"Uğur Vardan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Uğur Vardan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Uğur Vardan

Durduk yere yükü çok arttı

‘Yeni Alex olur mu?’ tartışmalarıyla birlikte futbol coğrafyamıza katılan Fenerbahçeli Diego Ribas, Ersun Yanal’ın kendisini istemediği ama Başkan Yıldırım’ın ısrarı sonucu Fenerbahçe’ye katıldığı iddialarıyla birlikte farklı bir misyonun öznesi olarak da huzurlarımızda artık.

İNSANOĞLUNUN doğasıdır, geçmişin güzel günlerinin peşinde koşar. Futbolun da benzer bir doğası vardır; Milan Sacchi’li dönemini, Arjantin Maradona’lı yıllarını, Fransa ‘yeni’ Zidane’ını arar. Bu topraklara geldiğimizde ise Beşiktaş ‘Metin-Ali-Feyyaz’lı dönemini, Trabzonspor ‘Anadolu ihtilali’ yaptığı zamanları, Galatasaray da ‘Yeni’ Hagi’sini arayıp durur. Fenerbahçe’nin payına da artık ‘İkinci bir Alex’ bulabilir miyiz?’ düşmeye başladı.
Elbette böyle bir arayış için vakit çok erken, çünkü ‘Sambacı’nın hatıraları birçok taraftar için ‘tazeliği’ hâlâ koruyor. Üstelik o ünlü benzetmede olduğu gibi ‘Bir Alex değil’ler o kadar çok ki... Fakat yine de böyle bir bilinçaltının olduğu malum, nitekim bu sezon Süper Lig’de boy gösterecek ‘Yeni yüzler’ arasında yer alan Diego Ribas’a, aramıza katıldığından beri Alex merkezli çok sayıda soru yöneltildi. 29 yaşındaki yıldız da bu konu gündeme geldiğinde meseleyi nazikçe açıkladı:

CEVABI YAKINDA VERECEK

“ALEX büyük bir değer, bu kulüp için anlamını biliyorum ama ben bambaşka bir futbol kişiliğine sahibim...” Zaten bütün bu soruların cevabını Diego Ribas, en kısa zamanda sahada koyacağı performans ve üstleneceği rollerle verecek ve söz konusu tartışma da belli ölçülerde sona erecek...
TAM adıyla Diego Ribas da Cunha, verimli Brezilya topraklarından çıkan çok sayıda yetenekten biriydi. Ülke kariyerini ‘Pele’nin takımı’ olarak bilinen Santos’ta yaptı. Daha sonra kendini Portekiz’in, bu eski sömürgesindeki pırıltılı değerleri keşfederek ilk ‘Avrupa futbolu’ deneyimi kazandırıp vitrine çıkardıktan sonra satan Porto’da gösterdi. Ama asıl olarak şöhreti ve uluslararası sulara açılma şansını Werder Bremen’de buldu. ‘Mızıkacılar’da üç sezon boyunca forma giydi, 84 karşılaşmada 38 gol kaydetti. Sonra hâlâ kıtanın en sert ligi sayılan Serie A’ya adım attı. Lakin Juventus’ta istediği ortamı bir türlü bulamadı, bir sezonluk maceranın ardından tekrar bildiği sulara, Bundesliga’ya döndü, Wolfsburg’u seçti.

RESMi CEVAPLAR...

AMA bütün bu süreçlerde futbolumuzun onda gözü vardı, özellikle Wolfsburg’un sezon ortası kamp yapmak için Antalya’ya geldiği dönemlerde Brezilyalı yıldıza her daim “Seninle ilgilenen takımlarımız var, Türkiye’de oynamak ister misin?” soruları yöneltildi. Diego ise bu sorulara, “İlgiden hoşnudum ama şu an Wolfsburg forması giyiyor ve takımımın başarısı için çabalıyorum” türünden ‘resmi’ cevaplar verdi. 2011-12 sezonunda Atletico Madrid’de kiralık olarak oynadı, keza 2014’de de La Liga’da boy gösterip Arda Turan’la birlikte büyük başarıların parçası oldu. Gerçi son Atletico macerasında istediği süreleri alamadı; ‘adaşı’ Diego Simeone ona 13 maçta forma şansı tanıdı.
Fenerbahçe’nin aklına nasıl düştü bilmiyorum ama ilk kez bu sevdanın NTV Spor’daki ‘Yüzde Yüz Futbol’ programlarının birinde yorumcu Rıdvan Dilmen tarafından dile getirildiğini hatırlıyorum. Dilmen, takımın orta sahasına Diego gibi bir ismin ihtiyacı olduğunu söylemişti. Sarı-Lacivertliler geçen sezon da Brezilyalı yıldızla ilgilenmişti ama kısmet bu sezonaymış.

REFERANSI ARDA TURAN...

İlginçtir bu transfer sancılı bir sürecin parçası haline dönüştü, o zamanlar takımın başında bulunan teknik direktör Ersun Yanal’ın Diego için “Oyun sistemimde yeri yok” dediği iddia edildi. Hatta bu iddia öyle ayyuka çıktı ki, imza töreninde Başkan Yıldırım, oturduğu yerden adeta bir gazeteci kimliğiyle Ersun Yanal’a “Diego’yu istemediğinize dair iddialar var, bu konuda neler söylersiniz?” mealinde bir soru yöneltti, Yanal da, “Başkanımız Diego konusunda fikrimi sordu ve onayımı alarak görüşmelere başlandı” cevabını verdi.
Lakin yaşanılan süreç ve bugün gelinen nokta itibariyle genel kanı Yanal’ın Brezilyalı yıldızı istemediği yönünde. Gerçi Başkan Yıldırım bu konuda önce Milliyet gazetesine verdiği söyleşide “Yanal istemedi” derken yeni teknik direktör İsmail Kartal’ın imza töreninde ise, “Araştırdı, Arda’yla konuştu, ‘Evet, alabiliriz’ dedi” şeklinde ifadeler kullandı. İlginç olan Yıldırım’ın da Diego konusundaki referansı-
nın Arda Turan olmasıydı.

‘YENİ Alex olur mu?’ tartışmalarını da beraberinde getiren Diego için Alex “Çocukluğundan beri tanıdığım Diego, Fenerbahçe’ye güç katar. Yenilgiyi hazmedemez. Oyun için de arkadaşlarıyla diyaloğu iyidir. Ailesine çok bağlı, çalışmayı seven iyi bir futbolcu” dedi.

Ailesine çok bağlı olan Diego Ribas, boş zamanlarını eşi Bruna ve oğlu Davi ile geçiriyor.

Yıldız oyuncu, geçen sezon İspanya’da mutlu sona ulaşan Arda’lı Atletico’da oynadı.


ALMANYA’DA 2007’NiN GOLÜNÜ ATTI

Bundesliga’da Werder Bremen forması giyerken 20 Nisan 2007’de 90+3’te A. Aachen’e attığı gol, ‘Yılın golü’ seçilmişti.

UEFA’DA ‘EN iyi GOL’ UNVANI ONUN

Atletico formasıyla Barcelona’ya attığı gol de ‘UEFA’nın yayımladığı ‘Şampiyonlar Ligi enleri’ listesinde ‘Yılın golü’ seçildi.

İNANILMAZ FALSOLU FÜZE...

Bu gole UEFA, “Diego’nun mümkün görünmeyen bir pozisyondaki falsolu füzesi Barcelona’nın kalecisi Pinto’yu bir anda çaresiz bıraktı” yorumu yaptı.

'İSMİNİ DEĞİŞTİR' TEHDİDİ ALDI

Juve’de oynarken Napoli taraftarı Brezilyalı’yı “İsmini değiştir” diye tehdit etti. Çünkü onlara göre tek Diego vardı: Maradona...


İtalyanlar seviliyor

JUVENTUS serüveni öncesi Diego şunları söylemişti: “Portekiz ve Bundesliga deneyiminden sonra son derece zor bir lige, Serie A’ya kendimi sınamaya geldim. Ne tip futbolcu olduğum asıl şimdi anlaşılacak.” Lakin burada başarılı olamadı ve ayrılırken de durumu şöyle açıkladı:
“Burada yalnız İtalyanlar seviliyor...” Ayrılığına ilişkin taraftar ikiye bölünmüştü. Kitlenin büyük bir kısmı Diego’nun tam bir hayal kırıklığı yarattığı yönünde görüş bildirirken, kimi taraftarlar da o zamanlar Juve’de forma giyen Galatasaraylı Melo ile çok iyi bir organizasyon potansiyellerinin bulunduğunu ve bunun kolayca harcandığını belirtiyordu.

Hürriyet Gücer’e karşı ne yapar?

KUŞKUSUZ bütün bu gelişmeler sonucu Diego’nun F.Bahçe’deki serüveni farklı okunacak. Çünkü futbol kamuoyu Brezilyalı yıldızın ortaya koyacağı performansa göre Aziz Yıldırım’ın hamlelerinin ne denli doğru ya da yanlış olduğuna da hükmedecek. Diego başarılı olursa Yanal’ın haksız olduğu, başarısız olursa da Yıldırım’ın ‘Kazanan takımı neden bozduğu’ konuşulacak. Yani son yaşananlar ‘Sambacı’yı gereksiz bir yükle donattı... Hoş Avrupa’nın kalburüstü liglerinde onca sene boy gösteren bir ismin bütün bu baskılardan başarıyla geçmesi muhtemel ama malum burası Türkiye ve biliyoruz ki geçmişteki görkemli kariyerinizin bu coğrafyanın futbol ikliminde hiçbir hükmü yok, her yanımızı sarmış infaz mangalarınca, anında notunuz verilir ve işiniz bitebilir!..
Öte yandan ‘Diego’lu F.Bahçe’yi Sheffield ve Sevilla maçlarında kısa pasajlar halinde izledik. Ki bu maçlarda teknik direktör Ersun Yanal’dı. Kuşkusuz İsmail Kartal da “Aklın yolu bir” diyerek Diego’yu ‘Forvet arkası’ pozisyonunda oynatacak.

İZLENECEK YILDIZ

Diego, Avrupa macerasında bir tek ‘Sert’ bir lig olarak tanımlanan Serie A’da yeterince başarılı kabul edilmedi. Dolayısıyla kendisine verilecek ağır bir markajda, mesela bir ‘Hürriyet Gücer kelepçesi’ne nasıl çözüm üreteceğini zamanla göreceğiz. Ama F.Bahçe’nin özellikle geçen sezon ortaya koyduğu hızlı pas trafiği ve topu hemen ayaktan çıkarma mantalitesi, bu tür engellerin atlatılması konusunda geçerli bir alternatif ortaya koyuyordu, Diego da bu sistemin parçası olmaya aday. Bazı oyuncular evet belli takımların formalarını giyer ama onları izlemek, takip etmek, heyecan duymak bütün futbolseverlerin meselesi olur. Hagi, Alex, Quaresma, Fernandes, Drogba gibi... Diego da bu topluluğun yeni üyesi olmaya aday isimlerden. Ne derler, bekleyip görelim...


YARIN: SON ASLAN OLCAN ADIN

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI