"Vedat Milor" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Vedat Milor" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Vedat  Milor

Ortalamanın üzerinde bir burgerci B.O.B

Ülkemizin damak tadına uygun gelişen burger benim damak tadıma pek uygun değil. Özellikle de tek ve kalın bir köfte yerine iki ince dilim kullanılması hoşuma gitmiyor. Çabuk pişmesi için öyle yapıyorlar. Ama Moda’daki B.O.B ülke ortalamasının üzerinde bir burgerci.

Etoburlar arasında 7’den 70’e hitap eden yemeklerden bir sıralama yapılırsa herhalde hamburger birinci sırayı alır. Farklı dil, din ve ekonomik gelir düzeyindeki hemen herkesin sevdiği, zaman zaman özlemini çektiği, kilo alma korkusuna ve eşinin muhtemel azarına rağmen hafif suçluluk duyarak tükettiği ‘fast food’. Yarı şaka bir şekilde ‘Amerikan mutfağının insanlığa en büyük armağanı’ da denilebilir.
Burgerin dünya ölçeğinde neden bu kadar popüler olduğunu tahmin etmek için atom âlimi olmak gerekmez. Her şeyden önce kolay takdir edilebilir bir lezzet. Kıyma ve ekmek gibi iki ana bileşeni, hem çok yaygın tüketilen hem de daha emekleme döneminden beri bildik lezzetler. Sonra ucuz. Yani kazciğeri, trüf falan ekleyerek pahalı kılmak mümkün ama temelde snobluğa direnen bir bileşim iyi bir burger. Hemen her keseye uygun burger var piyasada.
Ortalamanın  üzerinde bir burgerci B.O.B
Dahası, hem hazırlanması kolay hem de tüketimi hızlı. Öğle vakti sadece 40 dakikanız varsa iyi bir burger biçilmiş kaftan. Bir de tabii ki patates kızartması olayı var. Şöyle çıtır-kıtır bir patates kızartması burun kıvrılmayacak kadar ciddi ve hepimizin gönlünde taht kurmuş bir lezzet. Burger kadar patates kızartmasına uygun yemek yok. Sosis mi? Cips daha uygun.
Burger ve döner gibi popüler lezzetlere yaklaşırken referans noktaları ve damak zevkinin nasıl oluştuğu çok önemli. Ben büyürken iyi döner bugünkünden daha çoktu ama Amerikan tipi burger yoktu. Kristal Büfe vardı ve hem burger hem de muzlu sütlerini ayıla bayıla tüketirdim. Ama en sevdiğim babaannem Handan Milor’un ekmekli köftesiydi. Babaannem yağlı köfte tavada pişerken akan yağlara ekmek atar, ekmeği çevirir ve yağları yedirirdi. Sonra köfteleri tek dilim ekmek üzerine dizerdi. Onun üzerine de kızarmış domates ve soğan. Acaba Adapazarı’na gidip mi görmüştü ya da damak zevkiyle kendi buluşu muydu? Bilmiyorum. Damak yolu bir ama! Bugün de gerçek Adapazarı köfteyi dünyadaki her burgere tercih ederim.
Ekmeği kızarmış olacak
Yediğim bir burgeri değerlendirirken geliştirdiğim öznel tercih ve daha nesnel ölçütler biraz da çocukluk deneyimlerimin sonucu. Örneğin ben burger ekmeğini kızarmış tercih ederim. Aksi takdirde ekmek yerken dağılıyor. Ekmeği ‘brioche’ gibi, yumurtalı ve hafif tatlımsı sevmem. Burgerde çok iyi, sulu ve taze çekilmiş et benim için esas. Orta-az pişecek. Azıcık Dijon hardal, mayonez, göbek salata yaprağı. Domates dilimi olabilir. Soğan olursa illa mangalda pişecek. Aksi takdirde acı ve keskin oluyor. Peynir olursa eski cheddar. Bunun dışında ıvır zıvır sevmiyorum.
Ülkemizin damak tadına uygun gelişen burger benim damak tadıma pek uygun değil. Özellikle de tek ve kalın bir köfte yerine iki ince dilim kullanılması hoşuma gitmiyor. Çabuk pişmesi için öyle yapıyorlar.
B.O.B ülke ortalamasının üzerinde. Tek dilim köfte. Elektrikle ısınan ve burger için uygun bir nevi sac üzerinde ve sipariş sonrası pişiyor. Ev yapımı acımsı sosları güzel. Ekmek kızartılmıyor ama tatlımsı değil ve ağızda dağılmıyor. Burgerle sunulan haydari zararsız.
Ortalamanın  üzerinde bir burgerci B.O.B
Öte yandan en önemli iki değişken konusunda çekincelerim var: Patates kızartması ve et.
Patates kızartmasına özenilmemiş. Hazır patates. Endüstriyel parmesan (İtalyan reggiano ile alakasız) ile lezzetlendirilmiş biraz. Bana göre patatesini kendin seçip temiz yağda güzelce kızartmak şart.
Sonra et... Isırdın mı suyu akacak, akmalı. İlk istediğim mantarlı burger kuruydu. Orta-az pişmesini garanti etmek için “Az pişsin” siparişi verdim. Önüme geldiğinde çok pişmişti. Geri yolladım. Bunun üzerine sahibi ve iyi niyetli bir insan olan Bora Bey geldi. Meğer haftada çalışmadığı tek güne denk gelmiş ziyaretim. Bora Bey’in hazırladığı spesyal burgerde soğanın karamelize olması hoşuma gitti. Kullandıkları, biri kaşkaval, iki peynir yerine tek ve iyi peyniri tercih ederim. Dana bacon’ın bence katkısı yok. Ev yapımı sos güzel ama masadaki hardal yerine gerçek Dijon tercihim.
Sorun et ama. Bora Bey istediğim gibi orta-az pişirdi. Ama et sulu değildi. Kullanılan etin nereden çekildiğiyle mi ilgili? Yoksa çok miktarda satın alınıp uzun süre dolapta kalmasıyla mı ilgili? Bilemiyorum.
Ama bildiğim, iyi bir burger bulduğum zaman etin suyuyla birlikte ağzımın suyunun aktığı!

X