"Uğur Gürses" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Uğur Gürses" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Uğur Gürses

Merkez Bankası topu bankalara yuvarladı

Merkez Bankası dün, ağırlıkla piyasaya para verdiği haftalık reponun yüzde 8.25’lik faizini değiştirmedi; piyasayı sıkıştırırken kullandığı gecelik vadeli faizin tavanını yüzde 12’den yüzde 11.25’e indirdi.

Peki, piyasaya verdiği paranın (fonlama) faizini değiştirmeyen Merkez Bankası neden tavan faizi indirme gereği duydu? Şundan; bankaların uyguladığı mevduat faizleri ile reel kesime kullandırdığı kredilerin faizleri, Merkez Bankası’nın gecelik vadede uyguladığı tavan faize duyarlı. Özellikle son dönemde Merkez Bankası’na yapılan baskının arka planında, ticari kredi faizlerinin aşağı getirilmesi arzusu var. İkinci bir neden de, başta bireysel kredi faizlerinin aşağı çekilmesi için gecelik faiz bandının daralması gerekiyor. Özellikle satılmamış konut stoku işaret edilerek, faizlerin düşürülmesi talebi dile getiriliyordu.

Pazartesi günü, ‘Başçı hangi faizi değiştirecek?’ diye sormuştum. Sonuçta, piyasaya yüzde 8.25’le yaklaşık 40 milyar para veren Merkez Bankası, son 20 gündür gecelik faizlerin yükselerek yüzde 9’lar seviyesinde oluşmasını sağlıyordu. Fonlama faizini düşürmesi döviz kurunu yukarı itecekti. Ancak bir taraftan da ‘faizi indir’ baskısı yapılıyordu. Başçı, kredi faizlerinin aşağı gelmesine kapı araladı. Yine ‘ne şiş yansın, ne de kebap’ duruşu sergilendi. Sürekli siyasetçilerden ‘faiz indirimi sopası yiyen’ Merkez Bankası, ‘topu’ bankaların sahasına yuvarlamış oldu.

Merkez Bankası’nın karar alıcı organı Para Politikası Kurulu (PPK) deyim yerindeyse her kesime anlatacak bir hikâyesi olan bir karar almış oldu; haftalık yüzde 8.25’i değiştirmeyip kur ve enflasyon endişesi olanları sakinleştirmeye, gecelik faizlerin tavanını aşağı çekerek de ‘faiz insin’ talebini dile getirenlerin gönlünü almaya çalıştı.

Peki, faizler böyle de, bu kararın açısı nasıl?

Birincisi, özel kesim talebinin ılımlı olduğunu yine tekrarlasa da, ihracatın büyümeye olumlu katkı yaptığını söylemiyor artık. En önemlisi; daha geçen ay ‘2014 yılında toplam talep koşullarının enflasyon baskılarını sınırlayacağını ve cari işlemler açığında belirgin bir iyileşme gözleneceğini’ söylerken, dünkü metinde bu yoktu. Soru şu; madem enflasyon ve cari denge konusundaki iyileşme konusunda tereddüt ortaya çıktı, neden kredi faizlerinin aşağı gelmesi için kapı aralandı?

İkincisi, Merkez Bankası gıda fiyatlarının enflasyonun düşüş hızını sınırlayan ‘temel faktör’ olduğunu söylemekten vazgeçmiş. İyi de yapmış. Gıda fiyatlarındaki yüksek seyrin enflasyondaki iyileşmeyi geciktirdiği not edilirken, kuraklık ve jeopolitik risklerin de enflasyon görünümü üzerindeki etkilerine işaret ediliyor.

Üçüncüsü, tavan faizin neden aşağı çekildiğini anlatmasa da sadece ‘mevcut duruşun daha simetrik bir faiz koridoru içinde sürdürülmesine’ karar verildiği ifade ediliyor. Buradan, eğer koşullar değişmezse gelecek ayki toplantıda da tavan faizin aşağı doğru çekilmesine devam edileceği fotoğrafı çıkar. Yani, görünüşte faizi Merkez Bankası değil, piyasa indirmiş olacak.

Dördüncüsü, enflasyonun gelecekteki görünümü ve buna karşı para politikasının duruşu hakkında hiçbir şey söylenmiyor. Belki de bu kadar yönsüz ve neyi ne için yaptığı bilinmeyen bir PPK metni ortaya konulmamıştı. Merkez Bankası neden faiz indirimi yapmayı kestiğini, neden koridoru yukarıdan daraltmaya başladığını anlatmıyor. Eğer faiz indirmeyi durduracak bir neden varsa kredi genişlemesine yok verecek bir tavan faiz indirimi çelişki değil midir? Öte yandan, Merkez Bankası’nın kısa vadeli faizini uzun vadeli faizlerin bulunduğu çıtaya göre ayarlanacağına dair önceki söylem de havada kalmış durumda.

X