"Uğur Gürses" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Uğur Gürses" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Uğur Gürses

Ölmez ağacına baca

MECLİS’te bir yasa görüşülüyor; adı “üretim reform paketi”. Birkaç gündür koştur koştur şu konu komisyondan geçirildi: Zeytinlik alanlarına “kamu yararı kararı alınmış yatırım” yapılabilmesi.

Özü şu maddede saklı, “Alternatif alan bulunmaması ve kurulun uygun görmesi şartıyla bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış yatırımlar için zeytinlik sahalarında yatırım yapılmasına Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından izin verilebilir” deniliyor.

Belli ki çok acelesi var hükümetin; zeytin alanları ile kaygısını ifade eden vergi mükellefi Tarkan’ın Twitter mesajına Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü’nün “Tarkan’ın ne işi var? Tarkan’ın zeytinlikleri mi varmış, ne yapacakmış zeytinlikleri? Tarkan’ın şarkılarını seviyoruz. Tarkan şarkılarını söylesin” demesi, demokratik bir toplumda yaşamadığımızı hatırlatmak demek.  Meclis komisyonunda bu konu tartışılırken, zeytinlikleri olup da orada bulunan meslek örgütlerinin konuşmasına da yeterince izin verilmediği, kısa kestirildiği, söz verilmediği, Bakanın da “politika yapıyorsunuz” diye haşladığı da tutanaklara geçmiş. Rahatlıkla görebiliyor ki “adrese teslim” bir hükümet tasarısı, yasama çalışması olduğu çok açık.

Neden mi? Komisyonda yasa tasarısını hararetle savunan  Bakan Özlü’ye soruluyor; “kim talep ediyor bu değişikliği?” Yanıt çok muğlak. Bakan Özlü sanayi parseli bulamayan yatırımcılardan bahsediyor. Ama karşı çıkanlar ortada iken savunan bir kesim yok ortada. Peki bu hangi somut ihtiyaçtan ortaya çıktı? Hangi zorunluluk, hangi “kamu yararı” zeytinliklerin ortasına “yatırım” tesisi kurmayı, maden açmayı gerektiriyor? Yanıtı yok.

Kamuoyunda tepki ortaya çıkınca, hükümet tasarıda taktik değişiklik yapıyor; iki madde çekiliyor. Ama Ankara’dan verilecek bir direktifle, alınacak bir “kamu yararı” kararı ile koskoca zeytinliklerin ortasına maden açmayı, termik santral kurmayı sağlayacak madde geçiyor.

Göstermelik bir “havuç” veriliyor; bu yatırımlara uygunluk verecek olan zeytinlik sahaları koruma kurullarına yerel ticaret borsaları, sanayi ve ticaret odaları gibi kuruluşlar da üye olarak ilave ediliyor. O da tamamen yatırım odaklı bir açı. Gerisi yok. Bu 9 kişilik kurulun 6’sı valinin ve dolayısıyla Ankara’nın direktiflerine bakan kişiler. Belediyeler, ilgili sivil toplum kuruluşları gibi yerel halkın temsilcileri yok. Kararı alacak kişiler, o kararın alındığı yerde uzun süre yaşamayacaklar; ne ekonomik, ne toplumsal, ne çevre bakımından sorunlarını, ne kendileri ne de torunları yaşamayacak. Bu kararın sonuçları nedeniyle o yörenin insanın yüzüne bakarak uzun bir süre o yörede yaşamayacak kişiler.

“Yatırım tesisini” ya da maden ocağını zeytinlik alanlarına kuracak şirketler ‘bilimsel’ rapor hazırlatacaklar ve bu “emir kulu” kurul da bir ayda karar vermek zorunda olacak.

Belli bir bölgede mi bilmiyoruz? Hangi zeytinlik alanlara kim nasıl gözünü kestirdi ise konut ve turistik tesis yapılır endişelerini bertaraf etmek için bu konuda önleyici hükümler yerleştiriliyor yasa tasarısına. Yeter ki maden, termik santral gibi kurulum yapılabilsin zeytinliklere.

Komisyonda İstanbul milletvekili Didem Engin hararetle Bakan Özlü’ye soruyor; zeytincilikle ilgili konuşulmakta olan bu maddelerin bu pakete eklenmesini isteyen iş dünyası örgütlerini öğrenmek istediğini söylüyor. Hangi sanayiciler, hangi üreticiler bu maddelerin bu paketin içerisine dâhil edilmesi talebinde bulunuyordu, neden bu konu komisyonda konuşuluyordu? Bakan Özlü yanıtlıyor; “Böyle bir şirket, böyle bir holding, böyle bir yapılanma asla ve kata... Bakın, hiçbiriyle görüşmedim.”

Muhalefetin ve zeytin üreticilerinin tepkisi ile komisyonda zeytin kesiminde para cezalarını iki katına çıkarılıyor, bu alanlara “kamu yararı” bahanesiyle konut, konaklama tesisi, turistik tesis yatırımı yapılamayacağına dair bir hüküm ekleniyor. Yeter ki “menzile” zarar gelmesin.

Özetle; hiçbir paydaşı dinlemeden “adrese teslim” bir “by pass” yasası olmuş. Yerel halkın onayını almayan, dayatmacı bir açıyla üretim, yatırım zihniyetinin ülkeye kazanç sağlamayacağı çok açık. Tarımsal üretime, gıda güvenliğine, çevre ve insan sağlığına, doğal yaşama tehdide kapı açarak yapılacak yatırımlara kaynak da bulunamayacağını hatırlatalım.

Umarım genel kurulda bu tasarıdan vazgeçilir. 

 

* Zeytin ağacı ölmez ağaç olarak nitelendirilir.

X