Başçı’nın sandığından kalan indirim

Faizin koridorun tavanından, yani gecelik faizin yarım puan düşürülmesinin, yeni başkan Çetinkaya’nın ‘patronajına’ atfedilmesi pek de doğru olmaz; zira Başçı masada oturuyor olsaydı da olasılıkla aynı heyet aynı kararı alacaktı.

Haberin Devamı

Dünkü kararda, ‘işlenmemiş gıda kaynaklı enflasyon düşüşü’ vurgusu olsa da; “çekirdek enflasyon eğilimindeki iyileşmenin sınırlı olması likidite politikasındaki sıkı duruşun korunmasını gerektirmektedir” deniliyor.

 

 

‘Sıkı duruş’, bugünlerde yüzde 8.70’de olan ortalama fonlama faizinin pek de aşağı gelmemesi olarak işaret ediliyorsa; geriye yani gelecek toplantıya bir şey kalmıyor. Rötuştan başka.

 

 

Dünkü indirimle, tavan yüzde 10, taban yüzde 7.25 ortalama fonlama faizi de yüzde 8.70’de. Hani ağustos ayından beri söylenen o ‘sadeleştirme’ ve de ‘koridoru daraltma’ operasyonu ikinci adımını görmüş oldu. Aslında geldiği yerde de simetri sağlanmış oldu. Taban faiz yüzde 7.25 ile tavan yüzde 10’luk faizin orta noktası yüzde 8.625’e karşılık geliyor; bu da ortalama fonlama faizinin yaklaştığı yer. Yüzde 10’la beraber bugünden itibaren oraya oturacak. 

 

 

Haberin Devamı

Ağustos ayından beri söylenen ‘simetrik bir koridorda sadeleşme’ yapılacaksa normal koşullarda geriye son bir adım kalıyor; o da yüzde 7.50’de olan politika faizini yüzde 8.62’ye getirmek. Bilemediniz; taban yüzde 7’ye, politika faizini de yüzde 8.50’ye getirmek, simetriyi sağlayacaktır.

 

 

İşte bu fotoğrafta, dünkü karar yeni başkan Murat Çetinkaya’nın imzası yerine, ‘planlı sadeleşme’ olarak görülmeli. 

 

 

Dönelim başa; çekirdek enflasyonun döviz kurlarında belirgin bir düşüşe karşın görece katı bir seyir göstermesi ki Merkez Bankası da buna işaret ediyor, faiz indirimini erken kılıyor. Nasıl ki geçen yıl, baskıyla erkenden birkaç hamlede faizler aşağı çekilip, sonra da ortalama fonlama faizi yukarı itilmek zorunda kalındıysa bu da olasılıkla bu da öyle olacak. Öte yandan, ‘piyasanın beklediği bir faiz indirimi’ biçimindeki tanımlama, ‘Merkez Bankası’nın hareket tarzına dair bir öngörüyü’ içeriyor. Gerekliliği değil. Bu yüzden, para politikasını kısa vadede ‘piyasa ile kutsamak’ doğru bir ölçüm değil.

 

 

Yazarın Tüm Yazıları