Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İncirlik Mutabakatının Şifreleri

Türkiye ve ABD’nin imzaladığı “İncirlik mutabakatı”nın detayları artık iyice belirginleşti.

Obama’nın IŞİD’e Karşı Mücadele Özel Temsilcisi ve aynı zamanda ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı olan Brett McGurk’le yaptığım mülakatı, Cumartesi günü bu sayfada paylaştık.

ABD NE DİYOR?

Öncelikle, McGurk’ün cevaplarından ne anladık?

1. McGurk Türkiye’nin “IŞİD’i bahane ederek PKK'yı vurduğu" savının doğru olmadığını birkaç kez tekrarladı. Ve Türkiye’nin şu anda IŞİD’i vurmamasının tek sebebinin, iki ülke arasında yapılan teknik askeri düzenlemeler olduğunu söyledi. Amaç ise aralarında tam entegrasyon sağlamak.

2. İki ülkenin İncirlik anlaşmasının son aşamasında olduğunu, Türk jetlerinin çok yakında ABD F-16’larıyla birlikte İncirlik’ten kalkıp IŞİD’i vuracaklarını söyledi.

3. İki ülkenin IŞİD’e karşı operasyonlarıyla, yani İncirlik anlaşmasıyla Türkiye’nin PKK saldırılarını kalın bir çizgiyle birbirinden ayırdı.

4. Türkiye’nin PKK’yı vurmasının ABD’de “endişe” yarattığını söyledi.

5. Ancak yine de Ankara’nın kendini savunma hakkına sahip olduğunu savundu.

6. PYD’yi PKK’dan ayrı tuttuklarını ve PYD’ye yardım ettiklerini açıkça dile getirdi.

7. ABD’nin Türkiye ve PYD’nin ilişkilerinin düzelmesini istediğini, “Daeş’le savaşan gruplar arasında ne kadar çok işbirliği olursa, o kadar iyi olur” diyerek ortaya koydu.

8. Çözüm sürecinin devam etmesini istediklerini defacalarca vurguladı. “Bizim için önemli olan herkesin Daeş tehdidine odaklanması” diyerek PKK’nın Türkiye’yle çatışmasının IŞİD’le mücadeleyi zayıflatmasından korktuklarını söylemiş oldu.

9. Uzun süreden sonra ilk kez üst düzey bir ABD’li yetkili Esad’ın gitmesinin tek çözüm olduğunu açıkça söyledi.

10. Güvenli bölge (GB) ve uçuşa yasak bölge (UYB) kurulmasına kesinlikle karşı olduklarını belli etti. Ve bunun yerine Azez ve Cerablus arasındaki bölgenin IŞİD’den arındırılacağını teyit etti.

NETAMELİ KONULAR

Bu durumda anlıyoruz ki, iki ülke arasında üç konu hâlâ netameli.

Bunlardan ilki: PYD.

Ankara Suriyeli Kürtlerin üç kantonu; yani Kobani, Afrin ve Cezire’yi birleştirerek Türkiye sınırında özerklik kurmasına başından beri karşı. Ancak PYD’nin Tel Abyad’ı almasıyla Kobani ve Cezire kantonları birleşti bile.

Şimdi Ankara’nın önceliği, Afrin’in bu yapıya bağlanmasını engellemek.

Zaten bu nedenle “PYD Fırat’ın doğusuna çekilsin” şartını koşuyor. Zira Fırat nehri, Afrin’i diğer kantonlardan ayırıyor.

*

Azez ve Cerablus arasındaki “IŞİD’den arındırılmış bölge”nin sınırları da buna göre belirlenmiş durumda. Çünkü Fırat, bu bölgenin doğu sınırı olan Cerablus’tan geçiyor.

Ankara bu bölgenin PYD’nin buraya daha fazla nüfuz etmesini engelleyeceğini hesaplıyor.

Ne var ki ABD Suriye’deki en güçlü kara müttefiki olan PYD’yi uzaklaştırmak istemiyor.

Ve McGurk’ün sözlerinden anlaşıldığı üzere, Washington bu durumu iki tarafı birbirine yaklaştırarak çözmeye çalışıyor. Çözüm sürecinin de bunu kolaylaştıracağını öngörüyor.

GÜVENLİ BÖLGE MESELESİ

İkinci anlaşmazlıkları ise GB ve UYB meselesi.

ABD’nin buna karşı çıkmasının bir sebebi, Esad güçleriyle bu bölgede çatışma riskinden kaçması.

Bir diğeri, uluslararası toplumdan onay alınması gerektiğini düşünmesi.

Ancak anlaşılan o ki asıl mesele, bu bölgeye yapılacak hava operasyonlarını karadan kimin destekleyeceği. Ve IŞİD temizlendikten sonra burayı kimin kontrol edeceği.

*

İki hafta önce konuştuğum Türk yetkili hava operasyonları için gerekli olan istihbaratı ABD’nin PYD’den, Ankara’nın ise Özgür Suriye Ordusu’ndan (ÖSO) aldığını ve alacağını söylemişti.

Ancak bu durum belli ki aralarındaki koordinasyon açısından zorluk çıkarıyor.

Bununla birlikte Türkiye bu bölge IŞİD’den temizlendikten sonra ÖSO ve Türkmen grupların yerleştirilmesini istiyor. Kaldı ki zaten Suriye’de en fazla Türkmen nüfus bu bölgede bulunuyor.

Suriyeli Kürtlere bu kadar yatırım yapmış olan ABD’nin tercihi ise aşikar.

*

Bir diğer konu ise, muhalifler.

Ankara en başından beri ABD’nin “ılımlı muhalif” denilen grubu çok kısıtlı tuttuğunu, bunun da mücadeleyi zayıf kıldığını söylüyor. Bu anlaşmazlık da belli ki devam ediyor.

McGurk’ün “bu konuda henüz anlaşmadık, konuşuyoruz” sözleri buna delalet.

*

Yine de “kim ne aldı, ne verdi”, son sözü söylemek için daha erken. Pazarlıklar devam ediyor.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI