"Uğur Ergan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Uğur Ergan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Uğur Ergan

Mustafa Ayaz’ın Kadınları

Askeri ve diplomatik konuların yoğunluğu içinde, özellikle hafta sonuna doğru sanat köşesi için ne yazacağım diye düşünürken, kimi zaman elektronik postama düşen bir mesaj imdadıma yetişiyor.

Nilay Ayaz’dan gelen “Mustafa Ayaz, ‘İlişkisizlerin ilişkisi-II’ resim sergisi, 2 Mayıs Perşembe günü Mustafa Ayaz Müzesi’nde açılıyor” mesajı bu haftaki kurtarıcım oldu. Aslında her yıl, sergi açsın açmasın Ayaz hocaya bu köşede yer vermeye özen gösteriyorum. Yeni serginin açılışı tam denk geldi.

Mustafa Ayaz’ın Kadınları

Serginin ismi, Ayaz’ın kadınlardan hiç vazgeçme niyetinde olmadığını ortaya koyuyor. İyi de yapıyor. Ayaz’ın neden kadınlardan vazgeçmediğinin yanıtı, onun yaşamını ve sanatını anlatan 278 sayfalık ‘Mustafa Ayaz’ kitabında şöyle veriliyor: “Ayaz’ın kadınları, kaynağını Anadolu’dan alan binlerce yıllık bir kültür yapısının sanatsal genlere dönüşmüş ürünüdür. Koyu-açık ve çizgi değerlerin ince geçişleriyle kadınsallığın tüm renkliliğini ve dokusal yumuşaklığını duyumsatan bu duyarlılığın altında, kadının gizemli evrenine olan ulaşılmazlığın çekiciliği ve duyduğu saygı yatar. Mitoslaştırdığı kadınlarındaki saf ve temiz bir erotiklik görkemi Ayaz’ın figürlerinin özelliğini oluşturmaktadır. Ağır basan bu erotik duyguların dışa vurumuna yalın bir anlatım yolu olarak figüratif yorum anlayışının seçimi, sanatçının kendine uygun bir biçim dilini seçenek olarak benimsemesiyle ilgilidir. Önceleri renk ve boya maddesinin serüvenine ve plastik olanaklarının araştırılmasına dayanan soyut çalışmalara büyük ölçüde önem ve yer veren sanatçının, 1970’li yılların ortalarında çizgisel anlayışa dayanan figürlü bir anlatım da yer vermeye başladığı görülmektedir.”
Ayaz’ın en önemli özelliklerinden biri de, eserlerinde kendisine yer vermesi ve bunun tuvale yansıttığı modelleriyle bir bağlantısının olması. Bunun nedeni de aynı kitapta şöyle anlatılıyor: “Kişisel portreleri dışında ressamların, tablolarında kendilerine yer vermeleri sanatın tarihi içinde geride kaldığı genel kanı olmakla birlikte, Ayaz’ın her kompozisyonunda bir biçimde, ya modelin yanında kendine yer vermesi ya da resmin bir köşesine belli belirsiz de olsa çırpıştırması, onun resimlerinin değişmez nişanıdır neredeyse. Çoğunlukla arka planda belli belirsiz yer alan kendi portreleri, esin kaynağı olan modellerinden ya da imgelemenin yarattığı güzel kadın figürlerinden bağımsız olarak yer almazlar. Resmin ana motifini oluşturan kadın figürleri hep ön planda yer alarak, ressamın kendilerine dikkatle baktığının farkında oldukları izlenimini veren bir yüz anlatımına sahiptirler. Onun resimlerinde kadınlar beğenilmek, kendilerini ressama beğendirmek için oradadırlar sanki. Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa’sı ne ise, Ayaz’ın kadın figürleri de odur. Mona Lisa gibi baştan çıkarıcı muzip bir erotiklikle bakar gibidirler.” Ayaz hoca ne zaman görse, “Sergiyi boşver, müzeyi ön plana çıkar” der sürekli. “Yazdım ya hocam kaç defa” desem de, “Bir daha yazmanın zararı yok” yanıtını verir. Müze bölümü de aynı kitaptan: “Müzelerin eski yapıt ya da sanat mezarlığı değil, en az okullar kadar eğitimsel işleve sahip olduğunun bilincinde olan bir eğitimci olarak Ayaz, bir müze dolduracak sayıdaki yapıtlarından başka, gelecek kuşaklara ışık tutacak bir kültür merkezini de armağan etme erdemini gösterebilmiştir. Ülkemizde sanatçılar adına ya da anısına kişisel olarak veya çeşitli kurumlar, kuruluşlar tarafından mekanlar ve müzeler düzenlenmekle birlikte, hiçbir destek ve yardım almadan, salt müze ve sanat merkezi olarak tasarlanmış olan bu yapıyla bir ilki de gerçekleştirmiş oluyor Ayaz. Böylece yalnız bir sanatçı olarak yapıtlarıyla değil, aynı zamanda kamunun yararlanabileceği bir kültür hizmetinden dolayı da adını tarihe daha şimdiden yazdırmıştır.” Bu yazıda son sözüm, hem sergiye gidin, hem de müzeyi gezin.

KENTTE NE VAR?

Can Küçük-Damla Sari-Gökhan Gökseven-Mustafa Karasu-Onur İzci-Yavuz Ayhan-12 Mayıs’a kadar (Müze Evliyagil/İncek) Celal Binzet-1 Mayıs’ta açılacak (Sevgi Sanat/Hilal Mahallesi), Mehmet Emin Erdoğdu-11 Mayıs’a kadar (Nurol Sanat/Güvenevler), Canan Berber-24 Mayıs’a kadar (Kent Sanat/Yıldız), Asaf Erdemli-12 Mayıs’a kadar (CerModern/Sıhhiye), Ayşegül Yarar-5 Mayıs’a kadar (Fırça Sanat/Hilal Mah.), Gültekin Serbest (resim)-Funda Açıkgöz (seramik)-13 Mayıs’a kadar (Emin antik/Kale), N.Seydi Ferahoğlu-4 Mayıs’a kadar (Grup Sanat/Hollanda Cad.), Vicdan Nalbur-İnal Uşşaklı-4 Mayıs’a kadar (Galeri Akdeniz/Yıldız), Filiz Çarkoğlu-3 Mayıs’a kadar (Galeri Çankaya/Kızılay), Gamze Şiriner-9 Mayıs’a kadar (Platform A/Taurus AVM), Hasan Mutlu-2 Mayıs’a kadar (BoHo Art/Kale), Bilkent Sanat Festivali-5 Mayıs’a kadar.

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI