"Uğur Vardan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Uğur Vardan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Uğur Vardan

Yedi kardeşin yedisi de bir olur mu?

Birden fazla çocuğa sahip olmanın yasaklandığı totaliter bir sistemde geçen ‘Yedinci Hayat’, fikir olarak iyi ama uygulamada vasatı aşamayan bir distopik çalışma. Filmde ‘Ejderha Dövmeli Kız’ serisiyle tanınan Noomi Rapace, yedi ayrı karakteri canlandırıyor.

Yedi kardeşin yedisi de bir olur mu

Cate Blanchett’ı 13 farklı karakterde karşımıza getiren ‘Manifesto’ vizyon turunu sürdüredursun bu haftanın yenilerinden ‘Yedinci Hayat’ta da ‘Ejderha Dövmeli Kız’ Noomi Rapace, yedi kız kardeşi birden canlandırıyor. Özellikle ünlü masalı farklı bir mantıkla karşımıza getiren ‘Hansel ve Gretel: Cadı Avcıları’yla tanınan Norveçli yönetmen Tommy Wirkola’nın imzasını taşıyan yapım, nüfus problemlerinin yarattığı sorunlar üzerinden gelişen bir distopya...

Filmin konusu kısaca şöyle: Yakın bir gelecekte dünyanın genel gidişatını her şeyiyle etkileyen ve dengeleri değiştiren hızlı nüfus artışı, sistemi radikal önlemlere iter. Bu önlemlerden en önemlisi de, Dr. Nicolette Cayman’ın önerisi olan (tıpkı Çin’de yakın zamana kadar geçerli olan ve geçen yıl kaldırılan uygulama gibi) en fazla bir çocuğa sahip olmaktır. Doğum sırasında hayatını kaybeden Karen Settman adlı bir kadın geride yedi kız çocuğu bırakır. Babası Terrence çocukları alır, onlara haftanın isimlerini (Pazar, Pazartesi, Salı vs.) verir ve gizlice büyütür. Ortada tek bir kimlik (Karen Settman) ve yedi hayat vardır. Ve fakat kızlar büyüyüp sistemin kimi kademelerinde iş hayatına atıldıklarında tehlike çanları çalmaya başlayacaktır...

Senaryosunu Max Botkin-Kerry Williamson ikilisinin kaleme aldığı ‘Yedinci Hayat’ (‘What Happened to Monday’), aslında kâğıt üzerinde ilginç bir fikre sahip. Lakin bu fikrin sahaya yansımasının başarılı olduğunu söylemek pek mümkün değil. Yedi kız kardeşin büyümesi ve sistemle hesaplaşması aşamasında film, sırtını klişelere yaslamaya ve aksiyon kalıpları içinde yoluna devam etmeye başlıyor. Bu arada zorlama sürprizler, ‘gereksiz taramalar’ ve terse yatırmalar çıtayı bir hayli düşürüyor. Bu durumda da başlardaki belli ölçülerdeki mesafeli duruş ve felsefe yok oluyor, öyküye duyduğumuz merak sönüyor.

Yedi kardeşin yedisi de bir olur mu
Filmin başrolünde, İsveçli oyuncu Noomi Rapace’yi izliyoruz.

Close’dan ‘Yakın’ roller...

Oyunculuklara gelince... Noomi Rapace yedi ayrı kişiliğin üstesinden geliyor gelmesine ama bazı sahnelerde senaryonun da ‘katkısıyla’ karikatürize kalıyor. Willem Dafoe, ‘Dede’ Terrence Settman’da her zamankı klasında, Glenn Close ise çocuklar üzerinden totalitarizm üreten sistem bekçisi Dr. Nicoletta Cayman’da, bir anlamda ‘The Girl with All The Gifts’deki karakterini tekrarlıyor gibi. Özel Tim Komutanı Joe’da Christian Rubeck, ‘Pazartesi’ye âşık özel timci Adrian Knowles’ta Marwan Kenzari ve özellikle hırslı bankacı Jerry’de Pal Sverre Hagen gayet iyiler...

Sonuç? İyi başlayıp finiş çizgisini gerilerde bitiren atletlere benzeyen ‘Yedinci Hayat’, ‘distopik filmler’ hanesini genişletmek isteyen sinemaseverler için ehven-i şer bir seçenek...

YEDİNCİ HAYAT (5 üzerinden 2,5 yıldız)
Yönetmen: Tommy Wirkola
Oyuncular: Noomi Rapace, Glenn Close, Willem Dafoe, Marwan Kenzari, Christian Rubeck, Pal Sverre Hagen, Tomiwa Edun, Cassie Clare
İngiltere-Fransa-Belçika-ABD ortak yapım

Yedi kardeşin yedisi de bir olur mu

Şehrin acılarını taşrada dindirmek...

‘Taşrada güç ve özgüven ararken belaya bulaşan beyaz yakalı kentliler’... Haftanın yenilerinden ‘İlk Kurşun’ (‘First Kill’), bu artık klasikleşmiş Amerikan şablonu üzerinden bir öykü anlatıyor. Hikâyenin ana karakteri işkolik Wall Street brokerı Will, sınıfında problemler yaşayan oğlu Danny’yi ihmal ettiğinin nihayet farkına varıyor ve çözümü (bir anlamda hayatta dik durma dersleri vermek için uygun bulduğu) doğup büyüdüğü taşrada görüyor. Lakin burada tanık oldukları bir vaka, baba-oğulu şiddet dolu sulara çekiyor...

Steven C. Miller’ın yönettiği ‘İlk Kurşun’, zorlama bir senaryonun kurbanı olmuş. Bu tabloda performanslar da, filmin vasatlığının bir başka yansıması olmuş. Ana karakterlerden Will’de Hayden Christensen’i (nam-ı diğer Anakin Skywalker), yerel şerif Howell’de Bruce Willis’i (o da ‘Die Hard’ın John McLane’i) izliyoruz; lakin ikisi de bazı sahnelerde amatör ötesi bir görüntü veriyorlar... Filmin en güzel yanı ise minik Danny’yle soyguncu Levi arasındaki samimi bir şekilde ilerleyen dostluktu.

Toparlarsak taşranın kendine ait sınırları içinde sistem dışına taşan polisler, erkeklik taslayan ve oğluna da benzer bir aşıyı yapmak için harekete geçen ‘şehirli züppe’ derken, aslında belki de Peckinpah klasiği ‘Straw Dogs’a da selam gönderme çabasında olan ama nihayetinde sığ sulardan bir türlü kurtulamayan bir film karşımızdaki.

İLK KURŞUN (5 üzerinden 2 yıldız)
Yönetmen: Steven C. Miller
Oyuncular: Hayden Christensen, Bruce Willis, Ty Shelton, Gethin Anthony, Tyler Jon Olson
ABD yapımı

Yedi kardeşin yedisi de bir olur mu

Diğer seçenekler

Yerli gerilim ‘Siccîn 4’ü, serinin önceki filmleri gibi Alper Mestçi yönetmiş, oyuncular Mirza Metin, Yasemin Kurttekin, Sebahat Adalar ve Yasemen Büyükağaoğlu. Öte yandan dizi film ‘Inhumans’ın ilk iki bölümü, televizyon ekranlarından önce film olarak salonlarımıza uğruyor. Yönetmenliğini Scott Buck’ın üstlendiği yapımda Sonya Balmeros, Iwan Rheon, Serinda Swan, Anson Mount ve Isabelle Cornish başrollende. Yerli yapım ‘Bekâr Bekir’de Bektaş Erdoğan, İrem Derici, Burçin Bildik ve Mevlüt Acaroğlu gibi isimler rol alıyor, yönetmen Serdar Işık. 18 yıl sonra tekrar vizyona çıkan Almodovar klasiği ‘Annem Hakkında Her Şey’ haftanın seçeneklerinden. Hatırlanacağı gibi filmin başrollerinde Cecilla Roth, Marisa Paredes, Candela Pena, Antonia San Juan ve Penelope Cruz gibi isimler vardı. ‘İçerdeki Şeytan’ı ise Miguel Angel Vivas yönetmiş, oyuncular Rachel Nichols, Laura Harring, Andrea Tivadar ve Stany Coppet.

 

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI