"Uğur Gürses" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Uğur Gürses" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Uğur Gürses

Rahatı kaçan parametre: Döviz kuru

Son bir hafta içinde, tarihsel olarak rekor kıran döviz kuru gerilemeye başladı.

Bunun birkaç nedeni var; en baştaki iç neden, Merkez Bankası’nın faiz indirim görünümünün zayıflaması. Dışarıdan gelen arızi nedenler de var. Ancak görünüm, bunun sadece bir ‘mola’ olduğunu düşündürüyor.

Birincisi, faiz indirim ‘payandaları’ zayıfladı. Bu payandaların en güçlüsü fasit daire gibi ama gerçek bu; bizatihi döviz kurunun sakinliği idi. Bu kalmadı. Kuru ‘azdıran’ ‘baskıyla faiz indirimi’ görünümü idi, kur yükseldi indirimde yer kalmadı.

Türkiye’de siyasetçiler aynı davranışı gösterip ‘ayağa kalkıp’, her seferinde de aynı sonuçla ‘yerlerine oturuyorlar’. Tasarruf açığı olan ülkemizin; dövizi varlığı kıt, döviz borcu ise yüksek. Bir ay önce Merkez Bankası üzerinde başlayan ‘faiz indir’ baskısı döviz kurunu fırlattı, bu da en başta uzun vadeli faizleri yukarı itti. Kur artışının enflasyon beklentilerini bozması sürpriz değil. Bu da, Merkez Bankası’nın önünde bulunan potansiyel faiz indirimini alanını daralttı. İşte bunu gören mali piyasa oyuncuları, döviz kurundaki gelinen yüksek seviyeye dair beklentilerini değiştirdi. ‘Faiz düşmeyecekse, daha düşük bir faiz indirimi tablosu olacaksa kur daha fazla yükselmez’ beklentisi kısa vadede kuru aşağı çekti. Dolar kuru örnek alınırsa 2.50’li seviyelerden dün 2.4335 seviyesine kadar geriledi. Unutmayalım ki bu seviye bile bir ay öncesine göre hala yüzde 3 yüksek.

Kuru yukarı iten politik faktör de ‘görünürlüğünü’ azalttı; son bir haftada siyasal cepheden Merkez Bankası’nı hedef alan herhangi bir ‘faiz indir’ açıklaması olmadı.

Çarşamba günü Erdem Başçı’nın faizi aşağı çekmekte zorlanacağı en az 4 nedenin ortaya çıktığını yazmıştım. Enflasyonun düşüş seyrinde beklenen tablonun olmaması; son bir aydaki kur artışı ve dalgalanmasının hem fiyatlara yansıyacak olması, hem de fiyatlama davranışında bozulmayı körükleyebilecek olması; yüzde 6’lık bir akaryakıt fiyat artışının olması; Merkez Bankası’nın tahvil piyasasındaki verim eğrisini yatay tutma sözünün, o piyasadaki uzun vadeli faizlerin yükselmesi neneiyle faiz indirim koşulunu ortadan kaldırması.

Dışarıdan gelen etkiler de var; biri Ukrayna’da ateşkes ilanı jeopolitik riski askıya aldı, bunun mali piyasalardaki olumlu yansıması olarak döviz kuru biraz geriledi. İkincisi Fed’in Ocak ayı toplantısının tutanakları yayımlandı. Tutanaklardan pek de öyle bir yorum çıkarılmaz ancak; daha çok ‘faizlerde erken bir artırımın toparlanmaya sekte vuracağı kaygıları olduğunun’ öne çıkarılmasıyla, bir nevi ‘fed faizleri bir süre daha artırmaz’ umudu yükseltildi. Bunun da ‘bize faydası olacağı’ beklentisi ile döviz kuru düşüş eğilimini korudu.

Oysa kısa odaklı mercekten kurtulabilenler için Fed’in, faiz artırım etkilerinin bizatihi faizi artırımından önce harekete geçmesini istemediği ve bunu bir sanat sergiler gibi yönettiğine tanık olunuyor.

Dış gelişmelerin içeriye vereceği ‘rahatlığın’ sadece ‘kısa bir ara’ olduğunu anımsatalım. Hem Fed cephesindeki kararlı biçimde ama iyi biçimde iletişimi yönetilen bir faiz artırım süreci çoktan devrede. ABD’de tahvil faizleri yeniden yükselmeye başladı. Ayrıca, Fransa’daki enflasyonun 2009 krizinden bu yana ilk defa negatife dönmesiyle, parasal genişlemenin yanına ileride daha sert para politikası önlemleri alınması olasılığı arttı. Avrupa Merkez Bankası’nın, Avrupa’da euro içinde yer almayan ülkelerin bir süredir giderek derinleştirdiği negatif faiz uygulamasına sarılması ve euronun değer kaybının hızlanması giderek daha güçlü bir olasılık haline geliyor. Diğer taraftan da Yunanistan’ın eurodan çıkış olasılığı hala bir seçenek olarak orada duruyor.

Hem içerideki, hem de dışarıdaki orta vadeli temel görünüm dolar kurunu görece daha yüksek bir yere taşıma potansiyeli olduğunu düşündürüyor. Son bir haftalık görünüm yükselişte sadece ‘kısa bir mola’ fotoğrafı veriyor.

İçerideki güçler ayrılığının felç edildiği çatışmacı politik tablo, orta vadeli konjonktüre uygun yeni bir ekonomi politikasının olmaması, birincil elden politika uygulayıcılarının da kendi içlerinde farklı söylem ve eylemlerde bulunması, Merkez Bankası’na yönelik politik baskılar orta vadedeki döviz kuru görünümü için istikrar vaat etmiyor.

ugurses@hurriyet.com.tr

X