"Vedat Milor" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Vedat Milor" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Vedat Milor

10 euro’ya tıka basa doyacağınız adresler (Endülüs seyahati ikinci bölüm)

İspanya’nın Endülüs bölgesinde lezzet duraklarını keşfim sürüyor. Dünyanın en muhteşem karideslerini, en leziz Rus salatasını, en orijinal tabakları burada tattım. Gelen hesabı gördükten sonra takdir ve hayranlığım bin kat arttı.

Dünyanın ve İspanya’nın bu imtiyazlı köşesine seyahatimiz Malaga ile başladı. Malaga’da kalmadık ve 20 dakikada Fuengirola’ya vardık. Kaldığımız Doubletree Hilton, terası olan bir oteldi. Ben penceresi 3 santim açılan otellerden nefret ediyorum ve onlara ‘hapishane otel’ diyorum. İyi bir yemek öncesi karanlık ve havasız bir otelde kalmak insanın moralini bozuyor. Burada tam tersi oldu. Resepsiyonda çalışanlar da her konuda yardımcı ve güleryüzlüydü.
Fuengirola, Marbella’ya yakın ve çok İngiliz var. Pek çoğunun da burada evi bulunuyor. Daha önce kasım sonunda geldiğimiz Los Marinos Jose’de tek yabancı bizdik. Bu defa ise hemen herkes İngilizce konuşuyordu. Burası İspanya’nın en iyi balık lokantalarından sayılıyor. Sürüm çok olduğu için her şey taze.
Geçen yazımda belirttiğim gibi, Endülüsler kızartma konusunda çok başarılı. Müessese ikramı olarak önümüze kızarmış karides geldi. Ardından iki farklı karides cinsi denedik. İkisi bence dünyanın en leziz iki karides cinsi. Normal karidese göre çok daha sulu, yumuşak dokulu ve tatlımsılar. İlk önce ‘quisquillas’, arkasından da kırmızı karides. Her ikisi de ‘a la plancha’. Mükemmel.
Ardından ‘cigalas’ yani deniz kereviti. O da mükemmel. Bundan sonra gene ‘a la plancha’ tekniğiyle sübye yumurtası. Bizdeki gibi tereyağına boğmuyorlar. Sonra ‘carabineros’ denen, minik ıstakoz büyüklüğündeki karides. Daha sonra parmak boğumu büyüklüğünde sübye ve kalamar. İlkine ‘chopitos’, ikinciye ‘puntillas’ deniyor. İkisini de zeytinyağında kızartmışlar ama bulamaç sanki yok gibi. Olağanüstü.
Beni tek etkilemeyen balık oldu. Lipsoz. Kafasını kızartmış, kalanını mangalda pişirmişler. Bana kuru geldi. Tatlılar, özellikle krem Katalan, çok iyiydi.
Ertesi gün öğle yemeğini arkadaşım ve olağanüstü bir damağı olan Rogelio Enriquez’in tavsiye ettiği bir lokantada yedik. Malaga’da Cosmopolita’. Şiddetle tavsiye ederim.
10 euro’ya tıka basa doyacağınız adresler (Endülüs seyahati ikinci  bölüm)
Sanlucar de Barrameda’da deniz mahsulleri, kabuklular enfes.
Hesabı gördükten sonra hayranlığım bin kat arttı
Beş tabağı bölüştük. Önce yaşamımda hiç görmediğim ve bu düzeye çıkacağına yemesem inanmayacağım bir Rus salatası aldık. Arkasından ise 2018’in en orijinal ve leziz yemeklerinden birini...
Tabakta üç eleman var. Yukarıda bahsettiğim ‘quisquillas’. Çiğ. Ortada çeşitli baharatla çeşnilendirilmiş pişmiş ekmek kırıntıları. Son olarak da üzeri ‘glaze’ edilmiş koca bir kemik iliği. Minik kaşıkla iliğin içindeki jelatini çıkarıp karides ve ekmek kırıntısı ile karıştırıyorsunuz. İyice harmanladıktan sonra ise ev yapımı incecik krakerlerin üzerine sürüp afiyetle mideye indiriyorsunuz.
Bunun arkasından üç başyapıt daha... Önce ‘centello’ denen iri pavuryalı tortilla, İspanyol omleti. Sonra bir nevi hamburger ama içinde tiftiklenmiş kuzu gerdan. Domates yerine ise dünyanın hiçbir yerinde İspanya’daki kadar iyisini yemediğim salamura kırmızıbiber.
Son olarak nefis bir etli kuru fasulye: Fabes. Ne eti biliyor musunuz? Keklik. Lezzet fışkırıyor.
Tatlı olarak ise yörenin karamelize ekmek kadayıfı limon kreması ile sunuldu. Keyiften zaten dört köşe olmuştuk ama hesabı gördükten sonra takdir ve hayranlığım bin kat arttı.
Öğle yemeğinden sonra Madrid’de yaşayan arkadaşım Rogelio’nun “Benim Shangri-La’m” dediği Sanlucar de Barrameda’ya yola çıktık. Burası minik ve turistik olmayan bir yer. Denize kıyısı var. Ana meydanı hep cıvıl cıvıl ve tapas barlarla dolu.
Üç akşam arka arkaya farklı tapas barları denedik. Belirteyim ki bu barlar inanılmaz ucuz. İki kişi bir akşam yemeğini 10 euro’nun altına çıkarabilir.

1-LA GITANA
Buranın iki spesiyalitesi ‘ortiguillas’ ve ‘salmorejo’. İkincisi dokusu krema gibi ama içinde tek damla krema olmayan nefis bir çorba. İlki ise deniz anemone. Zeytinyağı ile kızartıyorlar. Michelin üç yıldızlı deniz lokantalarında bunun 50 katı fiyata ama bu düzey değil.

2-CASA BALBINO
Ana meydanda ve La Gitana’nın hemen yanında. Burada ‘tortilla de camarones’ spesiyalite. Kıtır mücver gibi. “Zeytinyağıyla kızartma ağır olur” diyenler gelsin bunu görsün. Her tapas iyi burada. Örneğin ‘gambas al ajillo’. Sarmısaklı karides güveç.

3-BIGOTE
Kapalı lokantası da var ama ben deniz kıyısındaki açık barı tercih ettim. Bacaleo’dan nefis bir burger. Güveçlerde ustalar. ‘Cazuelas de huevos a la marinera’ ve ‘ürta a la rotena’ ısmarlayın. İlki bir nevi balıklı menemen. İkincisi güveçte bol sebzeli mercan tipi balık.

4-BARBIANA
Tuna balıklı patates salatası ‘papas alinas’ ve Sanlucar’ın jumbo karidesi ‘langostinos’ burada mutlak denenmeli.

X