"Tayfun Timoçin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Tayfun Timoçin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Tayfun Timoçin

Çocuk ve deniz

PÜF NOKTASI

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız yaklaşırken, hele yaza da girmeye hazırlanıyorsak, çocuklarımızın kişisel gelişimi üzerinde çok büyük olumlu katkısı olacak denizi bir de bu açıdan görelim.

Çocuk ve deniz

Biraz kalabalıklar ama olsun, eğlendikleri ve o günü hiç unutamayacakları kesin.

Çocuklarımızın kararlı, kendi ayakları üzerinde durabilen, karmaşık ve zor durumlarda doğru kararlar verebilen, yılmayan, çok net bir tarifi olmasa da başarılı bireyler olmasını istemez miyiz? Kim istemez ki? Bu isteğimizi gerçekleştirebilmek konusunda her zaman başarılı olmadığımız ayrı bir gerçektir ama zaten konu da bu: Ebeveynler de bir zamanlar çocuktular ve acaba kaç ebeveyn, yetiştirmek istediği gibi bir çocuk idi?
Bahsettiğimiz gibi çocuklar yetiştirmenin pek çok yolu olabilir, pedagog değilim; sadece bildiğimi anlatabilirim size. Yani denizi. Doğrusunu söylemek gerekirse bu yaşıma kadar denizden daha iyi bir öğretmen görmedim. Tabii onun dilinden anlayana, söylemeye çalıştığını duyana...

Çocuk ve deniz

Türlü oyunlarla denizin efendisi olur çocuklar. Tabii işi bilenlerin gözetiminde.

MÜCADELEYİ ÖĞRENDİĞİM AN

Bir anıyla başlamak belki de en iyisi. Daha önce birkaç yerde yazdım, belki bu köşede de yazmışımdır ama ziyanı yok, bazı şeyleri tekrar etmek iyidir. Bana yelken yapmayı babam öğretti. Birlikte denize ilk çıkışımızdı. Hava sertti. Küçük bir yelkenlimiz vardı. Yani, sahiden küçük. Aslında tek kişilik bir yarış teknesiydi ama iki kişi de kullanabiliyordu. Sert hava, yüzmeyi öğrendiğim, yelkene başladığım Mersin dolaylarındaki zaten iri olan dalgaları iyice dikleştiriyor, bazen “yıkıcı” kılabiliyordu. Sahilden epey açıkta, oldukça büyük bir dalgada devrildik. Tekne alabora oldu. Tabii biz de denize düştük. Teknenin küçücük ambarında bulunan bazı malzemeler de denizin dibini boyladı. Bu tip tekneleri doğrultmak kolaydır ve iyi denizci tekneler, çok büyük de olsalar kendi kendilerine doğrulurlar. (Büyük teknelerin alabora olması çok ama çok zordur.) Küçüktüm ve elbette korktum. O an biri beni tutup pat diye sahile koysaydı, bir daha adımımı atmazdım denize. O derece. Babam dedi ki, “Bak oğlum, istersen seni hemen sahile götürebilirim. Ama şunu düşün: Eğer seni şimdi karaya çıkartırsam bir daha yelken yapmak istemeyebilirsin. Fakat devam edersen iyi bir denizci olursun!” Sanki ruhumu okumuştu babam. Evet o an sahile çıkmak istiyordum ve bu işlere de tövbe etmeye hazırdım. Ama babamın sözü beni çok etkiledi. Devam ettim. Hâlâ da ediyorum. O gün bugündür hiçbir fırtına, iri dalga, kuvvetli rüzgâr vs. gözümü korkutamadı. Sorabilirsiniz: “Denizde yaşadığın şey hayatını nasıl etkiledi?” Hemen söyleyeyim: Hayat kayığım 50 yılda kim bilir kaç kez alabora oldu! Kaç fırtına, kaç iri dalga ile karşılaştım bilmiyorum. Ama hiç bırakıp gitmedim. Karanın güvenliğine sığınmadım. İstedim elbet ama sığınmadım. Mücadeleye devam ettim hep. Terk etmedim yaptığım işi ya da sorumlusu olduğum mevkii. İçinde bulunduğum ortam beni tükürüp atmaya çalışmadıkça “orada” oldum hep. Bunu bana babam ve deniz öğretti. Herkesin babası bu dersi vermeyebilir ama inanın deniz de aynı dersi verir insana. Dediğim gibi, söylediklerini duyabilene.

Çocuk ve deniz

Bak sen şu cimcimelere!

KORKU BOŞUNA

Yılların dernekçiliğinden biliyorum ki denize uzak duran ana-babalar, çocuklarının da uzak durmasını isterler. İçlerinde çok anlaşılır bir korku vardır ama korkunun beyhudeliğini öğrendiklerinde bakışları da değişir. İyi ana-baba, “bence” kendi önyargılarını kırıp ya da onlara karşı direnip çocuğunun yolunu açabilendir. Biz korkabiliriz denizden belki ama çevremizde denizle, küçücük teknelerle oyuncak gibi oynayan çocukları gördüğümüzde, kendi çocuğumuzun da öyle becerikli, mücadeleci, yaman olmasına izin verebiliriz.

Çocuk ve deniz

Dünyanın çeşitli yerlerinde okyanus yarışçısı yetişkinler çocuklara korku yenme dersleri veriyorlar

BÖLGEMİZDEKİ KURSLAR

Elbette çocukların denizle olan eğitimleri yelkenle başlar. Hiç “çocuklar için motoryat kursu” diye bir şey olmaması tesadüf değil. Deniz eğitimi, yelken eğitimidir. Bulunduğunuz bölgede mutlaka çocuklara eğitim veren yelken kulüpleri, kursları vardır. Güney Marmara’da ben ikisini biliyorum örneğin. Gemlik’teki Gemlik Yelken Kulübü ile Mudanya Güzelyalı’daki Burgaz Yelken Kulübü. (Sanırım her ikisinin iletişim bilgilerini de internet ortamında bulmak mümkün.) Başlarında yetkin eğitmenleri ile çocuklar güvenle denize açılıyorlar. 8-15 yaş arası için özel olarak geliştirilmiş Optimist adı verilen tek kişilik küçük yelkenli teknelerle hem denizi tanıyorlar, hem yelken yapmayı öğreniyorlar, hem de yaman birer birey olarak yetişiyorlar. Kendine güvenli, pes etmeyen (yani mücadeleci), güçlü bireyler olmayı denizde öğreniyorlar ve benim bildiğim en iyi yöntemlerden biri bu.

Çocuk ve deniz

Deniz, çocuklar için neşedir aynı zamanda.

UZMAN ÖNERİSİ

Hani uzmanlar hep, “Çocuklarınıza sorumluluk verin. Kendi sorunlarını kendilerinin çözmesine zemin hazırlayın” gibi önemli şeyler söylerler ya, işte deniz bunların hepsini bir kerede ve üstelik büyük bir eğlenceyle sunar çocuklara. Küçük çocuk, bir yandan dümen tutar, diğer yandan yelkeni ayarlarken, bir taraftan da teknesinin içine dolan suları boşaltmaya, gevşeyen bir halatı sağlamlaştırmaya, belki yamulan şapkasını düzeltmeye çalışır. Pek çok işi aynı anda kendi başına yapmak zorundadır teknede. Tek başınadır çünkü. Siz söyleyin lütfen: Doğayla iç içe, sorunlarını kendisi çözmeyi öğrenen, kendi teknesini (yani ileride kendi hayatını) kendisi yönlendirebilen, istediği rüzgârı istediği gibi değerlendirmeyi kavrayan bir çocuk, büyüyünce nasıl bir birey olabilir? Söyleyeyim: Mis gibi!

Çocuk ve deniz

Hayatı boyunca yelken sporu ile uğraşmayabilir ama hayata hep daha sıkı sarılacak.

DENİZE BİR ŞANS VERİN

Önümüz yaz. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesi ile şimdiden hatırlatmak istedim. Kurslar yakında başlayacak. Çocuğunun, yukarıda saydığımız güzel niteliklere sahip birer birey olmasını isteyen ana-babalar için harekete geçme vaktidir bence. Hayata tutunmayı bilen bireyler yetiştirmenin en güzel yollarından biri olan deniz ve yelken eğitimine bir fırsat verilmesini öneririm. Tabii işin sosyal boyutu, arkadaşlıklar, bir grup içinde yer almak, diyalog kurmak gibi “madalyonun diğer yüzü”ndeki özelliklerini sayıp dökmeye hiç kalkmadım dikkat ederseniz, yerim yetmez. Ama hiçbiri gözardı edilecek şeyler değil bunların. Bir şans verin lütfen. Denize bir şans verin. İnanın çocuklarınız için muhteşem bir şey yapmış olursunuz. Kalın sağlıcakla.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu ve mutlu olsun.

BU HAFTA SONU HAVA VE DENİZ

SERİN BİR HAFTA SONU

“Bu nasıl Nisan yahu?” diyenlerdenseniz, yalnız olmadığınızı biliniz. Görüldüğü üzere serin bir nisan ayı yaşıyoruz. Geçecek elbet ama bu hafta sonu değil. Yağmur bulutları çok zayıf şekilde üzerimizde gölge etmeyi sürdürüyor. Bugün (Cuma) ve yarın canlı kuzeyli rüzgâr serinliğe katkıda bulunuyor ama pazar günü zayıflıyor. Yeni haftanın ilk günü ılıklaşmayı daha iyi hissedeceğiz gibi. Marmara’da deniz suyu sıcaklığı, Erdek’in batısında 13 dereceyi görmeye başladı. Doğuda halen 11-12 dolaylarında ama ağır aksak ısınıyor olması normal ve beklenen bir şey. Yani hava da buna uyum sağlayacak, endişeye mahal yok. Keyifli bir hafta sonu dilerim vesselam.
tayfuntimocin.com

 

X