"Vahap Munyar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Vahap Munyar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Vahap Munyar

İstanbul, dünyanın ‘adalet merkezi’ listesine girer mi

TÜRKİYE İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin Ayakkabı Sanayicileri Derneği Başkanı olduğu günlerdi.

Bir ayakkabı üreticisi, taban aldığı şirketle anlaşmazlığa düşmüş, Büyükekşi’den yaşanan sorunu çözmesi için yardım istemişti.

Büyükekşi, iki tarafı dinledi, yüzleştirdi, kararını verdi:

- Taban üreticisi haksız. Ürün verdiği ayakkabı üreticisini mağdur ettiği için 3 bin dolar ödeyecek.

Haklı tarafa döndü:

- Taban üreticisinden alınacak 3 bin doları senin adına derneğimizin kurduğu vakfa bağışlayacağız. Vakfımız bir okul yaptırıyor. Sen de vesileyle destek vermiş olursun.

Büyükekşi, yıllar önce yaptığı “ticaret hakemliği”ni TİM’in Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile birlikte kurucusu olduğu İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) buluşmasında anlattı. ISTAC Başkanı Prof. Ziya Akıncı, ISTAC ve TİM Başkanvekili Mustafa Çıkrıkçıoğlu, ISTAC Yönetim Kurulu Üyeleri Müjdat Keçeci, Rıfat Bacanlı, Genel Sekreter Candan Yasan Tepetaş ve TİM Başkanvekili Tahsin Öztiryaki’nin katıldığı toplantıda, Büyükekşi’nin anlattığı öykü üzerine “tahkim”le “mahkeme”nin farkını şöyle ortaya koydu:

- Dünyada “duruşma” için İngilizce “hearing”, yani “dinlemek” kelimesi kullanılır. Biz o kelimeyi nedense “duruşma” diye çevirmişiz. Mahkemeler, “Duruşma”nın kökeni “Durmak”tan etkilenmişcesine uzadıkça uzuyor. İddia ve savunmalar yazılı alınıyor, zaman yetersiz diye tarafların dinlenmesi belirli kalıplara sıkışıyor. Davaların sonlanması yılları alabiliyor.

Tahkim heyetlerinin tarafları dinlemeyi temele oturttuğunu vurguladı:

- İstanbul Tahkim Merkezi’ne 25 ayda 15 uyuşmazlık geldi. 9’u karara bağlandı. Bizde davalar 3-6 ayda sonlanıyor. Kaybeden taraflar bile teşekkür ediyor.

Müjdat Keçeci araya girdi:

- Birçok iş insanı sözleşmelerine “uyuşmazlık” kelimesini koymaya utanıyor. Oysa yabancılar sözleşme yaparken hemen, “Boşanmanın şartlarını da yazalım” der.

Büyükekşi, yeri gelmişken TİM üyesi 70 bin ihracatçıya çağrı yaptı:

- Sözleşmelerinizde “uyuşmazlık” için İstanbul Tahkim Merkezi’ni adres gösterin.

Prof. Akıncı, ISTAC’ın dünyadaki yerini anımsattı:

- Baktığımız davalarda verilen kararlar dünyanın her tarafında geçerlidir. Zaten hakem heyetlerini davalı-davacı taraflar belirliyor. Verilen kararları da kabulleniyor. Ayrıca, yurt içi davalar için Türkiye’deki hakemlerden heyet oluşuyor. Uluslararası davalar için dünyaca ünlü hakemlerden oluşan bir ekibimiz var.

Başbakanlık genelgesi ve kamu ihaleleri mevzuat değişikliğine dikkat çekti:

- Kamu alım ve ihalelerinde İstanbul Tahkim Merkezi uyuşmazlık adresi gösterilecek. Böylece kendi kalemizde güçlenip, bölgenin tahkim merkezine dönüşeceğiz.

İSTAC’ın İstanbul Finans Merkezi projesi kapsamında kurulduğuna değindi:

- Bugüne kadar Almanya, Fransa, Hindistan, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinden taraflarından birinin Türk olduğu davalar geldi. Hedefimiz İstanbul’un “adalet dağıtan merkez” olarak öne çıkması.

İstanbul, “adalet”le dünyada öne çıkar mı?

İstanbul, dünyanın ‘adalet merkezi’ listesine girer mi

ÇİKOLATADAN TOPÇU KIŞLASI’NI MÜZEDEKİ SERGİDEN KALDIRDI
ÇAĞDAŞ Holding’in patronu Yüksel Çağlar’la geçenlerde Pelit’in Esenyurt’taki fabrikasını, Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Ayan’ın bizzat yaptığı eserlerden oluşan Çikolata Müzesi’ni gezdik. Ayan, müzedeki Atatürk büstünden Göbeklitepe’den esintilere, Sultanahmet Meydanı’ndan Süleymaniye Camisi’ne, Galata Kulesi’nden Yerebatan Sarnıçı’na birçok eseri çikolatadan yapmasının mantığını açıkladı:

- Buraya her gün yüzlerce çocuk okullarının düzenlediği turla geliyor. Tarihi eserleri, kişilikleri çikolatadan yapılmış görünce daha çok ilgileniyor. Anlatılanları dinliyor, aklında kalıyor.

Pelit’e bir önceki turumda Topçu Kışlası’nı da sergilediğini anımsayıp sordum:

- Topçu Kışlası vardı, nerede?

Buruk gülümsemeyle yanıtladı:

- Tepki gösterenler oldu. Hatta tepki gösterenlerden bazıları kenarını, köşesini kırdı. Ben de kaldırdım.

Ziyaretçilerden biriyle yaşadığı tartışmayı aktardı:

- Bana, “Taksim’deki Topçu Kışlası’nı bu sergiye neden koydun?” diye sert şekilde sordu. “Dedem orada askerlik yapmıştı. Yani, ailem için bir anısı da var” cevabını verdim.

Selahattin Ayan, İsmail Acar’ın desteğiyle Pelit Çikolata Müzesi’ni sürekli büyütüyor, çikolatadan eserlerin sayısı gün geçtikçe artıyor...

X