"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Biga’da ok ve yay

BİGA’daki bu etkinliğe dünyanın en büyük okçuluk festivali diyebiliriz.

Yurtiçinden ve yurtdışından sporcular her biri bu kültürü yaşatırcasına koca meydanı doldurmuşlar; geçmişin giysileriyle...

 

20’den fazla ülkeden gelen yarışmacının üç misli kadar da Türk yarışması var; çoluk çocuklu kalabalık izleyici grubu, atların kişnemeleri, koşmaları ve şahlanmaları ile tam bir seyir keyfi...

 

Ve açılan el sanatları sergileri, neredeyse 30’u bulmuş okçulukta...

 

Yemekler, ikramlar derken, düzeni ve temizliği ile bir organizasyon bu kadar mükemmel olabilir mi?

 

Çınar ağaçları arasında kurulmuş bir obada yarışmacıları izlerken, kendinizi bir at üzerindeki dörtnala giderken hayal edebilirsiniz.

 

Siz de ok atmaya başlayabilirsiniz!

 

Türkiye’de 20’ye yakın ilde okçuluk örgütlenmesi olmuş ama bu işin sevdalıları tarafından...

 

Bir de AKP kanadından ‘zoraki’ etkilenme gerçekleşmiş ama bunların sayıları TÜRGEV’in kız yurtları örgütlenmesi kadar hızlı olmamış...

 

20-25 kulübün olduğu söylendi. Aslında ata sporu okçuluğa siyasetin girmemesi gerekir ama bulaşmış, bazı AKP’li belediyeler bu işe ‘balıklama’ dalmış...

 

Neyse...

 

Dışarıdan gelen okçuların arasında yüksek gelirli kişilerin bu sporla yakından ilgilendiklerini fark ettik...

 

DERİN FELSEFESİ VAR

 

Bu sporun iyi yönlerini aktarmamız gerekiyor.

 

Bir kere okçuluğun derin bir felsefesi var.

 

Kardeşlik duygusu, iç huzur öne çıkıyor; dinginlik sağlıyor kişiye...

 

Dostluklar gelişiyor. Buna ‘Ok kardeşliği’ deniliyor. Bu sporu yapanların sayısını abartılı şekilde yüksek söyleniyor ama ‘eli yay tutan, ok atan’ 5 bin kişi var mıdır diye sorduk, geleneksel okçuluğun kurucusu Kemal Cebeci’ye...

 

O önce sergisinde ithal yay satılmasına üzüldüğünü söylüyor ve şöyle diyor:

 

“Belki bu sayı henüz 3 bindir. Bu ata sporu için 2008’de 10 kişi bile değilken, Facebook daha açılmamışken, bizler ortaya çıktık. Geleneksel yapıyı korumak istiyoruz; bu sporun doğal malzeme ile üretilmesinden yanayız. Örneğin, sentetik malzeme olmamalı bu sporda.”

 

AKP’NİN KANATLARI ALTINDA

 

Okçuluk bu kadar yüzyıldan sonra hâlâ yapıldığına göre, sonsuza kadar da süreceğini söylüyor Kemal Cebeci...

 

Yarışlar sürerken bu sporun sevdalıları ile konuşuyoruz, ilginç şeyler anlatıyorlar:

 

- Macaristan ve Çin çok ön almışlar malzeme üretiminde. K. Maraş Pazarcık’ta genç bir girişimci ok sporu ile ilgili deriden eşyalar ve hediyelik eşya üretmeye başlamış. Biga’dan sonra K. Maraş Türkoğlu’nda 1. Avaşım Okçuluk Festivali yapılmaya başlanmış... Geçen mayıs ayında Balıkesir Karesi’de de Savaş Sanatları Festivali yapılmış...

 

- 23 ülkeden 129 yabancı yarışması vardı, toplam yarışmacı sayısı 568 idi.

 

Festival Biga Çınarköprü köyü mevkisinde Granikos Savaşları’nın yapıldığı alandaki çeşitli kategorilerdeki müsabakalarla gerçekleştirildi.

 

Dünya tarihine yön veren olaylarından biri olan Granikos Savaşı aynı zamanda Büyük İskender’in Persleri mağlup edişinin ilk zaferi sayılıyor.

 

- 515 yaya, 53’ü atlı okçu olmak üzere 568 okçu 2 kategoride yarıştı.

 

Yarışmalara katılan sinema oyuncusu Cemal Hünal ve Kaymakam Fatih Genel de ata binerek ok attı. Festivali yaptıktan sonra yeni görev yeri Yüreğir’e giden Kaymakam Genel, yaptığı açıklamada, Biga’nın, tarihte okçuluk ile ilgili önemli bir yerinin olduğunu söyledi.

 

Genel “Geleneksel ata sporlarımızın gelişmesini diliyorum.

 

Tamamen geleneksel el yapımı oklar ve yaylarla yapılan turnuvada, modern olimpik yaylar ve teknikler kullanılmamakta, geleneksel tarihi okçuluk yaşatılmaktadır” dedi.

 

‘OSMANLILIK RUHU İÇİNİZE İŞLEDİ Mİ?’

 

- Çanakkale Valisi Ahmet Çınar’ın da katıldığı şenliklerde, TÜRGEV Yönetim Kurulu üyesi Bilal Erdoğan da, oğlu Tayyip Ömer ile katıldı.

 

Etkinliği başından sonuna kadar ilgiyle izledi; yarışmacılara iki kez ödül verdi. Organizasyonu kutladı.

 

Bu arada hızlı bir TV muhabiri, daha sonra kamerayı torun Tayyip Ömer’e yöneltti ve “Ok atarken, Osmanlılık ruhu içinize işliyor mu?” dedi...

 

Ne desin o yaştaki çocuk “İşliyor...” dedi tabii...

 

- İstanbul Okmeydanı’ndaki okçuluk tekkesi AKP çevresinde bir vakıfta toplandı. Cumhurbaşkanı, İstanbul Belediye Başkanı’nın oğulları, Beyoğlu Belediye Başkanı ve AKP milletvekili Ali Haydar Yıldız kurucu olarak Okçuluk Vakfı’nda yer alıyorlar.

 

Okçuluk tekkesinin işletmesi de bu vakfa verilmiş.

 

- Okçuluk sporu ile ilgili olarak dünyada ciddi bir tartışma sürüyor.

 

Olimpik okçuluk, bütün dünyada devletin, kamunun desteği ile 155 ülkede faaliyet gösteriyor; yani federasyonları var.

 

Türkiye’de de aynı şekilde...

 

Türkiye’deki federasyon kendisine dönük eleştirilere karşı diyor ki, Dünya Okçuluk Federasyonu’na bağlı olduğumuz için malzemeleri onlar tanımlıyor; bu nedenle çok istememize karşın ‘gelenekselliği’ yapamıyoruz.

 

Ama karşı taraf da soruyor “Bizler için hukuki bir ortam yok; dolayısıyla kamu otoritesi dışında kalıyoruz. Dolayısıyla okçuluk camiası içinden gelmeyenlerin oluşturduğu bu vakıf nedeniyle çeşitli gruplaşmalar meydana geliyor. Siyaset ağırlıklı gücü elinde tutanlar da, kendilerini öne çıkarıyorlar. (Atlı okçuluğun yasal statüye kavuştuğunu da ekleyelim...)

 

BİLİYOR MUSUNUZ?

 

- 7 Ocak 1947’de genel başkanı olduğu DP’nin 1. olağan kongresinde konuşan Celal Bayar’ın “Cumhurbaşkanı tarafsız olmalıdır” dediğini, 14 Mayıs 1950’de DP’nin iktidara gelmesiyle cumhurbaşkanı seçilen aynı Bayar’ın DP armalı baston kullanmak dahil her fırsatta DP lehine particilik ve propaganda yaptığını, aradan geçen bunca yıl sonra cumhurbaşkanının tarafsız olması yönünde hâlâ belirli esaslara dayalı bir gelenek oluşturamadığımızı...

 

CHP KONTENJAN HATASINI YİNE Mİ YAPACAK

 

SİYASAL araştırmacı Serdar Taşçı diyor ki:

 

7 Haziran’da yapılan genel seçimlerden önce, köşenizde yayınlanan yazıda, anketlerde CHP’nin 30 bandında gözükse bile % 25 oy oranını kesinlikle geçemeyeceğini yazmıştım. Bu yazılar üzerine kimi genel başkan yardımcıları arayarak sitem etmişler, 30’u aştık demişlerdi.

 

Gerekçem CHP’nin klasik handikaplarına eklenen seçim hataları idi: Önseçimdeki açık şaibeler, kontenjan atamalarındaki açık hatalar...

 

7 Haziran sonrası siyasi hava Türkiye’yi yeni bir seçime sürüklerken, CHP, kendi oyunu arttırmama nedeni olan hataları tekrar yapmak için baskı altına alınmak isteniyor. Neymiş?

 

Seçime giderken önseçim olmaz imiş...

 

Neden olmasın?

 

Bir pazar günü önseçim günü belirlersin, şaibelere engel olursun, üye gelir o gün, seçimde başarı sağlayabilecek yeni isimleri belirler.

 

O halde soru şu:

 

Hedef CHP’nin oy oranını arttırmak mı?

 

İlla birileri vekil olsun mu?

 

Önseçim tartışmasının özü bu...

X