"Tülay Demir" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Tülay Demir" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Tülay Demir

Nusret sosyetik ben halk tipiyim

22 yaşında bir işletme öğrencisi, girişimciliğin kitabını yazıyor! Siyasetçisinden dünyaca ünlü sporcusuna, oyuncusuna kadar onlarca kişi onun şovlarını görmek, hazırladığı lezzetleri tatmak için mekanına akın ediyor. Bu hafta, Hatay Medeniyetler Sofrası’nı lezzet markası olmaktan çıkaran, sosyal medya paylaşımları ve klipleriyle milyonlarca kişiye ulaşan Burak Özdemir’le buluştum, hamallıktan bugünlere uzanan macerasını konuştum.

◊ Burak, önce Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın sizi ziyaretinden başlamak istiyorum. Nasıl oldu? Öncesinde tanışıyor muydunuz?
- Biz kendisiyle daha önce Ankara’da karşılaşmıştık ama tanışma fırsatımız olmamıştı. Yaklaşık 1 yıl önce Tayyip Bey Etiler’deki şubemizin önünden geçerken kendisine el salladık. Aslında o kadarla kalmadık, afedersiniz önüne atladık. Durdu o da. Mekanımıza davet ettik, gelmek istedi ama bir toplantısı varmış, gelemedi. Söz verdi geleceğine o zaman...
◊ Niye attınız kendinizi aracın önüne?
- Kendisine bir şeyler ikram etmek istemiştim. Onu çok seviyorum çünkü...
◊ Nereden geliyor bu sevgi?
- Bu ülkeye neler kattığını görebiliyorum. Türkiye’yi seviyorum, ülkemi sevdiğim için onu da seviyorum. Ülkemiz adına güzel şeyler yapıyor.
◊ Velhasıl siz kendinizi yola attınız ama sayın Cumhurbaşkanı’nı mekana getiremediniz. Ya sonra?
- Son seçimden 2 gün önce, yani 22 Haziran’da yine buradan geçeceğini öğrendim. Tabii geçerken yine önüne atladım (gülüyor). Ekip de benimle birlikte... Durdu, cam açıldı. Bana bakıp direkt “Sana sözüm vardı, geliyorum” dedi.
◊ Hatırladı yani...
- Hatırladı, hatırladı. İçeri girdi. “Ne içersiniz?” diye sordum. “Soda” dedi. Soda söyledik kendisine. Ondan sonra danışmanına döndü ve benim için dedi ki “Burak’ı tanıyor musunuz? Ben biliyorum, bu biraz delidir”... Ardından yanına oturmamı istedi. “Nasılsın?” diye sordu, “İyiyim” falan dedim ama ölüyorum heyecandan. “Sakin ol” dedi gülerek. Sonra sohbet ettik biraz. Bana yaşımı, okulumu sordu. “Çok heyecanlısın, konuşmanı biraz yavaşlat” dedi bir de (gülüyor). Yaşımı söyleyince inanamadı, “Kimliğini göster, inanmıyorum” diye takıldı.

Nusret sosyetik ben halk tipiyim

ARTIK KİM TUTAR BENİ
DÜNYAYA MEYDAN OKURUM
◊ Yaşını, okulunu ben de sorayım konusu açılmışken...
- 22 yaşındayım. İstanbul Üniversitesi’nde işletme okuyorum.
◊ Gerçekten çok gençmişsin. Eeee, sonra nasıl devam etti sohbetiniz?
- Sonra gençleri, genç girişimcileri destekleyeceğini, gençlerin bu ülkeye çok şey katacağını anlattı. Bunları duyduktan sonra artık kim tutar beni, dünyaya meydan okuyabilirim, dünyaya açılırım (gülüyor).
◊ Zaten dünyaya açılmışsın. Namını yurtdışında “Kebap Game” klibinle duydum mesela.
- Ben sosyal medyada ara ara böyle klipler, videolar çekip paylaşıyorum. Bir şey itiraf edeyim, normalde babam bu şarkı olaylarını falan pek sevmiyor. “Sen kebap yap, bırak şarkıyı” diyor.
◊ Sen niye aksini yapmakta diretiyorsun?
- Çünkü insanlara sadece güzel yemekler değil, aynı zamanda kendi sevecenliğimi de göstermek istiyorum. Neyse... Oturup bir şarkı yazdım İngilizce, “Kebap Game” diye. Bu şarkı dünyanın birçok ülkesine yayıldı. Hatta geçen gün buraya iki Amerikalı rap’çi geldi Ayo ve Teo diye, onlar bile şarkımı biliyordu.
TÜRK MUTFAĞINI
İYİ TANITAMIYORUZ
◊ Ne zamandır bu kebap, yemek işlerinin içindesin?
- 5 yıldır.
◊ Nasıl başladın?
- Başlangıç öyküsü ilginç. Ben çok yaramazdım. 16 yaşındayken babam da tuttu dedi ki “Gel sana ufak bir yer açalım”. Sonra Aksaray’da 10 masalık bir yer açtık. O 10 masa 15-20 oldu. Şimdi 70 masalık yer. Çok çalıştık ama. Benim dedem zaten künefeci. Asıl mesleğim de künefecilik. Bu mesleğe yatkınlığım olduğunu görünce kendimi geliştirdim. Aksaray’dan sonra 2013’te Taksim’de bir yer açtık. 2014’ün sonunda da Etiler şubesi hizmete girdi.
◊ Okul da devam etti ama...
- Evet. Okula gittim, işime geldim, hiç bırakmadım.
◊ Az önce işletme okuduğunu söyledin. Kaçıncı sınıftasın?
- Üçüncü.
◊ Seneye bitiyor.
- İnşallah.
◊ Hedefin ne?
- Hataylıyım diye söylemiyorum inanın, Hatay mutfağı gerçekten çok güzel, çok özel bir mutfak. Bir Fransız mutfağı, bir İtalyan mutfağı, bir Lübnan ve İspanyol mutfağı meşhur oluyor da Hatay mutfağı, Türk mutfağı neden meşhur olmuyor? Çünkü iyi tanıtamıyoruz. Ben Türküm ve tarihimden, kültürümden, mutfağımdan gurur duyuyorum. Hem Hatay hem de genel hatlarıyla Türk mutfağını dünyaya tanıtmak için uğraşıyorum.
BABAM SOSYAL MEDYANIN
GÜCÜNÜ BİLMİYORDU
◊ Baban da burada mı?
- Babam Taksim’de duruyor daha çok. O tabii patron, biz çalışıyoruz (gülüyor).
◊ O ne düşünüyor senin bu kadar popüler bir isim olman hakkında?
- İlk başlarken hep “Oğlum saçmalama, ne yapıyorsun? Instagram da ne, bin tane video koyuyorsun diye insanlar buraya mı gelecek?” falan diyordu. Afedersiniz ama sosyal medyanın gücünü bilmiyordu.
◊ Artık biliyor mu?
- Sanırım... Politika, iş ve sanat dünyasından arkadaşları bile “Ya biz senin oğlunun hayranıyız, çok seviyoruz” demeye başlayınca durumun farkına vardı.
◊ Ben de seni sosyal medyadan tanıyorum. O mecrayı gerçekten çok doğru kullanmışsın.
- Çünkü takipçilerimin sıkılmaması için elimden geleni yapıyorum. Her an yenilik arayışındayım. Yeni yemekler yapıyorum, yeni videolar çekiyorum ki insanlar izlerken keyif alabilsin.
◊ Çok mu yoğun çalışıyorsun?
- Sabah 10.00’da işe başlıyorum, gece 01.00’e, bazen 02.00’ye kadar. Sürekli yenilik arayışında olduğumdan sürekli çalışıyorum.
Burada kaç kişi çalışıyor?
- 120 kişi. Üç şubede toplam 500. Anca yetişiyoruz.
Nusret sosyetik ben halk tipiyim

Bir günlüğüne
İngiltere’den
gelen oluyor

◊ Kendini geliştirmek için neler yapıyorsun?
- Sosyal medyada yaptığım her paylaşıma binlerce yorum geliyor, hiç üşenmem tamamını okurum ben. İyisiyle, kötüyle... Her masayı gezerim, her misafirin uyarılarını ve önerilerini hafızama kazırım, ona göre davranıyor ve ona göre yenilik yapıyorum. Şimdi benim dediğim şey şu; yenilik çok önemli. İnsanlar buraya geldiklerinde sıkılmamalı. Onun için her hafta menümüz yenileniyor neredeyse.
Yabancılar baharatı seviyor mu, ağır gelmiyor mu?
- İlk denediklerinde ağır geliyor ama bizde seçenek çok. Onlar için daha hafif kebaplar da hazırlayabiliyoruz. Ben İngiltere’den, Fransa’dan rezervasyon alıyorum inanır mısınız? Adam diyor ki “Ayın 15’inde sırf orası için geliyorum, ertesi gün döneceğim”. İnanmıyorum, bana uçak biletinin fotoğrafını atıyor. Bu çok güzel ve gurur verici bir durum.

RONALDINHO DA GELDİ “TESTERE”NİN OYUNCUSU DA

◊ Birçok ünlü senin mekanına yemeğe geliyor.
- Evet, geliyorlar sağ olsunlar. Mesela Demet Akalın var, Cem Yılmaz var. Sırf Türk değil, Orta Doğu’dan ve Hollywood’dan da çok ünlü geliyor. Ronaldinho geldi mesela, adını hatırlamıyorum ama “Testere” filminin yaşlı başrol oyuncusu geldi. Birçok bürokrat ve işadamı var ayrıca mekanımıza uğrayan.
◊ Yabancıların ilgisini çeken ne? Neden kalkıp geliyorlar? Neyi merak ediyorlar?
- Tuzlu alevli yemeklerimiz var ya, o çok enteresan geliyor. Onun dışında künefemizi çok seviyorlar.
◊ Türk ünlüler daha çok ne tercih ediyor?
- Kebap yiyorlar. Bir de diyet yemeklerine düşkünler. “Burak bize diyet yemek yap” diyen çok.
◊ Var mı böyle bir yerde kilo yapmayacak yemek bulmak?
- Tabii... Bizim 30 çeşit mezemiz var ve bunların hiçbirinde katı yağ yok. Özü zeytinyağı ve narekşisidir. Benim babaannem 90 yaşında, dedem 95. İkisi de Allah uzun ömür versin hayattalar ve üç şubemize de zeytinyağını ve narekşisini onlar yapıyorlar. Sabah 08.00’de kalkıp tarlaya gidiyorlar, düşünün. İşi sevmek çok önemli, biz ailece işimizi çok seviyoruz. Bunun karşılığını da alıyoruz.

Bana kebapların efendisi diyorlar

◊ Sosyal medyanın gücünü kullananlardan biri de Nusret (Gökçe). Sen ondan sonra başladın ama 2 milyon takipçiyi geçtin. Nusret’le seni ayıran özellikler neler?
- İnanın bu soruyu günde bin kişi soruyor bana...
◊ Cevap?
- Şöyle söyleyeyim... O da kendince iyi, o da Türkiye’yi dünyaya tanıtıyor, bunun için öncelikle kendisini tebrik ediyorum. Sonuçta bir Türk markası.
◊ Rakip misiniz?
- Hayır, onu kendime rakip görmüyorum. Çünkü Nusret hep bilindik şeyler yapıyor, Avrupa’da da olan menüyü, Avrupai lezzetleri ve steak’i burada sunuyor. Ben ise Türk mutfağını sunuyorum. O açıdan ikimiz arasında çok fark var. Ayrıca onun kendine özel tuz hareketi var, kendine özel giyim tarzı var. Ben ise tıraşımı oluyorum, önlüğümü takıyorum, o kadar. O biraz daha sosyetik şekilde insanlara sunum yapıyor. Ben daha halk tipiyim, böylesini seviyorum.
◊ Çok da iddialısın, kendine “Kebapların efendisi” diyormuşsun.
- Aslında ben demiyorum... Biz bu işe başladığımızda menümüzde 7 adet kebap vardı. Şimdi 15 çeşit. Yenilik yapmayı, öğrenmeyi, öğretmeyi, denemeyi, sunmayı seviyorum. O yüzden de insanlar bana zamanla “Kebapların efendisi” demeye başladı. Ben de kabul ettim.

HAMALLIKTAN GELMEYiM
BUNDAN UTANMIYORUM

◊ Sosyal medyada CZN Burak olarak görünüyorsun. Bu marka nereden çıktı?
- Babamın tekstil firması var. Adı da Cinzano. Ama dedim ya, ilk gençlik yıllarında çok yaramazım, sürekli babamla kavga ediyorum. Bir gün tuttum onun yanından ayrıldım. Osmanbey’de bir yerde işe başladım. Ama iş dediğim de hamallık. Bulaşık, hamallık, pres ütü, aklınıza ne gelirse. Bana diyorlar ki “Babanın durumu iyi, niye burada çalışıyorsun? Git babanın parasını ye”. Diyorum ki “Kardeşim ben baba parası yemiyorum, çalışmayı seviyorum”.
◊ CZN markası ile ne ilgisi var bu anlattıklarının?
- Şöyle ilgisi var; Rus misafirlerimiz “Cinzano” diyemiyor, dilleri dönmediği için hep “Cezene” diyorlardı bana. Ben de hesabımı açarken onu kullandım. Utanmadım, o günleri silmedim, ben hamallıktan gelmeyim. Babamın durumunun iyi olmasına rağmen temizlik de yaptım hamallık da.

RONALDINHO DA GELDİ “TESTERE”NİN OYUNCUSU DA

◊ Birçok ünlü senin mekanına yemeğe geliyor.
- Evet, geliyorlar sağ olsunlar. Mesela Demet Akalın var, Cem Yılmaz var. Sırf Türk değil, Orta Doğu’dan ve Hollywood’dan da çok ünlü geliyor. Ronaldinho geldi mesela, adını hatırlamıyorum ama “Testere” filminin yaşlı başrol oyuncusu geldi. Birçok bürokrat ve işadamı var ayrıca mekanımıza uğrayan.
◊ Yabancıların ilgisini çeken ne? Neden kalkıp geliyorlar? Neyi merak ediyorlar?
- Tuzlu alevli yemeklerimiz var ya, o çok enteresan geliyor. Onun dışında künefemizi çok seviyorlar.
◊ Türk ünlüler daha çok ne tercih ediyor?
- Kebap yiyorlar. Bir de diyet yemeklerine düşkünler. “Burak bize diyet yemek yap” diyen çok.
◊ Var mı böyle bir yerde kilo yapmayacak yemek bulmak?
- Tabii... Bizim 30 çeşit mezemiz var ve bunların hiçbirinde katı yağ yok. Özü zeytinyağı ve narekşisidir. Benim babaannem 90 yaşında, dedem 95. İkisi de Allah uzun ömür versin hayattalar ve üç şubemize de zeytinyağını ve narekşisini onlar yapıyorlar. Sabah 08.00’de kalkıp tarlaya gidiyorlar, düşünün. İşi sevmek çok önemli, biz ailece işimizi çok seviyoruz. Bunun karşılığını da alıyoruz.

 

X