"Uğur Gürses" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Uğur Gürses" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Uğur Gürses

Panama’nın perde arkası

Panama belgeleri aralarında 12 ülke liderinin ve 128 politikacının vergi cennetlerindeki ‘offshore’ hesaplarını ortaya döktü. Herhangi bir bireyin ya da şirketin ‘offshore’ hesabı kullanması yolsuzluk ya da karaparaya bulaştığı anlamına gelmiyor. Ortaya dökülenlerin tuhaf olmasının nedeni, ülke yöneten bir siyasetçinin neden ‘offshore’ hesaba ihtiyaç duyacağı sorusundan başlıyor.

Pazara akşamı açıklanan ‘Panama Belgeleri’, 12 ülke liderinin ve önde gelen 128 politikacının vergi cennetlerindeki 140 adet (offshore) paravan şirketi olduğu, bunlar üzerinden (offshore) servet ve parasal akışların olduğunu ortaya döktü.

 

Alman Süddeutsche Zeitung gazetesince elde edilen, Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ), BBC ve Guardian tarafından paylaşılan belgeler, paravan şirket kurma konusunda dünyanın dördüncü büyük firması olan Panamalı şirket Mossack Fonseca’nın kayıtları idi. Şirketin İsviçre, Kıbrıs, British Virgin Adaları, Guernsey, Jersey gibi vergi cennetlerinde kurduğu 214 bin paravan şirket ve bireylerin kayıtları yer alıyor. Herhangi bir bireyin ‘offshore’ hesabı ya da şirketinin olması yolsuzluk ya da Panama’nın perde arkasıkara paraya bulaştığı anlamına gelmiyor.


BU YOLA BAŞVURANLAR


Paravan şirket kurma nedenleri farklı; vergi kolaylıklarından yararlanmak isteyenler, katı regülasyon uygulamalarını aşmak isteyenler ya da serveti ile göz önünde olmak istemeyen varlık sahipleri de bu yola başvuruyorlar. Kimi ülkelerde mafyanın gözüne batıp haraç ödemekten kaçınmak, kimi ülkelerde ise  yolsuz politikacılara ‘yolunacak kaz’ olmaktan kaçınmak isteyen girişimciler de bu yola başvuruyor. Ama vergi kaçakçıları, yasa dışı iş yapanların, mal kaçıranların da kullandığı bir alan paravan şirket kurmak. Çünkü ‘offshore’ şirketler kurularak, parasal ilişkiler ya da sahip olunan varlıklar perdelenebiliyor. Bir de silah alımlarında ya da terörün finansmanı için uygun bir zemin. Zaten ortaya dökülenlerin tuhaf olmasının nedeni, ülke yöneten bir siyasetçinin neden ‘offshore’ hesaba ihtiyaç duyacağı sorusundan başlıyor. Sahi ülke yönetimlerinde söz sahibi siyasetçiler, bunların yakınları, diğer politikacılar neden vergi cennetlerinde kurulu şirketler üzerinden gizli hesaplara sahip olma ihtiyacı içindeler?


SEBEBİ HORTUMLAMA MI


Bunun tek bir açıklaması var; petrol zengini değilse yolsuzluk ve rüşvet, kendi siyasi güçlerini kullanarak yaptıkları ‘hortumlamalar’, parasal ilişkilerin saklanması. 11.5 milyon belgeden açıklananı henüz 100’ü geçmiyor. Açıklanan Panama Belgeleri ile Rusya lideri Putin’in güvendiği kişiler üzerine kurulan paravan şirketlerle kızına kadar uzanan parasal işlemler yapıldığı ortaya çıkıyor. Pakistan, İzlanda ve Ukrayna’nın bugünkü liderlerinin, Mısır’ın eski Cumhurbaşkanı Mübarek’in oğlunun paravan şirket kurdurdukları, pasaport kopyalarına kadar ortaya dökülüyor.


YENİ DÜZENLEMELER DEVREYE GİREBİLİR


Şimdi üzerinde hummalı biçimde üzerinde gazetecilerin çalıştığı belgelerin, mayıs ayında açıklanacak ikinci bölümü bekleniyor. 2009 küresel krizi sonrasında gelişmiş ülkelerdeki kemer sıkma ve gelir artırıcı önlemler, kamuoyunda ‘offshore’ cennetlerine itirazları yükseltmiş, İsviçre bile ABD ile bilgi alışverişine başlamıştı.  Panama Belgeleri, ileride de ortaya dökülecek belgelerle iki sonuç getirebilir; birincisi yolsuz siyasetçilerin kirli çamaşırları ortaya dökülür. Demokratik hesap verme süreci işleyen ülkelerde bu siyasetçiler hesap verirler, istifa ederler. Kimilerinde, “biz seçildik geldik” diyerek kendi ülkelerindeki yargı sürecini teğet geçenler de olabilir. Alacakları uluslararası alanda ‘sabıkalı’ damgası ülkelerinin itibarını düşürür. Bu ikincisi daha güçlü olasılık; çünkü ‘offshore’ hesabı olan siyasetçilerin çoğu hesap verme süreçleri olan, demokratik ve hukukun üstünlüğü olan ülkelerden değil. İkinci sonuç da ‘offshore’ cennetlerine sıkı bir markaj uygulanmaya başlanması olacaktır. Suriye savaşı deneyimi ve sonrasında yaşanan Avrupa’daki cihatçı saldırılarından sonra şurası açık ki; ABD ve Avrupa, ‘offshore’ şirketlerin ve buradan yapılan işlemlerin terörün finansmanında işlevsel biçimde kullanıldığı kaygıları ile yeni bir düzenleme peşinde koşacaklardır.

 

Panama’nın perde arkası

 

 

X