Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Esad’la yeni sayfa mı?

CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan ve Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Moskova’da Rusya Devlet Başkanı Putin’le bir araya geldi. Putin yaptığı açıklamada, üçlü zirvenin çok verimli geçtiğini söyledi.”

Bu cümleler 1 Nisan’da usta gazeteci Hakan Aksay’ın ağzından, yaptığı televizyon programında çıktı. Aksay; hayatının önemli bir bölümünü Rusya’da geçirmiş, Türk-Rus ilişkilerinde herhalde en tecrübeli Türk gazeteci. Yaptığı bu 1 Nisan şakası, Rusları bir anda ayağa kaldırdı. Çünkü Rusya’nın “Anadolu Ajansı” olan RIA Novosti, şakayı ciddiye alıp anında yaydı!

Peki bu şaka bizde de ciddiye alınsa, inanır mıydınız? Ben kendi namıma şaşırmazdım. Çünkü karşı karşıya olduğumuz koşullar tam da böyle “şaka”ları, manevraları dayatıyor. Yani bizi köşeye sıkıştıranları yerinden hoplatmayı.

IRAK’TA KÜRT BAĞIMSIZLIĞI MI?

TÜRKİYE şu anda bir darboğazda. Daha geçtiğimiz hafta kuzey Irak’ta kıyamet koptu. Malum Kerkük İl Meclisi, resmi dairelere Irak bayrağının yanında bir de Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) bayrağı asma kararı aldı. Bu kararın ardındaki asıl aktör IKBY Başkanı Mesud Barzani değil, onun ezeli rakibi eski Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani gibi görünüyor.

Ancak yine de böyle bir adım, IKBY lideri Barzani’nin onayı olmadan atılamaz. Zaten Barzani ve Talabani’nin partilerinin son dönemde yakınlaştığı da biliniyor. Hakeza bu kararın sonrasında olanlar da, Kürtler arasındaki işbirliğine işaret ediyor: Evvelsi gün Barzani ve Talabani’nin temsilcileri toplandılar. Ve IKBY’nin bağımsızlık referandumu için ortak komisyon kuracaklarını açıkladılar.

*

PKK da kuzey Irak’ta Sincar’ı “2’nci Kandil” haline getirmiş durumda. Yani Barzani’nin ara sıra yaptığı “PKK Sincar’dan çıkmalı!” çıkışları samimiyetsiz ve göstermelik kalıyor. Belli ki günün sonunda Barzani, Talabani ve PKK; Kürt milliyetçiliğinde birleşiyor. Yarın öbür gün Barzani kuzey Suriye’deki PYD/YPG ile de anlaşırsa şaşırmayın.

KUZEY SURİYE’DE PYD KORİDORU

KUZEY Suriye deseniz, durum ortada. Bu hattın Batı kısmındaki YPG-PYD varlığı Rusya’nın, doğusunda da ABD’nin koruması altında. Fırat Kalkanı operasyonu da zaten bu yüzden bitmedi mi? Harekât, Rus ve Amerikan kalkanı nedeniyle Menbiç’e ilerleyemedi.

Dahası: Her ne kadar Fırat Kalkanı
sona ermiş olsa da, Türkiye DEAŞ’tan kurtardığı bölgede kalabildiği kadar kalmayı hedefliyor. Ancak yarın öbür gün PYD, Türk askerini El Bab-Cerablus hattından da çıkarmaya çalışabilir. 

Gelelim İran’a. Tahran’ın, Talabani’nin partisiyle ilişkileri zaten ezelden beri iyi. Bugünlerde de Talabani üzerinden Kuzey Irak’taki etkisini arttırma derinde. Zaten İran hem Irak, hem Suriye’de başat aktörlerden ve buradaki Türk varlığından da rahatsız.

*

Kısacası, hem Irak hem Suriye’de DEAŞ-sonrası tablo ortaya çıkmış durumda. Irak’ın kuzeyi öyle ya da böyle gitgide daha bağımsız hale geliyor. İran etkisi de ülkeyi sarmalıyor. Suriye’de ise Esad, Rusya ve İran desteğiyle ayakta kalktı. Geçen hafta da ABD ilk defa açıkça “Esad’ın gitmesinden vazgeçtik” deyiverdi. Ülkenin kuzeyinde de bir Kürt oluşumu ortaya çıkıyor. Ki bunu hem ABD, hem Rusya şu anda destekliyor.

YEPYENİ BİR DIŞ POLİTİKA

PEKİ bu durumda biz ne yapabiliriz? Bu darboğazdan çıkmanın tek yolu: Bu tehditlerin kaynağı olan ülkelerdeki meşru aktörlerle ve de küresel güçlerle işbirliği yapmak. Yani Irak ve Suriye’de kendimize müttefikler bulmak. Bakın geçen hafta Kerkük krizinde Ankara, Erbil’in tavrına karşı Bağdat’la “görüş birliğinde” olduğunu açıkladı. Bununla birlikte, Irak’taki PKK varlığıyla Bağdat’ın onayı olmadan mücadele edemeyiz. Yani Başika krizi nedeniyle son zamanlarda aramızın açıldığı Bağdat, Kürt meselemizde kritik bir müttefik.

*

Suriye’de de aynı şekilde. Kuzeyinde bir PKK/YPG koridorunu engellemek için yanımıza alabileceğimiz ülkedeki tek meşru aktör, Esad rejimi. Rejimle irtibatı ve işbirliğini ise Rusya ve İran üzerinden sürdürmemiz, ancak bu iki ülkeye daha fazla güç atfeder. Ancak buna mukabil, Rusya ve İran’la da işbirliği yapmamız elzem. Moskova’yla yaşadığımız krizde Suriye’deki hareket alanımızın ne kadar daraldığı malum.

Ve tabii ki PKK ve YPG ile mücadelede, ABD’nin desteği olmazsa olmaz. Washington, ortak çıkarlarımıza odaklanmamız gereken belki de en kritik müttefik.

Kısacası artık bu “şaka”ları yapmanın, yepyeni ve taptaze bir dış politika kurgulamanın tam vakti.

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI