"Uğur Gürses" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Uğur Gürses" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Uğur Gürses

Yeni ekonomiye yasak duvarı işler mi?

DÜNYA, hizmet ve ürün sağlayanlarla bunlara talebi olanları buluşturan “uçtan uca” (peer to peer) olarak adlandırılan yeni bir ekonomi kulvarına çoktan girdi.

Uçtan uca; ürün, yer, araç, uzmanlık, hizmet, personel paylaşımı sağlayan ve genel olarak da “paylaşım ekonomisi” de denilen yeni bir ekonomi bu. Bunu sağlayan platform da ağırlıkla elimizde bulunan internet bağlantılı akıllı telefonlar. Milenyumun ilk çeyrek yüzyılını tamamlamaya az kalırken; yeni bir ekonominin şekli şemaili iyiden iyiye belirdi.

Sorun şurada; eski ile gelmekte olan arasında köhnemiş olana sahip çıkar gibi görünüp popülizm mi yapacağız, yoksa eskiyi yeniye uyumlaştırıp paydaşların (devletin vergi kaygıları dahil) hepsinin kazançlı çıkmasına mı gayret edeceğiz?

Popülizmin yeni ekonomi ile imtihanı zorlu olacak görünüyor. Malum taksici-Uber mücadelesi sahnede. Taksiciler Uber’den rahatsız, Uber’i yasaklamak, buraya kayıtlı iş yapan araçları trafikten men etmek için girişimler dillendiriliyor.

Belleklerimiz henüz taze; Booking.com gibi ticari bir platformu da çoğu içerik sitesi gibi yasaklamıştık. Ne diye? Turizm acentelerinin ekmeğine engel oluyor diye. Oysa otel müşterilerine, binlerce seçeneği çeşitli kriterlere göre eleyerek kendine uygun konaklama olanağı sağlıyordu. Bu otel işletmecilerine de müthiş bir erişilebilirlik sağlıyordu.

YENİLİĞE KATILIM

Diğer taraftan otel işletmecileri de Airbnb adlı platformdan rahatsız olabilirler; zira bu platform da yine potansiyel otel müşterilerini, ev sahiplerince sunulan konaklama hizmeti ile buluşturuyor. Ancak bundan birkaç yıl önceki pazar raporları, kiralama gelirlerinin üçte birinin bu platforma katılan ticari işletmelere ait olduğu gösteriyor. İşte bu da yeni ekonomiye uyum göstergesi.

Online satış ya da hizmet erişim platformlarında da benzer durum var.

Büyük bir perakende online satış platformu Amazon Türkiye’ye geliyor. Bir zamanların “büyük alışveriş merkezlerini kent dışına taşınması” fikrini anımsayalım. “Kahraman bakkal süpermarkete karşı” popülizmi ile savunulmuştu. Nasıl sonuçlandığına hepimiz tanığız; kent merkezlerinin içine üçer beşer kazık gibi AVM’ler dikildi. Her birinde de dev süpermarketler yerleşti. Rant popülizme galip geldi. Fiziksel süpermarketlerin yerini artık online olanlar almaya başladı; şimdi de “Amazon süpermarketlere karşı” seansı başlıyor.

Müzik marketlerde de durum benzer. CD kaset pazarını, Spotify ve Apple Müzik gibi platformlar da CD satışlarını öldürdü. Yine abone müşterinin belli bir ödeme ile talep üzerine anlık internet akışı (Streaming) ile müzik dinlemesine olanak sağlıyor. Ne CD satın alma, biriktirme, depolama, kaydetme hamallığı yok. Spotify’ın verilerine göre 35 milyonu aşkın şarkıya erişim mümkün. Bunun bedeli de 12-20 parçalık bir CD fiyatının altında. Birey açısında müthiş bir ekonomi; minimum maliyet, maksimum fayda. Unutulmuş sanatçılar ve onların mirasçıları bile en azından telife
kavuşacaklar.

TİCARİ SÖZLEŞMEYE SANSÜR

Yine akıllı telefon, tablet ve laptoplar üzerinden film dizi yayını platformları yayılıyor. Bunların başında da Netflix geliyor. Aşina olmayanlar da adını Meclis’e gelen yasa tasarısı ile duydular. Tahmin edileceği üzere “yasak” temelli bir açıyla; RTÜK’e internet bazlı yayınları denetleme yetkisi tanıyan. Abonelikle yani alıcı ve satıcı arasındaki tercihe ve kontrata dayanan bir yayın biçimine devlet neden karışır ki?

Türkiye, kullanıcının fiilen denetlediği ve notladığı bu yeni ekonomiyi yasakçılıkla karşıladı. Değişimin yarattığı sarsıntılarda, köhneyen eskiye “popülist arka çıkma” sürdürülebilir değil. Politika yapıcılar için en akıllıcası eski ile yeninin kazançlı çıkacağı yeni bir uyum süreci sağlamak. Yine taksici-Uber gerilimine dönersek; İstanbul’da 17 bin 395 taksicinin yaklaşık bin 500’ünün Uber’e kaydolarak bunu zaten yapmaya başladıkları bir gerçek. Uber ya da bir başkası; eski usul iş yapma olanakları daralıyorsa yeniye nasıl uyum sağlanacağına kafa yorulmalı.

Yeniliklerin “yan etkilerini” oy kaygısıyla popülist arka çıkmayla, yasaklarla çözeceğini düşünen politikacıların işi gelecekte daha zor olacak. Çünkü bu uygulama ve platformlarla giderek yeni bir iş yapma biçimi halini alan yeni ekonomi, önünde sonunda yasakçılığı delecek, çöpe atacak.

X