Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Shakira, Kolombiyalı köklerine geri döndü

Dünya starı Shakira, Latin Amerika köklerine, yani onu Shakira yapan ilk günlerine döndü. İşte ‘El Dorado’ albümü bunun sonucu olarak ortaya çıktı. ‘El Dorado’, kimseye bir şey ispat etmek zorunda olmayan bir kadının kendini özgür hissetmesi, özgüvenini yeniden kazanarak gönlünden geçenle barışmasının albümüdür.

90’ların sonunda patlama yapan Latin pop kategorisinde Shakira’yı dünya çapında üne kavuşturan albümü ‘Laundry Service’in başarısı üzerinden 15 yıl geçti. O arada boş durmadı Shakira. İngiltere, Amerika ve Avustralya listelerinde 1 numara olan tek Güney Amerikalı kendisidir. Evinde; Grammy, Billboard ödülleri vardır. Toplam satışları dijital hariç 150 milyon kopyayı aşmıştır. Ancak ‘The Voice’taki (O Ses) vokal koçluğu, Dünya Kupası için yaptığı ‘Waka Waka’nın neredeyse uluslararası bir marş haline gelmesi, İspanyol futbolcu Gerard Piqué ile tanışıp çocuk sahibi olması derken önemli kafa karışıklıkları yaşamaya başladı. 2014 yılında çıkardığı ve kendi adını taşıyan albümü liste başarısına odaklı formülüne rağmen pek başarılı olmamıştı.

Shakira, Kolombiyalı köklerine geri döndü

İnsan, anne ve şarkı yazarı Shakira’lar çatışma halindeydi içinde. ‘Belki de emekli olmalıyım’ diye düşündü ama Piqué’nin tokat gibi cevabı gecikmedi: ‘İnsan ancak söyleyecek bir sözü kalmadığında emekli olabilir. Senin söyleyeceklerin bitmedi!” Bunun üzerine Shakira yapılması gerekeni yaptı ve Kolombiyalı köklerine döndü. 

Shakira, Kolombiyalı köklerine geri döndü

13 parçadan sadece üçü İngilizce (ki onun da biri yarı İspanyolca). Albümü, milenyumun ilk yıllarına göndermeli baladlar, yani Shakira’ya özgü yetişkin Latin pop diyerek özetlemek mümkün.

İçinde Rihanna, Beyoncé, Wyclef Jean gibi dev isimler geçmiyor ama Nicky Jam, Black M, Carlos Vives, Prince Royce ve Maluma eşliklerinin bu albümün ruhuna müzikal katkısı da büyük olmuş. ‘Me Enamoré’, ‘When a Woman’, ‘Comme moi’, ‘Chantaje’ ve ‘La Bicicleta’ya dikkat edin. Müzikal olarak daha Latin bir çerçeveye sıkışmış gibi gözükse de albüm farklı ruh hallerini ustalıkla kavrıyor ve bir bütünlük arz ediyor.

Shakira, Kolombiyalı köklerine geri döndü

‘ZAMANSIZ AŞK’LAR BU YAZI KURTARIR

‘Zamansız Aşklar’a bakarak sonbaharda yayımlanacak yeni Atiye albümünün nasıl bir albüm olacağını söylemek, daha doğrusu Atiye’nin ne zaman nasıl bir sound’a yakın duracağını tahmin etmek hiç kolay değil. Henüz 17’sindeyken samimiyet ve yeteneğiyle heyecan uyandıran Atiye’nin, birlikte geçirdiğimiz 10 yıl boyunca şarkıcılığına, dansçılığına, şarkı yazarlığına ilgi duymadık dersek yalan olur. Ancak iki noktada sorun yaşadı. Birincisi; gençliğinin en güzel yıllarını kariyeri uğruna fazlaca kontrollü geçirdi. Bu nedenle güzel enerjisini özgür bırakmak yerine baskılamak zorunda kaldı. İkincisi, tek tek baktığımızda iyi işler yapsa da Atiye’yi bir müzik markası yapacak kariyer adımlarını atamadı. Yoksa Shakira’nın Latin kökleriyle yaptığının bir benzerini Türk-Arap kökleriyle yapması ve ortaya özgün bir Türk R&B-dans sound’u çıkarması işten bile değildi. ‘Zamansız Aşklar’a gelince orijinali Arapça olan bu şarkıya babasıyla birlikte yazdığı sözler ve İskender Paydaş’ın ustalıklı dokunuşu bu yazı kurtarır mı; kurtarır. Ama Atiye’nin kariyerinin bundan sonrasına dair ihtiyacı daha farklı gibi geliyor bana.

X