"Ülker Uzun Polat" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ülker Uzun Polat" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ülker Uzun Polat

Ülker Uzun Polat

Kader ajanları

26 Mart 2014

Filmde, kongre seçimlerine hazırlanan bir adam var. Seçim sonuçlarını belirleyecek önemli bir konuşma yapacağı sırada bir kızla karşılaşıyor ve içinden gelen duyguların ve kızdan aldığı ilhamın etkisiyle hazırladığı konuşmayı bir kenara bırakıp, onun yerine bambaşka müthiş bir konuşma yapıyor. Bu onun politika hayatında büyük bir ivme yapıyor. fakat bu arada kızın izini kaybediyor. Çünkü adına Kader Ajanları denen bir grup insan, adamın kızla yeniden karşılaşmaması için ellerinden geleni yapıyorlar. Ellerindeki talimatlara gore bu ikisinin yolu kesişmemeli.

Ama adam vazgeçmiyor. Aşık olduğu kadına otobüste rastladığı için, 3 yıl boyunca onu bulmak umuduyla, hergün aynı saatte aynı otobüse binmeye devam ediyor. Ta ki, onunla bir rastlantı eseri yeniden karşılaşıncaya kadar.

Herkesin kader çizgisinden sapıp ve sonra da yeniden hizalandığı anlar vardır, işte öyle bir durum yaşıyorlar aslında.

Yalnız buaradaki soru: Hangisi kader? Hangisi sapış? Adamın kaderi hngisi? Kızı kaybedip, ünlü bir politakıcı olma yolunda ilerlemek mi? Yoksa asıl kader, onu hayatındaki kalbindeki büyük boşluğu doldurması için bir daha asla bırakmayıp, politikayı da her şeyi de boş vermesi mi?

O kızla birlikte olmak, politikadan ayrılmasını gerektirebilir ve aynı şekilde kız da dansçıdır ve onunla birlikte olmak onun da kariyerini baltalayacaktır. Ajanlar bunu adama açık açık söylemek zorunda kalıyorlar. İkna oluyor ve kızın peşini bırakıyor ta ki bir gün gene şans eseri kızla yeniden karşılaşıncaya kadar. İşte bundan sonrası tam bir kopuş.

Kıza karşı duyduğu kuvvetli hisleri yüzünden “kader nedir? Kim yazar? Nasıl yazılır? Özgür irade nerede devreye girer? Nerede devre dışı kalır?” tüm bu soruların cevaplarını aratan bir karmaşa yaşatıyor hem kendine, hem ajanlara…

Ve fark eder ki, aslında onlar sandığı kadar güçlü değil, aşk onlardan da adına kader denilen şeyden de daha güçlü bir çekim gücüne sahip. Ve gene fark eder ki, kader ajanları, seçenekler sunulduğunda neyi seçeceğini bilebiliyorlar ama zihnin sonsuz seçenek üretme kapasitesine sahip olduğu düşünülürse çoğu yerde çaresiz oldukları durumlara düşüyorlar.

Dolayısıyla, kararlı bir şekilde arzuların, duyguların peşinden gitmenin ve özgür iradeyi bilinçli seçimlerle kullanmanın önemi de açık bir şekilde vurgulanmış oluyor.

Yazının devamı...

It’s a wonderful life

19 Mart 2014

Gülmeye başlıyoruz.

Doğru ya, diyorum İstersen İzlanda’ya git. Ne olacak? İçindeki karamsarlığı, mutsuzluğu oraya da götürdükten sonra?

-Ben sana birşey diyeyim mi? diyor, karşıma bir sandalye çekip oturarak. Cahil olanlar daha mutlu! Bilgi insanı mutsuz ediyor.

Hayda, bu da ne demek oluyor şimdi? Ben bildikçe, fark ettikçe mutlu oluyorum. Acaba bende mi bir tuhaflık var. Deli miyim ben diye düşünüyorum kendi kendime.

Bir an duraksayıp soruyorum:

İyi de neyi bilmek, ne türden bir bilgi bu da önemli tabii. Dünyanın sonuna ne kadar zaman kaldı, Güneş’teki nükleer patlamalar atmosphere ne türden etkiler yapıyor, Dünya’nın neresinde açlık var, savaş çıktı, memleketin hali ne olacak ya da kim kimi kesti doğradı türünden çıkan haberler mi?

Yoksa, bendeki hangi inanç benim hayatımın hangi alanında ne türden bir blokaj oluşturuyor olabilir, hangi düşünce, inanç ne türden bir hastalığa sebep olabiliyor, kuantum fiziğinin anlamı nedir ve evrenin gizli sırları nelerdir, uygarlıklar boyunca nesilden nesile aktarılan kadim bilgilere nasıl ulaşılır ya da parallel evrenler nasıl etkileşir, zamanın göreceliği ne anlama gelir türünden bilgiler mi?

Bakakalıyor.

Yazının devamı...

NEFES TERAPİSİ HAKKINDA BİR SÖYLEŞİ

6 Şubat 2014

-Ülker Hanım. Bizlere kurucusu olduğunuz Mimoza Yaşam Merkezi’nde yapılan çalışmalarla ilgili biraz bilgi verebilir misiniz?

-Merkezimizde, öncelikle kendi markamız olan Dönüşümsel Yaşam ve Nefes Koçluğu aracılığıyla farkındalık ve arınma çalışmaları yapıyoruz. Bu anlamda, sağlıklı ruh, beden ve zihin yapısına sahip bireylerin sayısının artmasına aracı olmaktan son derece mutluyuz.

-Bu çalışma hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? Nefes Terapisi nedir? Ne işe yarar?

-Hepimiz nefesin öneminin farkındayız. Bilmeyenimiz yok... Nefes alarak doğuyoruz ve son nefesimizi vererek bu dünyadan ayrılıyoruz. Dolayısıyla nefes yaşamla, kendimizle ve bu dünyayla aramızdaki bağ gibi. Bize hayatı, yaşadığımızı hatırlatıyor. Düşünürsek, tüm doğu ve batı dinlerinde ve ruhani yaşam tarzlarında, nefes ilahi olana ulaşmakta en direkt ve en güçlü yol olmuştur. Yani, nefesimiz aracılığıyla yaşam gücümüzü alır, ruhumuzla ve evrenle bağlantı kuruyoruz. Bilmediğimiz bir başka şey de toksinlerin büyük bir bölümünün (%70) vücudumuzdan nefes yolu ile atıldığı.

Özetle, nefesimiz ve onu alış-veriş şeklimiz, hayatımızla ve onu yaşayış şeklimizle derin bir bağlantı içinde.. Çünkü nefessiz hayat olmaz! Üstelik nefesimizle kendimize aktif olarak fiziksel, zihinsel ve ruhsal olarak iyi bir bakım yapabilir ve yaşam deneyimimizi her anlamda kaliteli, daha mutlu, güvenli, huzurlu bir şekle getirebiliriz. Nasıl mı? Aslında formül çok basit: NEFES = HAYAT. Hal böyleyken, biz de, gelin, hayatımıza bakmak yerine bu sefer bir değişiklik yapıp nefesimize bakalım diyoruz. Hiç düşündünüz mü? Nasıl nefes alıp veriyoruz? Tutuyor muyuz? Alabiliyor muyuz? Bırakabiliyor muyuz? Nefesimiz sığ mı? Derin mi? Kısaca nefesimizin farkında mıyız? Ve soruyoruz o zaman: Eğer nefesimizin farkında değilsek, acaba hayatımızın ne kadarının farkındayız?

-Evet, açıkçası bizler nefesin zaten hep orada olduğunu düşünüyoruz ve nasıl, ne kadar aldığımızın; yeterli alıp almadığımızın öneminin farkında bile değiliz. Peki nefesimiz hayatımızı nasıl etkiliyor. Bize biraz anlatabilir misiniz?

- Tabii ki. Her şeyden öte, doğal tam ve açık bir nefese sahip değilsek, sistemimize bizim ihtiyaçlarımız doğrultusunda çalışabilmesi için gerekli oksijeni, enerjiyi veremiyoruz demektir. Dahası bu durum kısır bir döngüye dönüşür ve nefesimizi kısıtladığımız için tıkanıklıklarımız artar, tıkanıklıklar çözülemediği ve arttığı için nefesimiz daha da sığlaşır. Tıkanıklık sadece bedende sınırlı kalmaz, bunun kişinin hayatına da bir yansıması vardır. Kısacası, kişinin nefesi onun hayatı hakkında bize çok şey anlatır. Örneğin, göğüse nefesin gitmemesi, kişinin kalbini sevginin akışına, sevgiyi almaya ve ifade etmeye kapamış olduğunu gösterir. Sığ veya az alma kişinin kendine çok az değer verdiğini gösterirken; uzun verme, geçmişe ve negatifliklere tutunmayı gösterir. Üst göğüsün dışarıya doğru şişmiş ve sert duruşu, birikmiş kızgınlığın göstergesiyken; nefesin karnın üst bölümünde sıkışmış olması kişinin güven sorunlarının olduğunu ve yüksek bir egosu olduğuna işaret edebilir. Öte yandan, nefesin dalgalanması kişinin kalbi ve zihni arasında kaldığını ve bölünme hissi yaşadığını bize anlatır. Kişinin karnında hiç nefesin olmaması ise kişinin kendisi için hiç yaşamadığının, fedakarca hep başkalarını düşündüğünün göstergesidir.

-Doğru nefes almanın pozitif düşünceden, zayıflamaya, kalp çarpıntılarından, uyku problemine, yaşanılan kötü olayları unutmaya kadar birçok konuda etkili söyleniyor. Peki doğru nefes almak için en iyi yol nedir?

Yazının devamı...

Nefes Terapisi!

14 Ocak 2014

Nefes yüzyıllardır Doğu’da pek çok felsefeyle, öğretiyle ilişkili olarak geliştirilmiş, Batı dünyasındaki keşfi ise henüz çok yeni durumda. Bunlardan biri de Dönüşümsel Nefes™ Terapisi. Özünde eski nefes alma kalıbının yıkılarak yerine tam, bağlantılı ve derin nefes alma şeklinin konulmasına dayalı olan bu terapi, vücut haritası üzerindeki meridyen ve akupunktur noktalarının kullanılmasıyla daha da etkin hale getirilmiş durumda. Nefesimizle süperokside olarak güçlü bir pozitif enerji vibrasyonu yaratılmış oluyor ve bu sayede enerji alanımızda temizlik ve arınma gerçekleşiyor.

Vücudumuzda seans sırasında birtakım dönüşümlerin olmasına yol açtığı için adı Dönüşümsel Nefes™ olarak geçiyor. Başka tekniklerin uygulandığı nefes çalışmalarından da bu sebeple farklılık gösteriyor. Seanslar yaklaşık 45 dakika – 1 saat kadar sürüyor. Seans boyunca ağzımızdan karnımıza doğru nefes alıyoruz, yani doğal, diyafram nefesi kullanıyoruz. Seanslarda başka önemli bir konu da, nefeslerinizin bağlantılı dediğimiz türde, alış ve verişin birbirini sürekli takip ettiği şekilde olması. Bunu yaparken alışın uzun, verişin kısa olduğu nefesler aldırıyoruz ki aktivasyon dediğimiz işlem gerçekleşsin. Bu, nefesin açılması için gerekli olan koşulları oluşturuyor. Seanslarda vücudumuza (nefesimizi tuttuğumuz anlarda) kayıtlı olan duygular (ağlama, gülme vb. hisler; öfke, kızgınlık vb. duygular) veya zihnimize gelen düşünceler, anılar , travmalar ve olası etkileri temizleniyor, arınıyor. Seans sırasında her ne oluyorsa olsun, kabul edip, nefes almaya devam etmek tüm bu travmaları çözüyor. Vücudunuzdaki akupunktur noktalarına dokunup olumlamalar söylenirken, tüm söylediklerimiz direk olarak bilinçaltına kaydediliyor. Nefesin kendi işini mucizevî yollardan yapışına her seferinde şahit olmak nedense hep şaşırtıyor beni ve gerçekte tüm güzellikler çabasız, doğal ve kendiliğinden gelmekte. Tek yapmamız gereken izin vermek olmasına, dönüşmeye, değişmeye… İnanılır gibi değil gerçekten.

Her nefes seansı sonrasında artık siz bundan önceki insan değilsiniz. Hayatınız aynı, etrafınızdaki insanlar aynı ama tepkileriniz farklı, yaşadıklarınız farklı, anlamları farklı, yapmak istediklerinizi yapma hızınız farklı, evet mucize gibi geliyor, insanın inanası gelmiyor. Bu dönüşme süreci sırasında, her türlü düzeyde olumsuz enerji hücre belleğinden silindiği için doğal olarak zihinsel ve fiziksel boyuttaki hastalıklar da sizden uzaklaşıyor.

Fiziksel değişim (Rezonans) yasasına göre, evrende pozitif enerji negatif enerjiyle daima buluşur ve onu yukarı çeker. Bu yüzden örneğin sizden daha pozitif bir kişiyle birlikte olduğunuzda kendinizi daha iyi hissedersiniz. Bunun nefes seanslarındaki anlamı da, nefesinizle yaratmış olduğunuz pozitif enerjinin vücudunuzun hangi bölgesinde sorun ve tıkanıklık varsa oraya gidip orayı iyileştireceğidir. Nefes her boyutta işe yarıyor. Duygusal ve zihinsel olarak dingin ve kendi ile buluşmuş, fiziksel olarak arınmış olarak çok daha enerjik ve canlı, sağlıklı bir bedene sahip olup, daha dengeli ve dayanıklı olduğunuzu hem hissediyorsunuz hem de bunu dışarıya hissettiriyorsunuz. Bağışıklığınız güçleniyor, artık daha zor hasta oluyorsunuz. Çakralarımız da nefesle birlikte açılıp hizalanıyor ve bu sayede ruhsal bütünlüğe giden yolda önemli adımlar atmış oluyorsunuz. Ruhsal boyutta tam bir açılım yaşıyorsunuz, sezgileriniz güçleniyor, kararlarınız daha derinden, özünüzden geldiğinden kendinizle ve hayatınızla ilgili derin bir aydınlanma yaşıyorsunuz. Farkındalığınız ve yaratıcılığınız açılıyor.

Fiziksel anlamda ise gerçek bir detoks oluyor, yani toksin atma kapasitesiniz artıyor. Hücrelerin sağlıklı çoğalması için kanın oksijen açısından zengin olması gerektiği, kanıtlanmış bir gerçektir. Söz konusu çoğalma ise hem sağlıklı olma hem de hastalıkların iyileşmesi için gerekli. Eğer herhangi bir fiziksel rahatsızlık içindeyseniz ya da böyle bir kapasiteye sahipseniz, bunun en önemli nedeninin hücrelerinize giden oksijenin azlığı olduğunu söylemek herhalde konuyu kısaca özetleyecektir.

Kısacası, nefes seanslarıyla hayatı bambaşka bir boyuttan yaşamaya ve algılamaya geçmek mümkün. Bana sorarsanız, ölmeden önce yapılması gerekenlerin en başında nefes terapisi almak geliyor. Yeniden doğmak için...

Yazının devamı...

YAŞAM KOÇU ÜLKER UZUN POLAT

14 Ocak 2014

15 yıla yakın bu sektörde çok uluslu şirketlerde çeşitli görevler üstlenirken bu esnada Özel Marmara Üniversitesi İşletme programını tamamlamıştır. Halen İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümünde okumaktadır. Kendi markası olan Dönüşümsel Nefes Eğitimi ve seminerlerini vermekte ve kişisel gelişim seminerleri organize etmektedir.

http://www.mimozayasam.com/

Yazının devamı...