"Tayfun Timoçin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Tayfun Timoçin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Tayfun Timoçin

Kadın ve deniz

PÜF NOKTASI

Kadınlar çiçek falan değildir, zerzevat edebiyatıyla vaziyeti kurtarma dönemi bitti çoktan. Artık hak olan eşitliği sağlamak için kolları sıvama zamanı.

Kadın ve deniz

Erkek işi diye bir iş yok kardeşim. Fotoğraf: Artem Bali.

HEMEN söyleyeyim: Dünya Kadınlar Günü, kadınlara çiçek verilmesi gereken günlerden biri değil, başka türlü düşünmek, hatta lafı eğip bükmeden söylemek gerekirse doğru düşünmek için doğru bir gün. 20. yüzyılın başlarında kadınların eşit işe eşit ücret eylemleri ve hatta can kayıpları üzerine ortaya çıkmış bir anma bu. Erkeklerle aynı mesaiyi yapan, aynı emeği harcayan, buna karşın erkeklerden çok daha az ücret ödenen kadınların bu saçma duruma gösterdikleri tepkilerle ortaya çıkan 8 Mart. “Bütün kadınlar çiçektir” türünden uyduruk ve fazlasıyla ziraat temalı bir gün değil yani.

DENİZİ SEVMEMEK Mİ? HADİ CANIM!

Kimi erkek tekne/kayık sahipleri, eşlerinin (yani kadınların) denizden ve teknecilikten pek hoşlanmadığını ileri sürerler. Konuyu irdelemeden önce yeri gelmişken soralım: Bir insan denizden ve tekneden neden hoşlanmaz? Hoşlanılmayacak şey midir ki? Hoşlanmayı bırakın, âşık olunacak bir şeyden bahsediyoruz. Kimse mecbur değil tabii ama genel bakış açısıyla sevilir deniz.

Kadın ve deniz

Deniz sevgisi erkeklere has değil. Fotoğraf: Kalen Emsley.

KARADA NEYSEK, DENİZDE DE OYUZ

Ama belki de sorun kadınlarda değildir? Bakınız; denizle ilişkili olan hayat, karadaki hayattan bağımsız değildir. Evet, denizin mutlu ettiği, sakinleştirdiği doğrudur ama davranış ve düşünce biçimlerimiz denizde değişmez. Mesela küfürlü konuşan bir insan denize çıkınca bir anda nazik kesilemez. Eşine kötü davranan bir adam, denize açılınca maçoluğunun köküne kibrit suyu ekemez. Velhasıl, karada neysek, denizde de oyuz.

DENİZE KAÇMAK ERKEKLERE Mİ MAHSUS?

Denizdeki teknesinde yaşayan, karayla bağını tamamen koparmış insanlar bile ömürlerinin çok uzun bir kısmını karada geçirmişlerdir ve oradan almışlardır her ne aldılarsa. Sonradan denizin kazandırdıkları inkâr edilemez ama alışkanlıklarımızın çerçevesini kara hayatı oluşturur. (İstisnalar elbette vardır.) Çünkü bizler, karada yaşamak üzere yaratılmış canlılarız. Deniz, çoğumuz için bir kaçma, karanın sıkıntılarından uzaklaşma yeridir. Peki ama sadece erkekler için mi böyledir? Kadınlar da karadaki sıkıntılardan, dertlerden kaçmak istemezler mi? İsterler elbet. Peki uzaklaşabilirler mi? Erkekler varken ne mümkün! Teknedeki işleri erkekler mi yapar? Belki tamiratı…

Kadın ve deniz

Kahvede keyif çatmak onların da hakkı. Fotoğraf: Ives Ives.

KAFA DİNLİYOR DA ONDAN!

Peki bu işler sadece denizde mi böyle? Evde farklı mı? Kimi evde bin beteri yaşanıyor! Ama kadının tekneye gitmemek, kullanabildiği bir tercih. Emin olun, çoğu kadın, adam kayığına gittiği zaman hayatının en mutlu zamanlarını yaşıyor olabilir. Yani aslında erkek, kara hayatının sıkıntılarından, stresinden uzaklaşmak için kayığına atlayıp denize açılıyor ya, işte o anlarda kadın da evde, tek başına sessizliğin, hoyratlıktan uzaklığın tadını çıkartıyor. “Benimki maça bayılıyor, her hafta gidiyor” derken gülümsüyor kadın. Çünkü adam maçtayken, kafasını dinliyor! (Ama inşallah bizimkinin takımı yenilmez!)

Kadın ve deniz

Düşün kadınların yakasından artık. Fotoğraf: Matthew Henry.

KONUŞULMASI GEREKİYOR

Sevgili dostlar, lafı daha uzatacak değilim. Bir yerde kadınlar mümkün olduğu halde daha azlarsa, bilelim ki sorumlusu erkekler. Bunların artık açıkça konuşulması lazım. Dünya nüfusunun yarısı erkek, yarısı da kadın. Erkek olan yarısına kimse yetki vermedi, kadın olan yarısının üzerinde egemenlik kurma hakkını!

Kadın ve deniz

Milyarlarca kadın her işi yaparak evine ekmek götürüyor. Fotoğraf: Pham Yen.

KUTLU OLSUN

8 Mart Dünya Kadınlar Günü, hem tüm kadınlar için hem de yetkisiz egemenliğe karşı olan herkes için kutlu olsun. (Not: Kadınlar çiçek falan değildir, zerzevat edebiyatıyla vaziyeti kurtarmak dönemleri bitti çoktan!) Bu bağlamda yeni kitabım Erkek Denizinde Kadın Gemiler, tüm kadınlara (ama aslında en çok da erkeklere) armağanımdır.

BU HAFTA SONU HAVA VE DENİZ

BİRİSİ BAHAR HAVASI MI DEDİ?

Bahar havası var bu hafta sonu. Yağış beklenmiyor ve hava sıcaklıkları da 20 derecelerde. Yani açıkhavada gezip nefes almak için ideal bir zaman gibi görünüyor. Rüzgâr ise cumartesi günü biraz lodoslu. 20 milleri bulan bir lodostan söz ediyoruz. Deniz suyu ise bildiğiniz gibi çok yavaş ısınır ve soğur, bu nedenle henüz 8-9 derecelerde. Onun ısınmasına daha zaman var. #tayfuntimocin
tayfuntimocin.com

X