Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Silah mı, iflah mı?

EVET işler yolunda gitmiyor gibi. ABD tüm itirazlarımıza rağmen, Suriye’de PKK bağlantılı grupları desteklemeye devam ediyor.

Hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu salı Başkan Trump’la buluşmasının tam arifesinde, PKK’nın Suriye kolu YPG’ye silah vereceğini ulu orta açıklıyor.

 

Sırf bu kadarla kalsak iyi. Rusya da topa giriyor. Kuzeybatı Suriye’de YPG’nin hâkim olduğu alanda Rus bayrağı çekip, bu gruplara adeta siper oluyor. Her ne kadar bunu Suriye’de ABD’ye nüfuz alanı kaptırmamak için yapsa da, sonuçta ucu bize dokunuyor.

 

IRAK VE SURİYE’DE PKK

 

BU mesele başımızı uzun süredir ağrıtıyor. İçeride zaten PKK ile uğraşıyoruz. Irak deseniz; her ne kadar kuzeydeki Barzani yönetimiyle dostane ilişkilerimiz olsa da, PKK orada da hükmünü sürdürüyor.

 

Suriye’de ise Esad, PYD/YPG varlığını Türkiye’ye karşı bir kart olarak kullanmayı planlıyor gibi görünüyor. Tıpkı babası Hafız Esad’ın 80-90’larda PKK’yı kullandığı gibi. En kötüsü ise bu durumun içeriye yansıması: PKK, YPG’den aldığı destekle terörü daha da şiddetlendiriyor.

 

Uzun sözün kısası; Ankara için beka meselesi olan kuzey Suriye’deki PYD/YPG varlığı, belli ki orta ve uzun vadede kalıcı bir durum. Ve maliyeti de gitgide artıyor.

*

İşte tam da bu yüzden artık farklı bir şey denememiz gerekiyor. Bundan kastım, bu “oyun”u, denklemi bozacak, aktörleri ters köşe edecek bir hamle... Yani ABD’ye ve Rusya’ya “YPG’yi desteklemeyin” diyerek bel bağlamaktan bizi kurtaracak bir adım. Küresel ve bölgesel güçlerin elinden “Kürt kartını” alacak bir strateji...

Bunun için de artık şu anki durumun ötesine bakmak, yani acilen kısa vadeden uzun vadeli bir politikaya geçmemiz gerekiyor.

Yeni bir Kürt stratejisi

HATIRLARSANIZ daha bundan birkaç yıl önce, PYD lideri Salih Müslim Ankara’da kabul görüyordu. Çünkü o zamanlar PYD, tamamen siyasi bir aktördü. Onun askeri kolu olan YPG ise farklı bir odaktı. Ne var ki, YPG daha etkin hale geldikçe ve Batı da bu gruba gittikçe daha fazla rol biçtikçe, PYD gölgede kaldı.

 

İşte şimdi yapabileceğimiz en akıllıca hamle, PYD ve YPG’yi yine birbirinden ayrıştırmak olur. Yani PYD’yi yeniden siyasi bir aktör olmaya teşvik etmek.

 

Zaten Ankara’da bunu dillendiren çevreler yok değil. 14 Şubat’ta New York Times, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı İlnur Çevik’in çarpıcı bir yorumunu aktardı. Çevik, “PYD de bir Barzani olamaz mı? Barzani’nin Türkiye ile ilişkileri muhteşem” diyordu. Yani nasıl Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (KBY) Başkanı Mesut Barzani, PKK ile arasına mesafe koyduysa... Suriyeli Kürtlerin de PKK’dan uzaklaşmasını öneriyordu.

*

Ancak buna paralel olarak içeride de yeniden –farklı parametrelerle de olsa- bir barış süreci başlatmak bu süreci destekler. İçeride silahların susması, Irak ve kuzey Suriye’deki PKK-YPG varlığını da zayıflatır. Unutmayalım ki, Suriye savaşının bitmesiyle YPG zaten işlevsiz hale gelecek. Yani bu bölgeyi şiddetten arındırmak daha da kolaylaşacak.

Kısacası; PKK silahları susar, kuzey Suriye’de de normal ilişkilerimizin olduğu bir sivil PYD oluşursa... İşte o zaman sınırlarımızda “dost” bir Kürt şeridinin yolu açılır.

 

KUZEY SURİYE’DE TÜRK BANKASI

 

BUNUN bir adım sonrasını da düşünebiliriz. Ekopolitik adlı düşünce kuruluşunun kurucusu Tarık Çelenk, böyle yeni bir anlayışın nasıl uygulanabileceğine çok kafa yormuş bir isim. Daha önce konuştuğum Çelenk, Türkiye’nin acilen “ulus-üstü” bir model oluşturması gerektiğini söylemiş, ben de bu köşede yazmıştım (5 Şubat 2016).

Çelenk, Türkiye’nin kuzey Suriye’yle hem ekonomik ve kültürel, hem de güvenlik çerçevesinde bütünleşmesi gerektiğini anlatmıştı. Aynı Irak’ta KBY’yle olduğu gibi, Ankara’nın bu bölgeyle ticari işbirliği yapmasını önermişti. “O bölgede Türk bankaları kurulsun. Rus ve Amerikan üsleri yerine Türk üssü olsun” demişti. 

Böylelikle bu bölgenin yabancı bir gücün değil, bizim güdümümüzde olacağının altını çizmişti.

*

Uzun lafın kısası: Madem onlar silaha devam ediyor, iflah olmuyor. O halde kendi iflahımızı kendimiz yaratırız.

 

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI