"Uğur Vardan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Uğur Vardan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Uğur Vardan

Başarmaktan başka çaresi yok

Takımın başına geldiği günden beri kadrodaki oyuncuları ‘Yetersizler’ diyerek sürekli kamuoyuna şikâyet eden ve yeni transferler isteyen Vahid Halilhodzic, isteklerine cevap veren yönetimin ve camianın yüzünü güldürecek mi? Bu sezonun en çok merak edilen sorusu şimdiden bu oldu galiba.

HERAKLEITOS “Aynı suda iki kez yıkanılmaz” diyedursun, futbolda aynı suda üç kez yıkananlar bile var. Mesela Fatih Terim... Tecrübeli çalıştırıcı hem Galatasaray’da hem de Milli Takım’da üç kez yıkandı, yıkanıyor... Vahid Halilhodzic de Karadeniz’in hırçın dalgalarında ikinci kez yıkanmak üzere tekrar Spor Toto Süper Lig sahnesindeki yerini aldı. Boşnak teknik adam 2005-06 sezonunda yarım dönem Trabzonspor’un başındaydı, sekiz yıl sonra tekrar bordo mavili takımla yeni bir maceraya açılıyor.
Lakin bu seferki macera çok çetin geçeceği benziyor, çünkü Halilhodzic geldiğinden beri takımın iskeletine ve inşasına yönelik bitmez tükenmez istekleri ve sürekli gerilim çıkarmaya yönelik yaklaşımlarıyla Karadeniz ekibini, sezon öncesinin en sancılı takımlarından biri haline getirdi. Ve giderek asıl soru Trabzonspor’un Boşnak hocayla ligde ne yapacağından çok, ikinci maceranın nasıl ve ne zaman sonlanacağına dönüştü...

‘EN AZ 10 TRANSFER GEREK’ DEDİ

PEKİ bu noktaya nasıl gelindi? Çalıştırdığı Cezayir’e 2014 Dünya Kupası’nda son derece yırtıcı, yıpratıcı, özellikle fiziki mücadeleye dayalı (Bir bakıma zorunluydu, eldeki kadrodan en mantıklı şekilde böyle verim alabilirdi) bir oyun oynatan Halilhodzic, ‘Kuzey Afrika temsilcisi’ni ikinci tura da çıkarınca dikkatleri üzerinde topladı. Kupa öncesi Trabzonspor’a söz vermişti lakin yıldızı parlayınca vazgeçeceği yolunda haberler basına yansıdı. Neyse ki “Verdiğim sözü tutarım” diyerek Trabzon’a geldi ve bordo mavili takımın başına geçti. İşte problemler de bu noktadan sonra başladı...
Var olan kadroyu bir türlü beğenmeme, üstelik bu görüşünü basın üzerinden kamuoyuyla paylaşma, hazırlık maçlarında alınan her kötü sonucun ardından futbolcuları herkesin önünde suçlama ve nihayetinde, 11 kişi üzerinden oynanan bir oyunda “En az 10 yeni transfer gerekiyor” diyerek bütün bir takımı toptan silme yaklaşımları, Halilhodzic kanadındaki huzursuzluğun yüzeyi vurma ifadeleriydi...

MALOUDA’YI KADRO DIŞI BIRAKTI

YÖNETİM muhtemelen sezon başlamadan yeni bir teknik adam arama uğraşına girmemek için Boşnak hocanın ister istek ister kapris deyin ‘Diplomasi’yi çoktan aşan yaklaşımlarına sesini çıkarmadı ve meselenin üzerini ‘Yeni transfer hamleleri’yle örtme yoluna gitti. Ama Halilhodzic bu arada boş durmadı; bugün oynanacak ve takımın bu sezonki Avrupa macerasına yön verecek en önemli randevulardan ilki olan içerideki Rostov maçı öncesi, eldeki kadronun uluslararası kalibredeki birkaç isminden biri olan Malouda’yla tartışma yaşadı. Sonuçta Fransız yıldız hocanın isteğiyle kadro dışı bırakıldı.

EN KRiTiK iKiNCi HAFTA

TAKIMA katılan Cardozo, Mehmet Ekici, Belkalem, Medjani, Constant gibi yeni yüzlerle Halilhodzic’in başarı çıtasını nerelere taşıyacağını hep birlikte göreceğiz. Umarız başarılı olur ama bunca transfere rağmen istenilen noktaya gelinmezse faturanın kesileceği ilk adres elbette Boşnak hoca olacak.

YÜK ALTINA GİRDİ

Camia, “İstediklerini aldık ama ortada başarı yok” derken haklı olacak. Yani Halilhodzic durduk yere büyük yükün altına girdi, hoş sonuçta o gider ama olan Trabzonspor’a olur.
Bu arada bu süreçte en önemli randevu da ligin 2. haftasında Avni Aker’deki F.Bahçe maçı olacak. Malum, Fırtına, çok uzun bir süredir sarı lacivertlileri yenemiyor; olası bir galibiyet Halilhodzic’in kredisini uzatır, yenilgi ise “Sensiz de bu sonuçları alıyoruz” mantığıyla ayrılık sürecini hızlandırır.


15 Mayıs 1952 Jablanica doğumlu Halilhodzic, faal futbolculuk döneminde 10 yıllık Velez Mostar serüveninden sonra Fransa’da Nantes’a gitti. Kariyerini ise Fransa’da PSG’de noktaladı.

Teknik adamlık hikâyesi Velez Mostar’a başladı, sonra sırasıyla Beauvais, Raja de Casablanca, Lille, Rennes, PSG, Trabzon, İttihad, Fildişi Sahili, D.Zagred, Cezayir gibi istasyonlara uğradı.

23 Temmuz 2004’te savaş döneminde Fransa’dan Bosna’ya yapılması gereken yardımları örgütlemek konusundaki rolünden ötürü ‘Legion d’honneur’ nişanıyla onurlandırıldı.

1992 yılında Bosna’daki savaşında Mostar’da yaralandı. İyileşmesi birkaç ay sürdü. 1993 Mayıs ayında Mostar’dan ayrıldı, ayrılmasının ardından evi yağmalandı, yakıldı.

Velez’le 1981’de Yugoslavya Kupası’nı kazandıkları maçtaki golü ve 1978’de Yugoslavya U-23’le ‘Avrupa Şampiyonu’ oldukları sene finalde attığı üç golü, oyunculuk kariyerini en unutulmaz hatıraları.

1997’de çalıştırdığı Raja de Casablanca, ‘Afrika Şampiyon Kulüpler Şampiyonluğu’na uzanırken kendisi de o sezon ‘Afrika’da Yılın Teknik Direktörü’ seçilmişti.

Sabah zengindim öğlen elbiselerimle kaldım

Kasım 2005’te Trabzonspor dergisinde Türker Tozar’a “Savaşta Bosna’da 1 yıl geçirdim. Bir gün içinde sabah çok zengindim, öğleden sonra bir tek üzerimdeki elbiselerle kaldım. Savaş beni çok güçlü yaptı. Kendimi geliştirdim ve çok çalışmaya başladım” dedi.

YARIN: BEŞiKTAŞ’IN YENi GOLCÜSÜ CENK TOSUN

X