"Uğur Meleke" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Uğur Meleke" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Uğur Meleke

İstanbul’da ‘Süper’ bir maç...

UEFA Süper Kupası, 14 Ağustos Çarşamba gecesi İstanbul’da sahibini buluyor. Vodafone Park’ta oynanacak maçta Şampiyonlar Ligi şampiyonu Liverpool’la Avrupa Ligi’ni kazanan Chelsea karşı karşıya gelecek. Premier Lig buluşması niteliğindeki mücadeleyi Fransız kadın hakem Stephanie Frappart yönetecek. Karşılaşmanın bir başka önemli yanı Chelsea efsanesi Frank Lampard’ın artık bir teknik direktör olarak yıllarca formasını giydiği takımının başında sahaya çıkması...

İstanbul’da ‘Süper’ bir maç...

Frank James Lampard; 20 Haziran 1978, Londra doğumlu eski futbolcu, yeni teknik adam... Futbola babasının efsane olduğu kulüpte West Ham’da başladı ama kendi efsanevi statüsünü 8 mil ötede, Stamford Bridge’de yarattı. Chelsea’yle üç Premier Lig, dört FA Cup, bir Avrupa Ligi, bir de Şampiyonlar Ligi kupası kaldırdı. Bir orta saha oyuncusu olmasına rağmen kulübün tüm zamanlar gol kralı. Ama belki de hayatında ilk kez Chelsea’de kendini bu kadar yalnız ve güvensiz hissediyor. Zira Chelsea’yle bir finale ilk kez formasız çıkacak.
İstanbul’da ‘Süper’ bir maç...
Jürgen Klopp

Liverpool yedi kupa kazanabilirdi

Bu çarşamba İstanbul’da oynanacak ‘Süper Kupa’ maçında Chelsea, neredeyse tüm kriterlerde Liverpool’un gerisinde görünüyor. İki dönemlik bir transfer yasakları var, dolayısıyla ligi üçüncü sırada bitiren ekibi güçlendirme şansları olmadı. Hazard, Higuain ve David Luiz gibi tecrübeliler artık yoklar. Onların yerini Pulisic, Mason Mount, Tammy Abraham, Tomori gibi gençlerle doldurmaya çalışacaklar. Chelsea’nin bu yılki umutları, Lampard’ın Derby’de iyi sinyaller verdiği ‘geliştiricilik’ yönüne bağımlı. Christensen’in onun yönetiminde bir savunma lideri olacağına inanılıyor. Loftus-Cheek ve iyileştiğinde Hudson-Odoi’ye ‘süperstar’ olma kapılarını daha önce o yoldan geçmiş Lampard açacak. Pulisic, Abraham ve Mount onun elinde Premier Lig oyuncusu olacaklar. Bütün yük Lampard’ın omuzlarında bu sene. Ve Liverpool karşısına da adeta “Siz hepiniz, ben tek” duygusuyla çıkıyor genç adam.

Liverpool’sa çok daha oturmuş bir mekanizma. Klopp’un ‘Şampiyonlar Ligi şampiyonu’ ekibi, geçen hafta sonu ‘Community Shield’ randevusunda ‘Premier Lig şampiyonu’ Manchester City’ye Wembley’de ikinci yarıda sahayı dar ederek ne kadar güçlü olduklarını bir kez daha gösterdi. Belki yazın büyük paralar harcayarak sükse yapmadılar ama uzun süreli sakatlıklardan dönen Chamberlain, Joe Gomez ve Brewster’la içeriden transfer yapmış gibiler. Community Shield’da ‘topa sahip olma takıntılı’ Guardiola’ya topun sadece yüzde 46’sını bıraktılar. Chelsea’ye muhtemelen daha azını bırakacaklar. Salah’ın Wembley’deki gol şanssızlığı, Chelsea’nin tek şansı gibi. Klopp fişi 90 dakikada çekmeye, Lampard da uzatmaya ve mümkünse penaltılara götürmeye çalışacak.

İstanbul’da ‘Süper’ bir maç...
Frank Lampard

Son Şampiyonlar Ligi şampiyonu Liverpool, bu ağustosa tam yedi kupa ihtimaliyle girmişti. İngiliz ekibinin 2019-20 sezonunda işleri mükemmel gitmesi halinde müzesine tam yedi kupayı, Premier Lig, FA Cup, Carabao Cup, Community Shield, Şampiyonlar Ligi, Avrupa Süper Kupası ve Kıtalararası Kupa’yı ekleyebilirdi. Ancak birkaç gün önce Community Shield’ı (yani ‘İngiltere Süper Kupası’nı) penaltılarla Manchester City’ye kaybederek bu ihtimali ortadan kaldırdılar.

Yine de önlerindeki altı kupayı kazanırlarsa tarih yazacaklar. Zira daha önce bunu tam anlamıyla başaran yok. Barcelona’nın 2009’da 6 kupayı kazandığı hep dillendirilir ama o 6 kupanın üçü 2008-09’a, üçü 2009-10 sezonuna aitti. Liverpool’sa daha önce 2001’de (lig şampiyonluğu dışında) yarıştığı beş kupayı da kazanmıştı (FA Cup, Lig Kupası, UEFA Kupası, Charity Shield ve Avrupa Süper Kupası). Yani Süper Kupa bu açıdan da önemli...

Kadınlar vardır, kadınlar her yerde...
Elbette maçın hakemi Stephanie Frappart’a büyük saygı duyuyorum. Yazın onun yönettiği ‘Kadınlar Dünya Kupası Finali’ni izlerken de büyük bir hakem olduğunu hissetmiştim. Bence bu finalde de İstanbul’da olmayı hak etti. Ancak bu görevlendirmede elbette Frappart’ın emeği kadar olmasa da, Rapinoe’nun duruşunun da küçük bir payı olduğunu düşünüyorum. Amerikalı aktivist (evet aynı zamanda ‘Dünya şampiyonu futbolcu’) Megan Rapinoe’nun yaz aylarında yaptığı eşitlik çıkışları, kadınlara eşit hak çağrıları, FIFA’ya ve Trump’a meydan okumaları, bu harika görevlendirmenin tohumlarını ekti bence. Megan Rapinoe belki 14 Ağustos’ta fiziken Vodafone Park’ta olmayacak ama onun ruhunun o akşam Beşiktaş’ta dolaşacağını düşünüyorum ben.
İstanbul’da ‘Süper’ bir maç...
Stephanie Frappart

 

 

 

X