"Uğur Ergan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Uğur Ergan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Uğur Ergan

Akça'dan siyah beyaz Anadolu

Cumhuriyet dönemi Türk resminin en üretken ressamları kimler diye sorulsa, sayılacak isimler arasında sanırım Sabri Akça ön sıralarda gelir.

Türkiye’nin önemli suluboya sanatçısı olarak değerlendirilen Akça’nın Ankara’daki atölyesine adımınızı atar atmaz üretkenliği görürsünüz. Sabri hocanın fırçasından çıkmış resimler atölyenin girişinde sizi karşılar. Atölye içinde nereye adım atsanız, hepsi birbirinden güzel suluboya, akrilik ve yağlıboya çalışmalar önünüze çıkar.
Geçen hafta Sabri hoca ile buluştuk. Nedeni Akça’nın 22 Ocak perşembe günü Peker Sanat’ta (Yıldız) açılacak sergisi. Hoca sergiye “Anadolu’da siyah-beyaz tutkusu ve analar beklemesin” adını koymuş. “Siyah-beyaz” vurgusunda hocanın koyu bir Beşiktaş taraftarı olmasının payı var. Ama o vurgu aynı zamanda Anadolu kadının 40 yılı aşkın süredir yaşadığı “evlat acısı”nı da yansıtıyor.
Bu serginin bir anlamda “Retrospektif” olma özelliği taşıyacağını da söylüyor Akça. “Analar neyi bekliyor ki hocam, beklemesin diyorsun” diye sorduğumda, Türkiye’nin 40 yıldan bu yana karşı karşıya olduğu terör belasına dikkat çekti. Bahçelievler Rotary Kulübü’nün de destek verdiği sergiden elde edilecek gelirin bir bölümünün terör gazilerine de verileceğini belirten Akça şunları söyledi:
“Kaç ana askere gönderdiği kuzusunun kokusuna doyamadan teröre kurban verdi, bilen var mı? Ben Anadolu kadının çektiği acının sesi olmak istedim.
Nasıl ki, Kurtuluş Savaşı sırasında kağnılarla mermi taşıyan kadınların resimleri yapıldıysa, onlar hakkında kahramanlık şiirleri yazıldıysa, yakın dönemde yaşadığımız olaylardan da sanatçıların etkilenmesi gerektiğini düşünüyorum. İşte ben bunu yapmaya çalıştım.”
Akça’nın kendisiyle özdeşleşmiş, karla kaplı, kadınların yollarda bekleştiği şirin Anadolu köyü peyzajlarının yanısıra, tuval üzerine yapılmış portre çalışmaları da var bu sergide. Kadın portreleri üzerine konuşurken Akça’nın birden Bedri Rahmi Eyüboğlu ile yaşadığı bir anısı geldi aklına:
“1951 yılında yetenek sınavını kazanarak girdiğim İstanbul Çapa Resim Bölümü’ndeyim. Taksim’de Bedri Rahmi’nin sergisine gitmiştim. Bana resimleri nasıl bulduğumu sordu. ‘Siz İstanbul’da yaşıyorsunuz, Anadolu kadını resmi yapıyorsunuz. Anadolu kadını boynu bükük, çarpık bacaklı değildir. Onları biz çizmeliyiz, çünkü biz onlarla yaşıyoruz’ dedim. Cevap olarak, ‘Söylemesi kolay, yap da görelim’ dedi. Bir hafta sonra elimde sekiz Anadolu kadını portresi ile yanına gittim. ‘Bunlara ne vereceğiz?’ dedi. ‘Satmak için yapmadım, siz istediğiniz için yaptım’ deyince o da bana ‘Ben de sana sekiz tane serigrafi baskımı vereyim o zaman’ dedi. Böylece ilk Anadolu kadınları portrelerimden kazanç sağlamış oldum. Ayrılırken de, ‘Bak yavrum bu tür çalışmalarını asla bırakma’ dedi.”
Veda vakti yaklaşınca, Akça, resimde neden yöreselliğe önem verdiğini de şöyle gerekçelendirdi:
“Evrenselliğin birinci koşulu yöresel olmaktır. Çağdaş olacağım diye Fransa ekolü, Alman ekolü gibi tarzların peşinde koşan sanatçılar bence özgürlüklerini yitirmişlerdir. Yaşar Kemal gibi, Fakir Baykurt gibi pek çok yazarımız Anadolu’yu anlatan romanlarıyla dünyada ünlenmişlerdir. Nobel ödüllü yazarımız Orhan Pamuk’a sormuşlar, ‘Neden hep İstanbul?’ diye. O da ‘Başka bir yeri tanımıyorum ki’ demiş. Çok doğru. Bu ülkenin sanatçısı, bu ülkenin gerçeklerini yansıtmalı. Çin resmi, Japon resmi, Afgan halısı, İran halısı, yüzyıllar boyunca özelliklerini kaybetmemişler. Çağ dışı mı şimdi bunlar?”

GENÇ’TEN “SESSİZ JEST”

Cumhuriyet’le ayrı bir değer kazanmış, ancak bu günlerde yeniden karanlığa gömülmek istenen (maalesef bir kadın siyasetçi tarafından) kadınların ve kadın duruşunun konu olduğu sanatsal çalışmaları önemsememiz gerekir diye düşünüyorum. Madem kadınla başladık, öyle devam edelim. Kadın portrelerinin ağırlıklı olduğu, ressam Bahri Genç’in “Sessiz jest” adını verdiği sergi de 22 Ocak’ta Arda Sanat’ta (Yıldızevler) açılacak. Diğer bazı sergiler de şöyle:
Burhan Doğançay, Fikret Mualla, Nuri İyem, Avni Arbaş, İbrahim Safi ve daha birçok ünlü ressamdan oluşan karma sergi-21 Şubat’a kadar (Ankasanat/Doğukent Bulvarı), Adnan Turani, Mustafa Ayaz, Yalçın Gökçebağ, Hüseyin Yüce, Hasan Kavruk karma sergi-13 Şubat’a kadar (Galeri Valör-Yıldızevler), Lütfü Günay-23 Ocak’ta açılacak (Sevgi Sanat/Çankaya), Istvan Orosz, Frigyes König ve Farago karma sergi-20 Şubat’a kadar (Güler Sanat/Ümitköy), Bayram Gümüş, Selahattin Kara, İ. Arda Onursan karma sergi-31 Ocak’a kadar (Galeri Polart-Yıldızevler), Zeliha Akçaoğlu-21 Ocak’ta açılacak (AG Sanat Evi/Konutkent2-Çayyolu).

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI