"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Almanya cephesi gergin

OSMANLILARDAN beri en fazla içlidışlı olduğumuz, şimdi en büyük ticaret partnerimiz Almanya ile ilişkilerimiz hep inişli-çıkışlı olmuştur...

‘Dinleme’ ve ‘karikatür’ krizlerinden sonra üç Türk’ün MİT adına bilgi topladığı gerekçesiyle gözaltına alınması, 1915 Ermeni olaylarının 100. yılı ve yine Almanya’da ‘Batı’nın İslamlaşmasına Karşı Yurtsever Avrupalılar’ adlı grubun her pazartesi yaptığı yürüyüşler gergin bir dönemin habercisi gelişmelerden sadece üçü...
Alman Başsavcılığı, geçen çarşamba günü Muhammet Taha G. (58) ve Göksel G.’yi (33) Frankfurt Havalimanı’nda, Ahmet Duran Y.’yi (58) de evinde gözaltına aldı. Üç kişinin MİT adına Almanya’daki Türkler ve Türk kuruluşlarıyla ilgili bilgi topladığına dair ‘güçlü şüpheler’ varmış... Takip altında olduğu anlaşılan üç kişi hakkında 11 Kasım’da tutuklama kararı çıkarılmış...
Ülkeler arasında böyle olaylar aslında nadir durumlarda açık açık yapılır. Her şey gizli kapaklı halledilir. Bu olay kamuoyunun bilmediği bir olaya misilleme olabilir. Bir süre önce gazetelerde Suriye sınırında ‘Alman casuslar’ diye bir haber çıkmıştı... Bu olabilir mi acaba? Gözaltına alınanlardan birinin AKP’ye yakın Almanya’daki Avrupalı Türk Demokrat Birliği’nden olduğu öne sürülüyor. Almanya “AKP’ye Almanya’da at oynattırmam” mı demek istiyor... Karlsruhe Başkonsolosumuz gidip gözaltına alınanlardan bir veya ikisi ile görüşmüş deniliyor... Bilinmeyen çok şey var esasında... Perde arkasında ne var acaba... Gerginlik yaratan böyle şeylerin perde arkası yıllar sonra diplomatların hatıralarında okunur...


‘YURTSEVER AVRUPALILAR’...


Almanya’da yaklaşık iki ay önce önce Dresden kentinde kurulan “Batı’nın İslamlaşmasına Karşı Yurtsever Avrupalılar” (Pediga) adlı grubun her pazartesi yaptığı yürüyüşe katılanlar 15 bini aşmış... Grupta aşırı sağcısı da, neo-Nazi de, holigan da, orta tabaka da varmış... Başka şehirlere de ufak ufak yayılıyor. Almanya da şaşırmış vaziyette... Bunları toptan reddetsin mi, muhatap mı alsın, karar vermiş değil... Başbakan Angela Merkel, gösterilere katılan ‘orta tabaka’ya “Aşırılara alet olmayın. Gösteri hürriyeti var ama başka ülkelerden gelen insanlara karşı tahrik ve iftiralara yer yok” diyor. Ama Almanya’da 2-2.5 milyonu Türk, 4-4.5 milyon Müslüman ufaktan tedirgin ve kaygılı... Böyle giderse Türklerin yaşadığı bu tedirginliğin ister istemez Almanya ile Türkiye arasındaki ilişkiye de yansıyacağı da görmek için kâhin olmaya gerek yok...

ERMENİ MESELESİ KAŞINIYOR

Çarşamba günü yazdık... 2015 Ermeni olaylarının 100. yıldönümü... Almanya’nın çeşitli kentlerinde hemen her hafta akademik veya kültürel faaliyet adıyla bu olaylarla ilgili toplantılar yapıldığı söyleniyor... O dönemlerde Osmanlı Genelkurmayı’na, ordusuna Alman generallerin hâkim olması Almanya’yı da işin içine çekiyor. Alman Meclisi’nde 2005 yılında “Ermenilerin 1915 yılındaki tehciri ve katliamının hatırlanması ve anılması” adıyla verilen bir önerge kabul edilmişti. Stuttgart ve Bremen’deki Ermeni anıtlarına ilaveten Heidelberg’de de bir anıt dikilmesi için belediye nezdindeki girişimler, toplantılar 2015’e girmeye az bir süre kala ilişkilerin gerilmesine tuz-biber ekiyor... Biz içeride Suriye, Esad, Tahşiyeciler, Osmanlıca, Paralel deyip sadece bunlara kilitlenmişken, Almanya cephesinde de durumun iç açıcı olmadığı görünüyor. Hani eskiden “Bu kış komünizm gelecek” derlerdi ya... Bu kış komünizm gelmeyecek ama Almanya’dan da iyi haberlerin gelmeyeceği anlaşılıyor. Hafta sonundan beri Türk yolcuların Frankfurt’ta pasaport kontrolünde uzun saatler beklemeleri bunun ilk işareti sayılabilir mi?

Rennan Hoca’nın cezası ve bir hâkimin tepkisi...

OLAĞANDIŞI günler yaşanırken şimdi de çok ilginç bir bağlantı ortaya çıktı. Ege Üniversitesi akademisyenlerinden Prof. Rennan Pekünlü AYM kararını uyguladığı, fakülte içindeki türbanlı öğrencileri uyardığı için cezaevine atıldı, biliyorsunuz. Bu bir kumpas idi ve bu kumpası, Zaman gazetesi ile birliktelik kurarak sahte türban genelgesi yayınlayan EÜ Rektörlüğü kurmuştu. Lale Gürman buna bir şey ekliyor:
“Bugün ortaya çıkan ise Rennan hocaya ceza veren hâkimin Cemaat operasyonuna şiddetli tepkisi! Çok düşündürücü değil mi?”
Hâkim Yahya Kesim’, Gülen için tutuklama kararı verilmesi üzerine Cemaat operasyonu eleştirisi üzerine “Mut’acılar, fetvacılar, kutucular” demişti.


Biliyor musunuz

-CHP İzmir Milletvekili ve PM üyesi Dr. Aytun Çıray’ın, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’a “Kamuoyundan gizlenen 3.4 milyar dolarlık ‘Uzun Menzilli Hava Savunma Füze Sistemi’ ihalesinin neden 5’inci kez ertelendiğini” sorduğunu...
-CHP Milletvekili Umut Oran’ın, AKP’li bakanları uyararak “Hükümet son günlerini yaşıyor çünkü 12. Cumhurbaşkanı paralel hükümet kuruyor. Erdoğan konuştukça ekonomi tepetaklak, Maliye Bakanı RTE endeksi yayınlasın. Yolsuzluk hükümeti habis ur gibi çürütüyor, bu zehrin panzehiri belli. Siyasi Ahlak Yasası...” dediğini...
-TÜRKİYE Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü’nün, CHP’nin sezaryenle doğumda “tıbbi zorunluluk kriteri” için Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvurunun reddedilmesi üzerine “Kadın bedeni üzerine indirgenen siyasi oyunların hukuk düzeni içinde yer alması gelecek adına biz kadınları korkutmaktadır. Bu sınırlama TC Anayasası’na aykırıdır” dediğini...
-İBB Meclisi’nde Kumkapı dolgu alanı yine soru oldu. CHP Meclis üyesi Dr. Hakkı Sağlam’ın yeni bir önerge daha vererek, “Samatya sahilinde 550 bin metrekare alana yapılan dolgu, geri dönüşü zor ve kalıcı hasar bıraktı! 550 bin metrekarelik sahilin nasıl katledildiğini görünüz” dedi ve bu işlemde ne kadar kaynak yaratıldığını ve buranın kimlere verildiğini sorduğunu...



Atıf bilim kalitesini ne dereceye kadar gösterir?



BİLİMSEL atıflar üzerinde bir-iki şey söylemek istiyorum. Reuters-Thompson en çok atıf alanlar listesinde Türk yerbilimlerinin olmadığını gösteren bir makale yayımlandı. Aynı listede, yerbilimlerinin Nobel muadili kabul edilen ödüllerinden olan Crawfoord madalyasını almış Sir Nick Schackleton, Profesör Dan McKenzie (Companion of Honour) ve Profesör Peter Molnar da yok. Aynı ödülü almış, büyük paleontolog Adolf Seilacher de yok.
Bu liste benim daha bu ay Amerika Jeoloji Derneği’nin çıkardığı GSA Today adlı dergide yayımladığım ve siyentometrinin bilimi nasıl öldürdüğünü anlatan yazımın ne kadar haklı olduğunu gösteren bir başka örnek (bkz. Şengör, A. M. C., 2014, How scientometry is killing science: GSA Today, cilt. 24, s. 44-45). Reuters-Thompson listesine bakılırsa orada listelenen kişilerin ezici istisnasız hepsinin günümüzde çok moda olan atmosfer bilimlerinden ve kantitatif modeller üzerinde çalışan konulardan geldikleri görülür. Benim GSA Today’deki yazımda da acı acı yakındığım gibi, klasik jeoloji artık ABD’de moda değildir. Bunun çok feci sonuçlarını almaya başladık bile bütün dünyada. dolayısıyla Reuters-Thompson listesi en azından yerbilimlerinde bilim kalitesini değil, tamamen finansal destek kurumlarının (mesela National Science Foundation) tercih ettikleri geçerli modaları yansıtmaktadır. Bunun da beş paralık bir değeri yoktur.
Siyentometri hakkında meraklı olanların biraz olsun bilim dünyasını tanımalarında büyük yarar vardır.

A. M. Celal Şengör



Kumkapı dolgu alanının bilançosu soruldu


cHP IBB Meclis üyesi Dr. Hakkı Sağlam hazırladığı yazılı önergesinde; Yenikapı Sahil Dolgu projesinin tarih ve doğa katliamına yol açtığını; alanın hemen ardında yer alan Marmara Denizi Surları ve Yenikapı’da ortaya çıkan neolitik döneme uzanan arkeolojik mirasın zarar gördüğünü; Uzmanların, Profesörlerin, Kültür Bakanlığının ve kamuoyunun büyük itirazlarına ve serzenişlerine rağmen tamamlandığını dile getirerek İBB Başkanı Kadir Topbaş’a şu soruları yöneltti:
“Unesco’nun bu konuda görüşü alınmış mıdır? Denizden kazanılan miktar, ne kadar hafriyat dökülmüştür? Ne kadar gelir elde edilmiştir? Projede neler yer almaktadır? İhaleye kimler katılmıştır, teklifleri nedir? Kiraya verilen ve/veya tahsis edilen yer var mıdır? Varsa kime hangi yöntemle ne zaman kiraya verilmiş veya tahsis edilmiştir? Kiralama miktarı (m2), süresi veya tahsis süresi nedir? Proje ile ilgili açılan dava varsa merci ve dosya numarası nedir? Tarafları kimdir?”

X