Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İnsanlığın Mülteciyle Sınavı

Ve dünya sonunda uyandı!

Günlerdir Batı’nın önde gelen televizyon kanalları ve gazeteleri ilk sıradan hep aynı haberi veriyor: “Eyvah mülteciler Avrupa’ya akın ediyor!”

AVRUPA ALARMDA

Mesele şu: Suriye başta olmak üzere savaş bölgelerinden kaçan mülteciler, canlarını kurtarabilmek için Avrupa’ya geçmeye çalışıyor.

Önce Türkiye; oradan da Yunanistan, Sırbistan ve Makedonya üzerinden Macaristan’a, yani AB’nin Schengen bölgesine girmek için can savaşı veriyorlar.

Çarşamba günü Avusturya’nın Macaristan sınırında bir tırın kasasında 72 mültecinin cesedi bulundu.

Hemen akabinde de Libya açıklarında mülteci taşıyan iki tekne battı. Birinde 50, diğerinde 400 mülteci vardı. Yüzlercesi boğularak can verdi.

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne göre, bu yıl Akdeniz’i geçerek Avrupa’ya ulaşan mülteci sayısı 300 bini geçti.

İşte Batı da ancak bu kriz kendi sınırlarına dayanınca uyandı. Peki uyandı da ne yaptı?

BATI’NIN SINAVI

Macaristan bu günlerde Sırbistan sınırına 4 metre yükseliğinde dikenli telden bir duvar örüyor.

Makedonya ise Yunanistan ile sınırını birkaç gün önce kapattı. Dahası Makedon polisi ve askeri sınırdan geçmeye çalışan mültecilere gaz bombasıyla saldırıyor.

Avrupa’da en kötü sınavı ise Slovakya verdi. Geçtiğimiz hafta önce 200 Suriyeli sığınmacıyı alabileceğini açıkladı. Ancak şu kriterle: “Sadece Hristiyan olanları kabul edebiliriz.”

*

Avrupa ülkeleri kafa kafaya verdiklerinde çıkan sonuç da pek farklı değil.

Nisan ayında Libya ve İtalya arasında 950 mülteci taşıyan bir tekne batınca, AB ülkelerinin dışişleri bakanları acil toplanmıştı.

Ve çözüm olarak şu sihirli (!) formülü bulmuşlardı: “Mülteci taşıyan tekneleri ele geçirmeye ve imhaya yönelik askeri operasyon hazırlıkları başlatmaya karar verdik.”

Zaten “imha” işlemine çok geçmeden de başlandı. Evvelki hafta Yunan sahil güvenliği ekipleri, 50 mülteciyi taşıyan zodyak botu açık sularda patlatıp uzaklaştı. Bir diğer deyişle, mültecileri ölüme terk etti.

*

Daha evvelsi gün bu gündemle toplanan Batı Balkan ülkeleri ise topu AB’ye attı.

AB’nin başını çeken Almanya da topu aynen Türkiye’ye pasladı. Alman İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere, “AB'ye iltica taleplerinin değerlendirilmesi için Türkiye’de mülteci kampları kurulmalı” dedi.

TÜRKİYE’NİN YALNIZ SAVAŞI

Ancak top zaten yıllardır Türkiye’nin ayağında. Bugün 2 milyondan fazla mülteci ağırlayan Türkiye beş yıldır “yardım” diye bağırırken, Batılılar hiç oralı olmadı.

BM verilerine göre bugün Türkiye, dünyanın en çok sığınmacı ağırlayan ülkesi. Bugüne kadar mülteciler için harcadığı miktar 5.8 milyar dolar. Batı’dan aldığı toplam yardım ise bunun onda birinden az: 350 milyon dolar.

Bu işler böyle. Ancak kendi zülfü yarine dokununca Avrupa ülkeleri tepki veriyor.

Kaldı ki bugün mültecilere sınırlarını kapatan Avrupalılar, Tel Abyad’dan kaçan binlerce Suriyeli Haziran ayında Türkiye sınırına dayandığında Ankara sadece birkaç gün sınır kapısını kapattı diye ayağa kalkmışlardı.

*

Yanlış anlamayın. Mevzuya eğilmeleri elbette olumlu. Belki böylelikle 2. Dünya Savaşı’ndan beri karşı karşıya olduğumuz en büyük mülteci krizine bir çözüm aramaya başlarlar.

Ancak verdikleri tepkilere bakınca, insanda pek umut kalmıyor.

İNSANLIĞIN RESMİ

Sadece devletlerin değil, sanki tüm insanların insanlığı mültecilerle sınanıyor.

Libya’da batan tekneden kurtulan bir Iraklı’nın sözleri bunu gösteriyor:

“Tıka basa dolu teknenin en alt kısmında kalanlar güverteye çıkıp nefes almak isteyince, insan kaçakçıları onlardan para istiyordu. Sadece daha fazla para ödeyenlerin güverteye çıkıp nefes almasına izin veriliyordu. Diğerleri zorla, sopalarla geminin en alt kısmına itiliyordu."

Bugün “insanlık”, işte o teknenin en altında.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI