"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Agop Kotoğyan’dan vatan sevgisi...

YURT sevgisinin ne olduğunu bizlere öğreten değerli Prof. Dr. Agop Kotoğyan’ı (79) yitirdik.

Türkiye’nin efsane cildiyecisi idi. Toprağı bol olsun, ışıklar içinde uyusun ve anısı bizlere vatan sevgisini göstersin.

23 Ağustos 2010 tarihinde İlk Kurşun gazetesi’nde yayınlanan ‘Hayır’ adlı yazımdan bir bölüm sunuyorum:

“...1911 yılında Yozgat’ın Akdağmadeni ilçesi Terzili köyünde doğan Kirkor bey, Anadolu’daki büyük kaos döneminde henüz dört yaşındayken babasını kaybetmiştir. Yoksullukla geçen günlerin ardından 25 yaşındayken, Yozgat’ın İğdere köyünden Mahruki hanımla evlenmiş ve 1938 yılında İstanbul’a yerleşmişlerdir. Bir yıl sonra doğan ilk çocukları Agop, yoksul bir aile oldukları için ilkokuldan mezun olduğu yıl gümüş atölyesinde işe başlamıştır. Bir gün sağ elinin tamamını prese kaptırmış, ameliyat olarak sağ kolu kesilmiş ve uzun sürede komada kalmıştır. Bir yıl ara verdiği eğitimine devam ederek 1963 yılında İ.Ü. Tıp Fakültesi’nden (Cerrahpaşa) birincilikle mezun olmuştur. 1964 yılında aynı üniversitenin Dermatoloji Kürsüsü’nde asistan olarak işe başlayan Agop Kotoğyan, başarılı iş yaşamını yurt içi ve yurt dışındaki üniversitelerde ders vererek, araştırmalarda bulunarak geçirmiş ve 21 Ekim 2004 tarihinde profesör olarak üniversitedeki görevinden emekli olmuştur. Uluslararası tıp dergilerinde üç yüzden fazla makalesi yayınlanmış ve cilt hastalıkları üzerine iki kitap yazmıştır.

Başta ABD, Almanya, Fransa, Kanada olmak üzere birçok ülkenin üniversitelerinden teklifler almış, ”Burada kal, kürsünün başına geç” önerilerini elinin tersiyle geri çevirmiştir. “Ermeni olduğun için dedeni, yoksul olduğun için kolunu kaybettiğin o ülkede ne işin var” diyenlere gülüp geçmiştir. Ve şu yanıtı vermiştir:

“Evet doğrudur: ülkemde çok acı çektim. Sefaletin dibinde yaşadım. Doğrudur. Dedemi, çocukluğumu, kolumu kaybettim. Ama yolumu kaybetmedim. Bu ülkede yaşayan milyonlarca insandan hiçbir zaman farklı olmadığımı düşündüm. Bu topraklarda yaşayan tüm insanları kardeşim olarak benimsedim. Bir ülkeyi sevmek demek, bu topraklarda geçirdiğin güzel ve iyi günleri sevmek demek değildir. İyi günde ve kötü günde burada olmak, vatanın yanında kalmak demektir yurt sevgisi.”

Yurt sevgisi üzerine soylu bir davranış gösteren Prof. Dr. Agop Kotoğyan’ın (bilinen adıyla, Cildiyeci Kolsuz Agop) verdiği yanıt, Atatürk ulusçuluğunu anlatmaktadır. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk: “Türk ulusu, Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuş olan Türkiye halkıdır” diyerek, ulusu belirli bir coğrafya üzerinde oturan halkın bütünü olarak kucaklamaktadır...” Suay KARAMAN

ANMA TÖRENİ YARIN

(Agop Kotoğyan’ın cenazesi için yarın İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Burhanettin Tokar Amfisi’nde 10.00’da yapılacak anma töreninden sonra cumartesi 15.00’te Kumkapı Meryem Ana Kilisisesi’nde dini tören yapılacak ve Balıklı Ermeni Mezarlığı’nda toprağa verilecek.)


GÖZÜN AYDIN TRAKYA

EDİRNE İdare Mahkemesi, Saros Körfezi’nin İbrice mevkiinde ormanlık alana açılmak istenen yeni Kalker Ocağı ile ilgili Edirne Valiliği’nce verilen ‘ÇED raporu gerekli değildir’ kararını iptal etti. Mahkemenin gerekçeli kararında valiliğin görüşünde yasalara uygunluk bulunmadığına yer verilirken, hukuk zaferi başta yöre halkı ve doğaseverler olmak üzere Trakya genelinde büyük bir sevinç yarattı... Saros Körfezi Mecidiye Beldesi Turizm Çevre ve Kültür Varlıklarını Koruma Geliştirme Derneği Başkanı İrfan Balaban ve Mecidiye Belediye eski Başkanı Recep Çınar ve Av. Bülent Kaçar, Edirne Valiliği’ne yeni bir dilekçe ile başvurarak bölgedeki taş ocaklarının faaliyetlerinin derhal durdurulmasını istedi.


SBF ÖĞRENCİ TOPLULUKLARINA DARBE

ANKARA Üniversitesi Rektörlüğü, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde (Mülkiye) öğrenci topluluklarının çalışmalarına izin vermedi. Geçtiğimiz dönem başında öğrenci toplulukları için yeni bir düzenleme yapan ve fakülte düzeyinde topluluk kurulmasını yasaklayıp yeni şartlar getiren A.Ü. Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı (SKS), danışmanı SBF’den (Mülkiye) olan tek bir topluluğa izin verdi.

Yıllardır çalışmalarını sürdüren Tiyatro Topluluğu, Mülkiye Bisiklet Topluluğu, Sosyalist Düşünce Topluluğu, Yenilikçi Düşünce Topluluğu, Mülkiye Ekonomi Topluluğu ve Edebiyat Topluluğu’nun başvuruları reddedildi. SKS, kabul edilen öğrenci topluluklarının listesini yayınladı. Toplam 51 öğrenci topluluğunun başvurusunu kabul eden SKS, Mülkiye’den sadece Mülkiye Gençlik’i kabul etti.


TARIM MAKİNELERİNE NİYE TEŞVİK YOKTUR

HÜKÜMETİMİZ tüketim artsın, çarklar işlesin; eski arabalar trafikten çekilsin, yarattığı problemler bitsin diyerek hurda araç teşviki verdi. Otomobil üreticileri ve ithalatçılar sevindi. Teşvik sadece Türkiye’de üretilen araçlar için verilseydi çok daha iyi olurdu.Diğer yandan bu teşviklerin tarım sektörünü kapsamaması üzüntü verici. Oysa ülkemiz dünyanın önde gelen traktör ve tarım makinesi üreticisi. Benzer teşvikler, patos, biçer-bağlar, biçer-döğer gibi pahalı araç ve ekipmanlara da uygulanabilirdi. Bu tür uygulama üreticilere ayrıca moral desteği olurdu. 

 Ekrem Hayri PEKER-Kimya Mühendisi



ETİLER'DE BU NASIL CAMİ İNŞAATIDIR

BEN Etiler’de Arya Evleri Sitesi yönetim kurulu başkanıyım. Sitemizin karşısına iki çıkmaz sokak arasında kalan arsaya İBB 2005 yılında cami yapmak istedi, mahalleli toplandı basın çağırıldı, imzalar toplandı Polat İnşaat desteğiyle Sn. Kadir Topbaş bu niyetinden caydırıldı. Ancak bu yıl Topbaş gittikten sonra bir anda arsaya kepçeler dozerler girdi ve son sürat kazdılar. İnşaat alanını üst sokağın dibine kadar kazıp yaklaşık 15 metre derine indiler. İstinat duvarı filan yok ve bu arada bizim 20 yıldır yolun kenarına diktiğimiz ağaçlar, ithal bitkiler de hiç haber verilmeden, bize onları başka bir yere taşıma şansı bile verilmeden kepçe darbeleriyle katledildi. Büyükşehir Belediyesine ve Beşiktaş Belediyesine şikayet kayıtları açtık. Beşiktaş belediyesi konunun İBB’ye yöneltilmesi gerektiğini, İBB de Beşiktaş Belediyesi’ne yöneltilmesi gerektiğini söyleyerek şikayetlerimizi kapadılar. Bir camii inşaatı adam gibi yapılır; kaş-göze gerek yoktur. / Zeynep ŞİŞMAN


GURBETÇİ ADALET BEKLİYOR

CHP PM’ye ikinci kez seçilen Av. Turan Hançerli ziyaretimize geldiğinde neredeyse unuttuğumuz Avrupa’da gurbetçileri dolandıran firmalarla ilgili bir yargı kararını anlattı. Hançerli, Türkiye Sakatlar Derneği (TSD) Genel Başkan Yardımcılığı, Türkiye Ortopedik Engelliler Federasyonu Yönetim Kurulu üyeliği görevlerinde bulunuyor. “Gurbetçiyi dolandıran holding çalışanına tokat gibi yargı kararı” dedikten sonra “Gurbetçi adalet bekliyor” diye ekledi.

Dava şöyle:

“Gurbetçi S.A, binlerce diğer gurbetçi yurttaşımız gibi ülkesine hizmet ve ‘faizssiz helal kazanç’ umuduyla Konya merkezli Endüstri Holding’e 200 bin aşkın Alman Markı para vermişti.

İlk yıl S.A.’ya kar payı diye 13 bin DM ödeme yapacaklarını söylemişler ancak bu parayı da kendisine ödememişler. Sonrası ise malum, onlarca Holding gibi Endüstri Holding de topladığı paralarla ortadan kayboldu. Fabrikalar buharlaştı. S.A. ne fabrikayı, ne şirketi ne de şirket sahiplerini bulabildi. Şirket yöneticileri bir süre ‘Dolandırıcılıktan’ hapiste kalsa da binlerce diğer gurbetçi gibi S.A. da parasını alamadı.

S.A., avukat Turan Hançerli aracılığı ile şirket adına para toplayan hemşehrisi ve aynı zamanda memleketi Şereflikoçhisar’da imam olan D.D.’ye 2006 yılında tazminat davası açtı. Şereflikoçhisar Ticaret Mahkemesi D.D.’nin para verilen şirketin çalışanı olduğu gerekçesiyle davayı reddetti.

Avukat Hançerli kararı Yargıtay’a taşıdı. Yargıtay kararı şirket için para toplayan D.D’nin S.A’yı ikna ettiği ve dolayısıyla S.A.’nın zarar uğramasında kusuru olup olmadığını araştırılamadan davanın reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozdu. Bozma sonrasında Şereflikoçhisar Ticaret Mahkemesi, yeniden karar verdi. Bu itibarla şirket adına para toplayan D.D’nin holdingzede S.A.’nın zararından kusuru oranında sorumlu olduğu ve S.A.’nın zararını karşılaması gerektiğine karar verdi.

Bu kararla holdingzedelere yeni bir yol açıldı. Holding kurarak binlerce gurbetçi mağdur eden şirket yetkilileri ve şirket adına para toplayanların da sorumlu olduğu yönünde emsal bir karar oluştu. S.A.’nın onlarca yıllık birikiminin elinden alındığı tarih 2000-2001; davanın açıldığı tarih 2006 ve bu karar ise 2018 yılında alındı. Ancak S.A. hala parasına kavuşabilmiş değil dosya yeniden Yargıtay’da. Gurbetçinin onlarca yıllık emeği üç bin Liraya kurulan bir şirketle çalındı. On beş yıllık hukuk mücadelesinde bir ışık göründü fakat hala gurbetçi parasına kavuşamadı. Gurbetçi adalet bekliyor.”

Bu davayı holdingzedeler dikkatle izlemeli.


KOSOVA'DA TÜRK BAYRAĞINA SALDIRIYI KABUL EDEMEYİZ

KOSOVA’nın bağımsızlık yıldönümü nedeniyle gerçekleştirilen kutlamalar esnasında Prizren’de Türk bayrağına yapılan çirkin saldırıyı üzülerek izlediklerini ve şiddetle kınadıklarını belirten Kosova Prizrenliler Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Gülen Aksu Türker, şu açıklamayı yaptı:

“Bağımsızlığının 10’uncu yıldönümü sevincini paylaştığımız Kosova, Türkiye tarafından her daim desteklenmiştir. Kosova’nın bağımsızlığını resmen tanıyan ilk ülkelerden biri Türkiye’dir. Kültürel ve tarihi ortaklığımız baki, gönül birliğimiz ebedidir. Tüm bunlara rağmen geçmişte benzerleri yaşanan, Türk bayrağına yapılan menfur saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Bu üzücü ve çirkin saldırıların bir daha yaşanmamasını temenni ediyor, suçluların ivedilikle en ağır cezayı almalarını diliyoruz.”


ALMANYA-TÜRKİYE SİYASETİ VE AB GELECEĞİ  

ALMANYA’da Hiristiyan Demokrat Birligi (CDU) ile Soyal Demokrat Parti (SPD) arasındaki hükümet protokolündeki Türkiye başlıgı, Almanya tarafından AB Konsey´ine taşındıgı taktirde Almanya-Türkiye ve AB-Türkiye siyasetinde önemli bir kriz oluşturacaktır.

AB´nin karar organı olan Konsey, AB´nin ikincil hukukunu oluşturan ‘önergeler’ olarak bu önergeyi kabul edip karara bağladığı taktirde müzakereler durdurulacagı gibi Türkiye, hukuk ve siyasal çerçevede denetime tabi tutulabilinecektir.

Almanya, 26 Mart tarihinde Varna´da gerçekleşecek Türkiye zirvesinden çıkacak sonuca göre Türkiye başlığını AB taşıyacaktır.

Hedef, Türkiye´nin AB müktesebatına tekrar dönüş yapmasıdır.

Erdal TEKİN-AB Uzmanı, KÖLN


BİLİYOR MUSUNUZ?

Avcılar’da cumartesi 13.00’de, ÇYDD Çevre Birimi’nin düzenlediği ‘Beslenme, Sağlığımız ve Geleceğimiz’ konferansında Doç.Dr. Yavuz Dizdar’ın konuşacağını...

Dil Derneği’nin ‘Beşir Göğüş Türk Dilini ve Çocuk Edebiyatını Geliştirme Ödülü’nü kazanan Habib Bektaş’a ödülünün Pazar 16.00’da ÇÇSM’de verileceğini...

 

 

 

 

X