"Uğur Gürses" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Uğur Gürses" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Uğur Gürses

Gelişen ülkelerde büyüme tekliyor

Küresel ekonomide son görünüme dair raporlarda, giderek daha fazla oranda gelişen ülkeler aleyhine bir fotoğraf çiziliyor. Eğer bu ülkelerdeki büyüme oranı gerilediği yerde kalırsa başka yansımaları da olacak. O da yoksullukla mücadele.

IMF’nin son Dünya Ekonomik Görünüm raporunda, özellikle gelişen piyasalar ve gelişen ülkelerde, bu yıl beşinci kez daha düşük bir büyümenin (yüzde 4) gerçekleşeceği vurgulanıyor. Bu oranın; bu grup ülkelerin 1995-2007 arası ortalama büyümesinin 1 puan altında olduğu da not ediliyor. Küresel kriz sonrası 2010’da yüzde 7.5’la toparlayan bu ülkelerde ortalama büyüme, kademeli biçimde düşüş gösteriyor. IMF’ye göre bunda, düşen emtia fiyatları ortamının, bu ekonomilere akan sermayenin azalmasının ve paralarının değer kaybetmesinin, finansal piyasalardaki artan oynaklığın, ekonomik görünümdeki aşağı yönlü risklerin yükselmesinin etkili oldu. Ancak 2016’da yeniden büyümenin yüzde 4.5’e yükseleceği öngörüsü de yer alıyor.

Aşırı yoksulluk yüzde 10’un altına geriledi



Dünya Bankası’nca yayımlanan Küresel İzleme Raporu’nda, yoksulluk sınırının güncellenerek günlük 1.9 dolara yükseltildiği ve buna göre bu sınırın altında yaşayan kişi sayısının küresel nüfusun yüzde 9.6’sına gerilediği açıklandı. Buna göre, 2012’deki aşırı yoksul kişi sayısı 200 milyon azalarak 2015’de 702 milyon olarak tahmin ediliyor. Bu oranın 1990’da yüzde 37 olduğu dikkate alınırsa çeyrek yüzyılda aşırı yoksulluğun çok hızlı biçimde azalması kayda değer. Bunda ekonomik büyüme ve sosyal koruma harcamalarının çok büyük katkısı var.

Günde 1.9 doların altında yaşamını sürdüren küresel nüfusun yüzde 35’i Sahra Çölü’nün güneyindeki Afrika ülkelerinde yaşıyor. Yüzde 15’i ise Güney Asya ülkelerinde. Bu oranlar 2011’de aynı bölgelerde sırasıyla yüzde 44 ve yüzde 22 idi.

Türkiye’de, TÜİK verilerine göre günlük 1 doların altında yaşayan kimse yok. Günlük 2.15 doların altındaki fert yoksulluğu oranı ise 2013 verilerine göre nüfusun on binde 6’sı olarak yer alıyor.



Sürdürülebilirlik ve karbon emisyonu



Birleşmiş Milletler, İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi çerçevesinde her ülkeden, yerkürenin ortalama sıcaklığındaki artışın 2°C’nin altında kalması hedefine ulaşmak, ekosistemleri ve toplumları iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerinden korumak için yapacakları katkıları belirtmeye davet etti. Ülkeler bu katkıları, kendi pay ve sorumlulukları ve mevcut kapasitelerine göre yapması bekleniyor.

Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Stiftung Mercator Girişimi, WWF-Türkiye ile işbirliği içinde bu çerçeveye dönük bir rapor hazırladı. Rapor Bilkent’ten Dr. Erinç Yeldan ve Dr. Ebru Voyvoda’nın analizlerine dayanıyor.

Araştırmacılar Türkiye’nin gerekli emisyon azaltımını gerçekleştirebilmek için; “İklim Politikası Paketi” adı verilen senaryo dâhilinde üç ana politika aracı öneriyor; ana omurgası da karbon vergisi toplanması ve bu vergilerin yenilenebilir yatırım fonu vasıtasıyla yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretmek için kullanılmasına dayanıyor.

Mevcut öngörülere göre, Türkiye’nin 2013 yılında 363 milyon ton olarak gerçekleşen karbon emisyonlarının 2030 yılında, yıllık yüzde 5’lik resmi büyüme tahminlerine göre 851 milyon tona, yıllık yüzde 3.3’lük temkinli büyüme tahminlerine göreyse 659 milyon tona çıkacağı öngörülüyor.

Bu politika araçları hayata geçirildiği takdirde, temkinli senaryoda 2030 yılında emisyonun yüzde 23 aşağıda; 506 milyon tonda gerçekleşebileceği vurgulanıyor. Bu sayede, ekonominin karbon emisyonu yoğunluğunda da (yıllık CO2 emisyonu/GSYH) yüzde 20 oranında bir düşüş sağlamanın mümkün olabileceği vurgulanıyor.

Bu öneri uygulandığında, yenilenebilir enerjiye doğru kayış olacağından kömür ithalatında yüzde 25, doğal gaz ithalatında ise yüzde 35 oranında düşüş sağlanacağı öngörülmüş.

Analiz, 1 kg CO2’yi azaltmanın maliyetinin 7 ila 23 sent (ABD Doları) aralığında seyredeceğini gösteriyor. Bu da toplam GSYH’nin yüzde 1.2’sine tekabül eden bir vergi yükü demek.

ugurses@hurriyet.com.tr

X