"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Almanya’nın özrü kabahatinden büyük

GEÇTİĞİMİZ hafta sonu ilk önce Almanya nasıl özür dileyecek diye açıklamalar yaparken, bunda büyük bir değişiklik oldu.

Alman gazetelerinde politikacılar özellikle Hıristiyan Demokratlar ve Hür Demokratlar, biz müttefik olarak yalnız ABD, Fransa ve İngiltere’yi görüyoruz dediler. Frankfurt Allgemeine Zeitung’da Türkiye’yi dost ülkeler sınıfında görmeyen Alman politikacıları Türkiye’deki PKK olayları veya eroin kaçakçılığı gibi konulardan Türkiye’ye karşı böyle bir dinlemenin gerekli olduğunu dile getiriyorlar.
MİT-BND işbirliği gelişmeleri:
Genel olarak Alman gizli servisi ile MİT arasında her zaman bir işbirliği vardı. Böyle gelişmeleri izlemek için, kişileri dinleme zorunluluğu yoktu. Baktığınız zaman Almanya takriben son beş yılda 3 bin kadar önemli Türk şahsiyetini dinlemiş. Bunların kim olduğu herhalde yavaş yavaş ortaya çıkacak, şu anda kimler olduğu Türk kamuoyunda bilinmiyor. Fakat Almanya’nın Türkiye’yi NATO müttefiki ve dostu olarak görmemesini anlamakta güçlük çekiyoruz. Bundan sonra Türkiye’nin de Almanya’ya karşı dikkatli olması ve MİT’in de Almanya’daki önemli politikacıları veya Türkiye aleyhine lobi yapan kişileri dinlemesinde yarar vardır diye düşünüyorum.
Almanya’nın eski büyükelçilerinden Hans Joachim Vergau 90’lı yılların sonu, 2000’li yılların başlarında aynı zamanda Almanya Federal İstihbarat Teşkilatı’nın yönlendiricisi olarak, o zaman Türkiye’de çalışan Süddeutsche Zeitung’un muhabiri Wolfgang Koydl’le birlikte BND adına Türkiye’de önemli şahıslara veya Almanya’da çalışıp kendilerine için tehlikeli gördüklerine saldırılar yaparlardı.
Ayrıca Ankara’da BND kendileri için yararlı bulduğu bazı Türk bilimadamlarını yaz aylarında bursla Almanya’ya getirerek bilgi için kullanırlar.
BND artık Türkiye’yi ciddi olarak dost olmayan sınıfa almış. Tanrı bizi BND’den korusun.
Prof. Dr. Faruk ŞEN


Sabancı Üniversitesi’nin eğitim raporuna göre, öğrenciler yeterli düzeyde kazanım elde edemiyorlar


Düşük nitelikte eğitim

-SABANCI Üniversitesi Eğitim Reformu Girişimi, ‘Eğitim İzleme Raporu 2013’ün ana bulgularını yayımladı.
Türkiye’de eğitimde düşük nitelik durumunun sürdüğü belirtilen raporda, 2010-2014 yılları arasında genel liselerin dönüştürülme aşamasında, en fazla okulun yüzde 73 artışla imam hatip liselerine dönüştürüldüğü belirtildi. Konuya ilişkin Taraf gazetesine (Ayfer Çalıkıran) konuşan Eğitim Reformu Girişimi Koordinatörü Politika Analisti Işıl Oral, şunları söyledi:
“İmam hatip liselerindeki artışla ilgili Milli Eğitim tarafından hiçbir gerekçelendirme sunulmadı. Bir talep mi, yoksa bir yönlendirme mi var ayırt etmek çok zor. Taleple ilgili dense bile bunun veriler ile desteklenmesi gerekiyor. Gerekçelendirme yapılmadığı için bu okullara net bir yönlendirme olduğunu söyleyebiliriz.”
(CHP’li Gürsel Tekin’in açıkladığı ses kayıtlarında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın, Milli Eğitim yöneticilerine, “İmam hatip liselerinin mevcudunu artırmaya çalışıyoruz. Yüzde 10 seviyesine ulaştık. Yüzde 15 olacak” dediği ileri sürülmüştü. CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Nur Serter de, öğrencilerin % 66.73’ünün imam hatipli ve meslekli olacağını açıklayan bir duyuru yapmıştı. (Bu açıklamayı 8 Ağustos tarihli internetteki köşemizde okuyabilirsiniz.)
Eğitim İzleme Raporu’na göre Türkiye’nin uluslararası değerlendirmelerde aldığı sonuçlar, öğrencilerin okulda yeterli düzeyde kazanım elde edemediklerini gösteriyor. Okullarda verilen eğitimin
kalitesi yükselmedikçe öğrencilerin okulda öğrendiklerini gerçek yaşamda ne ölçüde uygulayabildikleri de tartışma konusu olmaya devam ediyor. Uluslararası bir değerlendirme olan Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması (TIMSS) 2011’den çıkan önemli bulgulardan biri, Türkiye’de hem 4. hem de 8. sınıf düzeyinde öğrencilerin dörtte bire yakınının, temel düzeyde yeterliklere dahi
sahip olmadıkları yönünde. Bunun yanında Türkiye’deki 15 yaş grubundaki öğrencilerin yüzde 15.5’i matematikte en temel düzeydeki yetilere dahi sahip değil.

‘Atatürk’ten Erdoğan’a Kürt Politikası’


Davutoğlu bu kitabı okumalı


YRD. Doç. Dr. Ramazan Topdemir, Güneydoğu ile ilgili yayınladığı “Atatürk’ten Erdoğan’a Kürt Politikası” kitabında ilginç değerlendirmeler yapıyor. “Atatürk’ün Doğu Bölgesi’nde temelini attığı ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı Erdoğan’ın da yürüttüğünü” savunuyor.
Topdemir’in yazısında Sincik ilçesine de değiniyor.
Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde % 95 oy aldığı ilçe Adıyaman’ın Sincik ilçesi, SP genel başkanlarından Recai Kutan’ın memleketi... Cumhuriyet’in ilköğretim kurumu da Sincik’te açılmış. 1992’li yıllarında Adıyaman Valiliği yapan Mustafa Yücel Özbilgin, Sincik ilçesinin ‘bayındırlık çalışmaları’na büyük katkıları olmuş.
İstanbul’un ‘çiğköfte’ sektörünün hâkimi Sinciklilerdir. Günümüze ışık tutan bu kitabın Türkmen olan yeni Başbakan Davutoğlu’na faydalı olacağını da yazarın kendisi belirtiyor.

Yemin önemsiz mi oldu?

-AKP vekilleri milletin vekili mi yoksa Tayyip Erdoğan’ın, yeniden seçilmekten başka şey düşünmeyen memurları mı? Milletin vekili iseler niçin yeminlerine uymuyorlar? Müslümalıkta yemin önemsiz mi? Günah değil mi? Halk niçin hesap sormuyor? D.Ö.
-TARİHTE BUGÜN III.Ahmed, 22 Ağustos 1903’de II. Mustafa’nın yerine tahta çıkarak Osmanlı İmparatorluğu’nun 23. Padişahı oldu. (ozgurgaste.com)
-MHP’li Lütfü Türkkan yeni Başbakan Davutoğlu’na, terör örgütü IŞİD’in ismi nereden geldi; isim babası kimdir?

İşsiz bir gencin çırpınışı


2009’dan beri master yapmış işsiz bir fizikçiyim. Çantasında CV’yle gezer hale gelen ve 2012 yılında hayata geçirilen ve şu anda yaklaşık 3.750 dolaylarında personel ile hizmet veren İş ve Meslek Danışmanlığı sisteminin mağdurlarından birisiyim. Bir ülke düşünün ki çalışan iş ve meslek danışmanı sayısı 3.750 dolaylarında iken bunun yaklaşık iki katına ulaşan ve şu an için sayıları 7 bin dolayında olan işsiz iş ve meslek danışmanı var. Ne kadar tezat ve ironik bir durum değil mi? Üstelik ‘Öğrenim ve Katkı Kredisi’ borçlarının yanı sıra işsiz gençlerimizi borçlandırdığınız ‘Genel Sağlık Sigortası’ sistemi nedeni ile 8-9 bin liraları bulan borçlar içerisinde adeta akıp giden zamanla birlikte hayatı kendine kahreden bu gençliğe kim yardım edecek? Bu gençliğin sesini, hak arama mücadelesini, çırpınışlarını kim görecek? Emeğimiz, geleceğimiz, alınterimiz yok sayılıyor. Yazık günah değil mi? Sınavı kazanmış, üniversitelerinden mezun olmuş, KPSS’ye girmiş, puanlarını almış 7 bine yakın ataması yapılmayan iş ve meslek danışmanının sesini duyurun. Buket ŞAFAK-AKHİSAR

X