Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Çözüm süreci devam

“ÇÖZÜM sürecine oldu? Yoksa bitti mi” derken, iki hafta önce Cumhurbaşkanı Erdoğan, “süreç buzdolabında” deyince anladık: Süreç sadece beklemede.

Peki ama o dolaptan ne zaman çıkacak? Ve çıktığında nasıl devam edecek?
Aklınıza gelen soruların cevaplarını, Ankara’da görüştüğüm hükümet yetkililerinden alıyorum.


Üç kırılma noktası


Öncelikle: Süreç neden donduruldu?
Yetkililer bu süreçte üç kırılma noktasına işaret ediyor. Birincisi, 6-7 Ekim Kobani olayları.
İkincisi, Dolmabahçe toplantısını takip eden süreç. O toplantıda Öcalan’ın “PKK’yı silahları bırakması için kongre toplamaya çağrısı”nın okunmasından sonra, HDP’nin olumsuz bir tavır takındığını söylüyorlar.
Bundan asıl kasıt, HDP’nin silah bırakılması için Dolmabahçe metnindeki maddeleri önkoşul olarak göstermesi.


*


ZİYARET ettiğim Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, okunan metnin “mutabakat metni” olarak ilan edilmesinden rahatsız olduklarını ise özellikle vurguluyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Dolmabahçe toplantısına yönelik yaptığı eleştirileri de, bununla açıklıyor. Dolayısıyla Erdoğan’ın toplantıdan duyduğu rahatsızlığın sonradan, oluşan bu algıdan kaynaklandığı anlaşılıyor.


*


HÜKÜMET çevreleri üçüncü kırılma noktası olarak ise seçim kampanyasında HDP’nin Erdoğan’ı hedef almasını gösteriyorlar. Hem Erdoğan bir siyasi parti lideri olmadığı için, hem de bizzat çözüm sürecini başlatan aktör olduğu için, bunun sürece zarar verdiğini savunuyorlar.


Öcalan’la devam


ANCAK süreç bitmiş değil. Bunu bizzat Yalçın Akdoğan, “Süreci ciddiye alıyoruz. Süreç bitmedi” diyerek dile getiriyor.
Bununla birlikte devlet Öcalan’la görüşmeye devam ediyor. “Devlet”ten kasıt, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı ve MİT.
Öcalan’ın mesajlarının şu anda kamuoyuyla paylaşılmamasının sebebi ise şu: Her gün şehit haberleri gelirken Öcalan’ın görünürde olması doğru bulunmuyor.


*


PEKİ süreç dolaptan ne zaman çıkacak? PKK eylemsizlik kararını açıklayınca ve geri çekilmeler başlayınca. Ankara’da edindiğim izlenim: Seçimlerden önce PKK’dan eylemsizlik açıklaması gelebilir.
Ancak bunun taktik bir adım olarak kalmaması gerektiği özellikle vurgulanıyor. Uygulamada görülmesi ve hemen akabinde geri çekilmelerin başlaması isteniyor.


Yeni Parametreler


PEKİ süreç başladığında nasıl yürüyecek?
Bu aşamada HDP’nin süreçte rol oynamayacağı söyleniyor. Onun yerine devletin ilgili kurumları devrede. Ancak şartlar olumlu yönde değişirse, HDP yeniden denkleme girebilir.
İzleme heyeti ise şu anda gündemde değil, ama yeniden gelebilir.
Yalçın Akdoğan görüşmemizde artık hiçbir konuda “ne yapılmayacağını” söylemeyeceğini özellikle vurguluyor. “Zira şartlar değişebiliyor” diyor.


Tehlikeli ayrışma


ANLAŞILAN o ki, Kürt hareketinin aktörleri arasındaki mesafeler de gittikçe açılıyor.
Malûm Kürt hareketinde üç odak noktası var: Öcalan, HDP ve PKK/Kandil.
Süreç başladığından beri PKK/Kandil, Öcalan’ın oynadığı rolden ve devletle ilişkisinden rahatsız. Bunu açıktan dile getiremeseler de, masa altından Öcalan’ın ayağına, dolayısıyla sürece sık sık tekme atıyorlar.
Şimdilerde HDP ve PKK’nın da arası açılmış gibi görünüyor. Zira PKK liderlerinden Duran Kalkan, geçtiğimiz hafta Selahattin Demirtaş’ın “PKK ama’sız silah bırakmalı” açıklamasına sert çıktı. “HDP siyasette yeterince başarılı olamadı” sözleriyle.
Bu ayrışmanın başlıca sebebi ise HDP’nin
7 Haziran başarısının PKK’nın varlığını tehlikeye sokmuş olması.


*


HÜKÜMET yetkililerine göre HDP ve Öcalan’ın da arası açılmış durumda. Öcalan’ın HDP’yi süreci yönetememekle suçladığı söyleniyor.
Yalçın Akdoğan’a göre bunun bir sebebi de, Öcalan’ın HDP’nin kendi adına söylediklerinden rahatsız olması. Buna örnek olarak “Öcalan başkanlık istemiyor” sözünü gösteriyor.


Büyük resim


Resmin bütününe bakınca iki şey açıkça görülüyor.
AKP, HDP, süreç, Türkiye... Hepsi de PKK’dan aynı derecede zarar görüyor.
Ve Kürt hareketinde farklı odakların oluşması, en çok sürece zarar veriyor.


*


HERKESİN üzerine düşen ise belli.
HDP’nin PKK’nın vesayetinden acilen kurtulması gerekiyor. Hükümetin ise HDP’nin sisteme dahil olmasını desteklemesi şart. Zira silahın altından halıyı çekmenin tek yolu bu.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI