıyor. Türk Lirasının değeri bu şekilde nasıl korunabilir?

Konunun başka bir yönü var: Bir devletin bir para birimini ülkesinde geçerli yasal para  olarak ilân etme yetkisi, o devletin egemenliğinin  sonucudur. Devletler, bu yetkilerini doğrudan ve/veya Merkez Bankaları eliyle kullanırlar. Egemenliğin ifadesi olan bir yetkinin başka bir ülke veya ülkelerde kullanılan para birimleri üzerinden kullanılması tam bir çelişkidir. Devlet tahvili şeklindeki borçlanma senetleri bakımından da durum farklı değildir. Türkiye Cumhuriyeti, ne Avrupa Birliği ülkelerinin oluşturduğu Avrupa Para Sistemi, ne Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Federal Rezerv Sistemi içinde bulunmayan bağımsız bir devlettir. Dolayısıyla  bu ülkelerde geçerli  yasal para birimi olan ‘Euro’ ve ‘Dolar’ üzerinden devlet tahvili çıkarılması, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliği ile bağdaşmayan bir uygulamadır.

Ayrıca bu yoldan toplanacak olan  dövizlerin ileride faiz ve ana paralarının ‘Euro’ ve ‘Dolar’ üzerinden ödenmesinde de Hükümetin izlediği enflasyonist ekonomi politikasıyla sıkıntılar yaşanabileceği gözden ırak tutulmamalıdır.”

 

 

Camiikebir ve minaresi ne zaman restore edilecek?

15 EYLÜL 2010’da ‘I. Grup Korunması Gerekli Kültür Varlığı’ olarak tescillenen Elazığ’ın Maden ilçesindeki Camiikebir ve minaresinin bir türlü başlatılmayan restorasyonuna karşılık 16 Eylül 2014’te Diyarbakır Milletvekili Altan Tan hem Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a, hem de Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce’ye sordu: “3 yıldır yaşatılan mevzuat karmaşası yüzünden restorasyonu başlatılmayan Camiikebir ve minaresi hak ettiği tarihi görüntüsüne ne zaman ulaşabilecektir?”

Güllüce soruya cevap vermezken, 27 Kasım 2014’te verdiği cevapta Arınç ‘’kurulda görüşülüyor’’ şeklinde konuyu geçiştirerek sahiplenmedi. 24 Haziran 2016’da ise Altan Tan bu kez aynı soruyu Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak’a sordu: “Camiikebir ve minaresi hak ettiği tarihi görüntüsüne ne zaman ulaşabilecektir?”

Kaynak, 25 Ağustos 2016’da verdiği cevapta Camiikebir’in bitişiğindeki 2-3 dükkanın kamulaştırılmasını beklediklerini gerekçe gösterdi ve böylece restorasyon yine ertelenmiş oldu.

Ancak…

Erzurum Milletvekili Naci Cinisli konuyu sahiplenerek 28 Kasım 2018’de Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a sordu: Camiikebir’e bitişik parsellerin kamulaştırılmasına engel olan sebepler nelerdir?..

Şimdi biz de İstanbul Milletvekili ve TBMM Kültür Komisyonu Üyesi olan Mücahit Arınç’a Madenlilerin talebi üzerine soralım: Camiikebir ve minaresi ne zaman restore edilecek?

 

EMEKLİNİN ‘İNTİBAK’ UMUDU SUYA DÜŞTÜ

İNTİBAKA ilişkin iç hukuk yollarından umduğunu bulamayan beş milyon işçi ve Bağ-Kur emeklisine bir kötü haber de AİHM’den geldi. AİHM, bir işçi emeklisinin iç hukuk yolları tükendiği için yaptığı bireysel başvuruyu, “yetki alanım dışında” gerekçesiyle reddetti.

2000’den önce emekli olan 2 milyonu aşkın kişiyi kapsayan intibak yasası çıkarılmış, böylelikle aylıklarında 355 liraya varan miktarda artış sağlanmıştı. Hatta bazı hatalardan ötürü aylığı eksik bağlandığı saptanan 2 bin 500 emekliye 22 bin lirayı bulan toplu ödemeler bile yapılmıştı. Dört yıl önce çıkarılan intibak yasasından 31 Aralık 1999 tarihinde emekli olanlar yararlanırken, 1 Ocak 2000’de, yani bir gün sonra emekli olanlar bu haktan yoksun bırakılmıştı.

Milyonlarca emeklinin umudu siyasi iktidarın yeni intibak yasasını çıkarmasına kaldı. Belki bir seçim müjdesi olabilir diye bekliyorlar.        Şükrü KARAMAN

 

PROFESÖR TÜRK’TEN TAHVİL UYARISI

17-21 Aralık tarihleri arasında Euro ve dolar cinsinden devlet tahvili çıkartılması kararına karşı DSP’li eski Adalet Bakanı Prof. Hikmet Sami Türk bir açıklama yaparak, “Egemenliğin ifadesi olan bir yetkinin başka bir ülke veya ülkelerde kullanılan para birimleri üzerinden kullanılması tam bir çelişkidir” dedi. Bu durumun Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliği ile bağdaşmayan bir uygulama olduğunu belirten Türk, bu dövizlerin ödenmesinde hükümetin izlediği enflasyonist ekonomi politikalarında sıkıntılar yaşanabileceğini de söyledi.

(Bu görüşün ayrıntılarını internette okuyabilirsiniz)

 

BİLİYOR MUSUNUZ

SİYASET KULİSİ

- CHP’de eski Küçükköy Belde Belediye Başkanı Mesut Ergin’in Ayvalık’tan adaylıkta iddialı olduğunu...

- İSTANBUL Bayrampaşa’da CHP’den emekli Albay Remzi Albayrak, Ramazan Türk ve Hasan Mutlu, Müzeyyen Çetin, operatör doktor Aytekin Parmak ve Mehmet Kıvanç Özel’in yarıştıklarını; Bayrampaşa ve Eyüp belediye başkanlıklarında bulunan Ahmet Tüfekçi’nin AKP’den adaylığa soyunduğunu...

- İTTİFAK görüşmeleri gerçekleşirse eski Rumeli Federasyonu Başkanı, İYİ Partili avukat Özcan Pehlivanoğlu’nun Eyüp’ten aday olacağını...

- ZEYTİNBURNU’nda belediye başkanı AKP’li Murat Aydın’ın Beykoz adaylığına kaydırılmasından sonra, CHP adayları arasında eski belediye başkanı doktor Adil Emecan isminin gündeme geldiğini...

- CHP’de Adalar için 40 yıllık ‘Adalı’ avukat Eşber Yağmurdereli’nin; Bakırköy içinse eski Mali Müşavirler Odası Başkanı, eğitimci Ziya Disanlı’nın adlarının konuşulduğunu...

 

MESAJ PANOSU

FINDIK üreticisi yok, çay üreticisi yok, balıkçı yok, turizmci yok, gençler yok, işçi yok, esnaf yok, emekli yok, taşeron işçiler yok, memurlar yok, emeklilikte yaşa takılanlar yok... Milletin derdine derman yok. Bu bütçe ‘derman bütçesi’ değil ‘ferman bütçesi’dir.

Ahmet KAYA

 

 

X