"Uğur Meleke" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Uğur Meleke" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Uğur Meleke

Beşiktaş değil, Arena yendi

Daha önce bir kez, 2007 Ekim’inde bir tribünün bir takımı yendiğine şahit olmuştum: O gün İnönü’de Liverpool’u Beşiktaşlı futbolcular değil tribünler yenmişti adeta. 9 yıl sonra dün ikinci kez şahit oldum bir takımın bir tribüne yenildiğine! Bu tribün, bu sezon 6 puan daha kazandırır Beşiktaş’a.

Dün Vodafone Arena’da 22 futbolcu değil, 42 bin 22 kişi oynadı adeta! Beşiktaş Kulübü sadece bir stat değil, bir ruh inşa etmiş Dolmabahçe’ye. Taraftarın oyuna girebildiği yaşayan bir bina yapmış. Dün de Bursa’yı Beşiktaşlı futbolcular değil, tribünler yendi zaten.


Doğrusu ben stat açılışı için Nisan’ın seçilmesine şüpheyle bakanlardandım, içeride sadece 3 maç kalmışken yeni sezonda da dört başı mamur bir açılış olabilirdi diye düşünmedim değil. Ama Beşiktaş’ın dünkü bütünleşmesini görünce, bu stadın sadece 3 maç için değil, kalan 6 müsabakanın tamamı için bir sinerji yaratacağını hissettim. Tribünü, teknik ekibi ve futbolcusu bu yıl birlikte oynayacak artık Beşiktaş’ın. Öyle bir sinerji vardı sahada 11 Nisan itibariyle.


SAVUNMASIZ OYNUYORLAR


Tabii ki bu sinerjiye bireysel performansı artan oyuncuları da eklemek gerek: Hücumda Beşiktaş, Avrupa’da çok az takımın başarabildiği telepatik bir uyuma sahip. Sosa, Oğuzhan, Quaresma, Gomez ve Olcay, birbirlerini görmüyor, hissediyorlar adeta. Eğer Lizbon’da Tolga o kadar kötü bir gününde olup maçı hediye etmese ve bu Beşiktaş bir-iki şanslı kura ile Nisan’ı görebilse bu sinerjinin Avrupa Ligi’nde de iş yapabileceğine inanıyordum ben.
Tabii ki Beşiktaş kusursuz değil. Büyük bir kusuru var hatta: Beşiktaş’ın bu maçla birlikte pol pozisyona geçtiği şampiyonluk yarışında yaşayabileceği tek büyük sorun, neredeyse savunmasız futbol oynuyor oluşu!

 

Dün sahaya çıkan savunma dörtlüsünün (ilk kez 11’de çıkan Serdar’ı da katarsak) üçü yeni transfer gibi. Beşiktaş sadece Ersan’ı değil bütün bir savunmayı Çin’e göndermiş sanki! Ersan çok büyük bir futbolcu, eşsiz bir stoper olduğundan değil; Rhodolfo’nun sakatlığı da eklenince ortada alışılmış hiç bir şey kalmadığından. Beşiktaş savunması sadece birbirini ismen tanıyor şu anda neredeyse. Ve özellikle merkezden gelen hücumlarda çaresiz kalıyor. Hem Alexis hem de Marcelo, hücuma gitmeyi, topla oynamayı ve uzun paslar atmayı çok seviyorlar.

 

Almanya futbolu uzmanı meslektaşım Orhan Uluca, Marcelo transfer olduğunda yazmıştı, Bundesliga’nın en fazla uzun pas deneyen stoperini aldı Beşiktaş. Ama defansif özellikleri itibariyle Ocak’ta sıfırdan bir savunma kurabilecek isimler değil bunlar maalesef. Dün de Necid, küçük bir sihirle golü rahatlıkla yarattı zaten. Stoch’un golünde de merkez darmadağın. Beşiktaş bu sezonu bu savunmayla şampiyon bitirirse o kupanın iki kulpunu Atiba eve götürebilir sanırım!

MAÇIN SLOGANI:


Açılış golüne herkes dokunmak istedi adeta! 7 güzel pasla gelen organize golle Gomez hak ettiği gibi tarihe geçti.


KADER ANI:


Devreye Beşiktaş yepyeni ve yüksek bir coşkuyla başlarken, Hamzaoğlu’nun bunu öngöremeyip değişiklik yapmaması.


MAÇIN OLAYI:


Bir sürü frikik fırsatı verdiler ve sadece 4 kişilik barajlarla başarılı oldular. Harun topu görmek istiyor. Planları başarılı.


TEKNİK DİREKTÖR KARNESİ


ŞENOL GÜNEŞ


1-Herkesi geliştirmeyi sürdürüyor: Oğuzhan-Sosa kademe atladı.


2-Savunma yapamıyor ama yediklerinden fazlasını atıyorlar.


HAMZA HAMZAOĞLU


1-Takıma bir enerji kazandırdı, çizgileri yukarı doğru.


2-İkinci yarıya Emre yerine Stoch’la başlamalıydı.


MAÇIN YILDIZI


Jose Sosa, sadece asist yaptığı ya da penaltı kazandığı için değil, büyük maçlarda sorumluluk aldığı ve büyüdüğü için.


MAÇIN HAYAL KIRIKLIĞI


Serdar Kurtuluş, tabii ki büyük maç ve özgüven eksiği var. Herkesin gayet iyi olduğu günde biraz eksik gözüktü Serdar.

Beşiktaş değil, Arena yendi

 

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI