"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

AİHM ve fonksiyon zaafı

AİHM, OHAL’den hak kaybına uğrayan bir kişinin yaptığı başvuruyu, yine bir başka OHAL kararnamesi ile kurulması öngörülen, ‘Olağanüstü Hal İşlemlerini İnceleme Komisyonu’na müracaat edildikten sonra gündeme alacağı gerekçesi ile reddetmiş...

İdari geleneğimizde “komisyona havale” olarak geçen, nerdeyse darb-ı mesel haline gelmiş bir söz var. Karar sorumluluğundan kaçınılmasını tarif ediyor. Özetle, komisyona havale edilen işlere genelde şüphe ile yaklaşılıyor.

OHAL kararnameleri iki tarafı keskin bir bıçak gibi çalışıyor, kurunun yanında yaş da yanıyor. Kurulacak komisyon, bahse konu hak kayıplarını asgariye indirmek için düşünülmüş. Ama gerek yapısı gerekse çalışma usulleri, müracaatların yoğunluğu nazara alınınca ‘sadra şifa’ olacak gibi görünmüyor.

Komisyonda görev yapacak 7 üyeden 3’ü kamu görevlileri arasından başbakanca, 1 üye mülki idare amirleri sınıfına mensup personel arasından içişleri bakanınca, geri kalanlar da Hâkim ve Savcılar Kurulu’nca tetkik hâkimleri arasından seçiliyor. Toplantı ve karar yeter sayısı 4; böylece kamu görevlileri çoğunluğu sağlanıyor. Komisyonun görev süresi belli; süre birer yıllık periyotlarda uzatılabiliyor, ihtilafların hangi sürelerde sonuçlandırılacağına dair bir hüküm yok.

Komisyon incelemeleri dosya üzerinde yapacak ve başvurunun kabulü veya reddine karar verecek. Kamu görevlilerinin çoğunlukta olduğu bir komisyonda, yürütme tarafından ihdas edilmiş tasarruflar bakımından, hak temelli ihlal iddialarının hukuka uygun olarak değerlendirilmesi tatmin edici sonuçlar vermeyebilir ve zaman kayıplarına neden olabilir. AİHM, temel hak ihlalleri iddiaları bakımından tedbir uygulamasına dair bir içtihat geliştirmesi gerekirken, işi komisyona havale ederek fonksiyon zaafı gösteriyor.

 

GÜNÜN SÖZÜ

“İyi insanlar cennete gider sözü yeterli değil, çünkü iyi insanlar nereye giderse gitsin, orası cennet olur! (OSHO)

 

FATİHLİLER UYANMALI ÇÜNKÜ KANDIRILIYOR

FATİH Belediyesi’nin 2016 yılında ihale ile aldığı 120 bin adet yemeğin 57.400 adedinin kayıp olduğu CHP’li meclis üyesi Fazıl Uğur Soylu tarafından tespit edilmiş ve kaymakamlığa suç durusunda bulunulmuştu.

Fatih Kaymakamlığı söz konusu 57.400 adet yemeğin 12 değişik adreste dağıtıldığı ve sehven faaliyet raporunda yayınlanmadığı, bu yüzden soruşturmaya gerek yoktur yönünde verdiği kararı Fazıl
Uğur Soylu
, Bölge İdare Mahkemesi’ne taşıdı. Bölge İdare Mahkemesi, kaymakamlığın bu kararını bozarak böyle somut bir şikâyetin soruşturulması gerekli yasal işlemlerden olduğu ve mahkemeye bildirilmesi gerektiği yönünde karar verdi. Soylu bir yolsuzluk ve usulsüzlüğü daha tespit ederken, şöyle konuştu:

“Fatih halkından aldığımız muhalefet görevi gereği belediye yönetimini denetlemek, yanlış, usulsüz ve hukuka aykırı uygulamalarına ‘dur’ demek için gereğini yapıyoruz. Yaptığımız sözlü ve yazılı ikazları dikkate almayan Fatih Belediye Başkanlığı hakkında kanuni yollara başvurmaktayız. Hukuku sonuna kadar işleterek yolsuzlukların ve usulsüzlüklerin sorumlularını yine hukuka teslim etmek için usanmadan çalışmaktayız. Fatih halkının vergileri ve ödemeleri ile oluşan belediye bütçesinin doğru ve Fatih halkına hizmet için rantabl harcanmasının takipçisiyiz.”

Hüseyin Sağ’dan sonra Fazıl Uğur Soylu’ya da teşekkür gerekiyor.

 

DEMİREL 2. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE ANILIYOR

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in ölümünün 2. yılında bu hafta cuma ve cumartesi günkü törenlerle ilgili, hayattayken başdanımanı ve özel kalem müdürü olan Dr. Aylan Cesur bir açıklama yaptı.

- 16 Haziran Cuma: 14.30-16.00’da Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörlüğü tarafından düzenlenen anma töreninde, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’ndan sonra Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Tanju Tosun “Türk Siyasal Hareketinde Süleyman Demirel’ ve Prof. Dr. Gülsün Erdoğan Tosun ‘Süleyman Demirel’in İletişim Dili’, gazeteci-yazar Yavuz Donat da ‘Demirel’le yaşayıp gördüklerim’ konusunda konuşacaklar. (S. Demirel Üniversitesi, Prof. Dr. Lütfi Çakmakçı Kültür Merkezi’nde.)

- 17 Haziran Cumartesi: 13.30-14.00’te Demirel için devlet tarafından anma töreni yapılacak; (İslamköy-Çataltepe); 19.00-21.00: Demirel Vakfı tarafından verilecek iftar yemeği ve Süleyman Demirel için okunacak mevlid-i şerif (İslamköy Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi)

 

BİLİYOR MUSUNUZ?

- KAZDAĞI Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği’nin Küçükkuyu’da cumartesi günü düzenlediği ‘Gün Dönümü Şenliği’nin takas, sergi, dinleti, halkoyunu, söyleşi gibi etkinliklerle yapılacağını...

- TÜSİAD ve Koç Üniversitesi’nin düzenlediği ‘Yatırımlar Neden Yavaşladı? Nasıl Canlandırılabilir?’ başlıklı konferansın bugün 9.30’da InterContinental İstanbul’da gerçekleşeceğini...

- BAKIRKÖY Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu’nun da katılımıyla açılışı yapılan Bakırköy Belediyesi ücretsiz yaz spor okullarından bu yaz 7-14 yaş arası 5 bin çocuğun 9 farklı branşta spor yapacağını...

- ATAŞEHİR Belediyesi’nin düzenlediği 18-19 Haziran tarihlerinde yapılacak ‘Ihlamur Festivali’nde bölgedeki 2 binden fazla ıhlamur ağacının çiçeklerinin toplanacağını ayrıca Atatürk Mahallesi’nde kurulacak stantlarda yöresel ürünlerin satılacağını... 

- CHP Ankara Milletvekili, Grup Başkanvekili Levent Gök’ün, Başbakan Yıldırım’a; “2002–2017 arasında kaç grev ertelenmiş veya yasaklanmıştır? 20 Temmuz 2016 tarihinde başlayan OHAL sürecinde de kaç grev ertelenmiş veya yasaklanmıştır? Bu grevlerin ertelenme veya yasaklanma gerekçeleri nelerdir?” diye sorduğunu...

 

İSTANBUL’A ODAKLANDIK EGE BÖLGESİ’Nİ UNUTTUK

ABD, Kaliforniya’da yerleşik GeoHazards International (GHI) organizasyonunun Birleşmiş Milletler Teşkilatının (UN) desteğiyle 2001 yılında tamamladığı ‘Global Earthquake Safety Initiative’ (GESI) Global Deprem Güvenliği Girişimi başlıklı araştırma olası depremlerde kayıp riski açısından dünya sıralamasını açıkladı. Araştırma 6.0 Richter ölçeğinde bir deprem esas alınarak gerçekleştirildi. 21 şehri kapsayan listede Katmandu’dan sonra 2. sırayı 55.000 ölüyle İstanbul aldı. İzmir, San Salvador ve Mexico City 11.500 ölü ile 7. sırayı paylaştı. Yapılan karşılaştırmada ülke gelişmişliğinin deprem hasarını azalttığı gözlendi.

Araştırma raporu deprem riski altında bulunan Dünya kentsel nüfusunun %85’inin gelişmekte olan ülkelerde yaşadığını, ancak paradoksal olarak Dünya genelinde yürütülen deprem araştırmalarının sadece %15’inin bu bölgelere yönelik olduğunu bildiriyor. Bu durumu gelişmekte olan ülkelerdeki hızlı ve plansız kentleşmeye bağlıyor. Etüd edilen 21 şehirde 100.000.000’u aşkın insan yaşadığını, yaklaşık 300.000 kişinin deprem nedeniyle ölüm riski altında bulunduğunu bildiriyor. Dünya üzerinde 1.000.000 nüfusu aşmış 400 şehrin yüksek deprem riski altında olduğunu ifade ediyor.

 

Listenin hazırlanmasında 6 parametre kullanıldığı rapor ediliyor:

1- a) Bina dayanıksızlığı, b) Deprem tetikli yer kaymaları, c) Deprem tetikli yangınlar, d) Arama kurtarma gücünün seviyesi, e) Yangınla savaşım gücünün yeterliliği f) Can kurtarıcı tıbbi imkanların durumu

Korkutucu listede ilk 10 şöyle: Katmandu 69.000 ölü, İstanbul 55.000 ölü, Delhi 38.000 ölü, Quito 15.000 ölü, Manila 13.000 ölü, İslamabad 12.500 ölü, İzmir 11.500 ölü, San Salvador 11.500 ölü, Mexico City 11.500 ölü, Jakarta 11.000 ölü.

Bu uyarımı ilk defa 9 yıl kadar önce yayınlamıştım.

Nitekim 2015 de Katmandu, Nepal ağır bir deprem oldu. Sıra Istanbul’a geldi..

Istanbul depremine odaklandığımız için Ege’yi unuttuk.

Prof. Dr. Ahmet Vefik ALP-Y.Müh. Mimar Kentbilimci

 

ZEYTİN ZAMANI

GAZETECİ Ertuğrul Akçaylı, Edremit Körfezi’nden, Kazdağları’ndan, uçsuz bucaksız denizleri andıran zeytinlikler diyarından kucak kucak sevgiler getirdi zeytin severlere selam gönderiyor ve yazdığı ‘Zeytin Zamanı’ şiirini Hürriyet okurlarına adıyor:

Bu mevsimde sessizdir körfez /Issızdır bütün sahil ve kumsal /Gönlüm gibi gariptir her yer /Soğuktur ovada esen rüzgar.

Kara hasret dağlar yağmurdur /Zeytin yüklü dallar yerlerde /Zeytin berekettir umuttur /Köy köy, oba oba evlerde.

Tayfalar yollara koyulur /Kıvraklar bellere dürülür /Kimi eşeğine kurulur /Tepe demez dağlara vurur

Yol boylarında tarlalarda /Şimdi sıra sıra işçiler /Kimi yerde, kimi ağaçta /Zeytin toplar öpülesi eller

Belki bin, belki beş bin yıldır /Sağlıktır lezzettir şu zeytin /Allah’tan bize bir nimettir /Barışın da simgesi zeytin.

X