"Tan Sağtürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Tan Sağtürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Tan Sağtürk

Anadolu’nun İlk Caz Festivalinin Mimarı: Hüseyin Başkadem

Anadolu’nun ilk caz festivali 17 yıl önce Afyon’da başladı.

Bu müthiş organizasyonun fikir babası ve uygulayıcısı ise Hüseyin Başkadem.


Ülkemizin “popüler” isimlerinden biri olmasa da saygın sanat çevreleri onu yıllardır takip ediyor. Çünkü hayatını sanata adamış özel insanlardan biri.


Afyonlu müzik adamı Hüseyin Başkadem bundan biraz daha fazlası aslında. Çünkü İTÜ Devlet Konservatuarını 1992 yılında bitirip mastır için gittiği İngiltere’den eğitimini yarım bırakarak ülkesine döndüğünde tüm birikimi ve hayallerini doğduğu şehir Afyon’a aktarmayı amaç edinmiş. Televizyonculuk serüveni, öğretmenlik mesleği, fotoğraf sanatı ile 20 yıllık uğraşısı, oyuncak koleksiyonerliği, belgesel doküman biriktirmesi hayallerinin peşinden gitmesini kolaylaştırsa da zorlu bir serüven onunki…


Bu serüvenin en önemli adımını 2001 yılında Afyon’da bir caz festivali düzenleyerek attı Başkadem. Yetinmeyip, 6 ay sonra bir de klasik müzik festivalini Afyon için kurguladı.

Anadolu’nun İlk Caz Festivalinin Mimarı: Hüseyin Başkadem

Bu yıl Mayıs ayında gerçekleştireceği 17. Caz Festivali ve 16. Klasik Müzik Festivali ile beraber bu şanslı şehir için 33 festival düzenledi. Yaklaşık 350 konser ve sanatçılarla yapılan söyleşiler ile 350 bin öğrenciye ulaştı. 6 bin seçkin sanatçıyı Afyon’a ve okullara taşıdı.


Senfoni orkestralarından caz konserlerine, resim sergilerinden fotoğraf ve karikatür sergilerine, operadan baleye, kısacası sanatın bütün temsilcilerinden özel insanları Afyon’un ilçe ve köy okullarına götürdü. Prag’tan gelen istek üzerine Çek müzisyenleri 12 yıl boyunca Afyon’a getirdi ve ortak projeler gerçekleştirdi.


Hüseyin’in bu çalışmalarından birine ben de katılmıştım. İstanbul’dan bir tren yolculuğu yaparak, birçok sanatçı dostumla Afyon’a gitmiştik. Verdiğimiz destekten çok mutlu olmuştuk.


Planlanması hiç kolay olmayan ve yıllardır özveriyle bu festivalleri yürüten Hüseyin Başkadem’in destekçilerinin artmasını diliyorum. Eminim ki o ve onun gibi insanlar sayesinde güzel ülkemiz istediğimiz gibi olacak.


Anadolu’nun en uzun soluklu ilk caz festivali ve iddialı bir festival olan klasik müzik festivali ile Hüseyin Başkadem yoluna devam ediyor. Ben de bu yolculukta onunla bir araya gelerek merak ettiklerimi sizler için sordum…


“Bu festivaller örnek oldu”


Hüseyin, festivaller Afyon’a ne kattı?
En önemlisi özgüven kazandırdı. 17 yıldır caz ve klasik müzik yapılan bir şehirde büyüyen yeni bir kuşak ve bilinç oluştu. Turizm olgusu, eğitim meselesine farkındalık kattı; yabancı yatırımcının ilgi duymasını sağladı. Eski tarihi mimarinin restorasyonunu başlattı; Frig vadisinin gündeme gelmesine vesile oldu. Sanatı düzenli bir şekilde her yıl insanların dünyasına soktu. Yöneticilerde sanat olgusunun dikkate alınması gerektiği fikrini oluşturdu ve onları da eğitti. Şehre konservatuar, çeşitli sanat kurumları ve konservatuarlara giden öğrenciler kazandırdı. Moral verdi ve bize “her şeyi başarabiliriz” dedirtti.


Sence ülkeye ne getirdi?
Anadolu’ya bakışı değiştirdi. Afyon’da caz ya da klasik müziğe ne gerek var sorusunun aşılmasına neden oldu. Belki de en önemli amacı gerçekleştirdi: Anadolu’ya ön yargıyı yıktı. Birçok kurum ve insana “Anadolu’ya sanatla gitmeliyiz” fikrini tekrar hatırlattı. Mütevazı olmaya gerek yok, örnek oldu.


Destekleri bulmak zor muydu?
İlkler zor olur ama Vali Ahmet Özyurt’un bana verdiği cesaret ve maddi katkı ilk adımı atmamı kolaylaştırdı. Tabii bu arada ev ev dolaşıp festival için CD satarak para biriktirmeye çalışmam zor, romantik ve cesaret veren bir başlangıçtır. Benim için sonraları daha zor geçti çünkü başarı geldikçe kıskançlık arttı. Bu, kapalı toplumların tedavisi en zor ve en klasik hastalığıdır. Hep bununla mücadele ettim.

Anadolu’nun İlk Caz Festivalinin Mimarı: Hüseyin Başkadem

Özel destekler var mıydı?
Vali Haluk İmga ve son zamanlarda Belediye Başkanı Burhanettin Çoban’ın samimi desteği bana moral verdi. Kültür Bakanlığı hiç yalnız bırakmadı. Bu çok önemlidir. Ama en önemlisi Sayın Doğan Hızlan’ın bana inanan ilk insan olması, desteklemesi, koruması ve kollamasıydı. Sonrasında tek başıma uçmam için de hep destekledi. Danışmanlık yaptı ve yönlendirdi. Ondan inan çok şey öğrendim. Benim için saygı duyulacak ender kişilerdendir.


“Ulusal markalar Anadolu’ya sponsor olmayı küçümsüyor”


Peki nereye doğru gidiyor festivaller?

Son yıllarda NG Grup Kurucu Başkanı Sayın Nafi Güral ile festivalin kurumsallaşması ve sürdürülebilirliği adına ortak bir çalışma süreci başlattık. Bu çalışma bundan sonraki yönümüzü belirleyecek. İyi yol aldık. Yakında sürprizler olabilir.


Ulusal sponsorlar ve Afyonlu markalar nasıl destekliyor?
Maalesef ulusal markalar Anadolu’ya sponsor olmayı küçümsüyorlar. Kültür politikaları yok. Kültür yöneticileri de yok. Meseleye halkla ilişkiler ve pazarlama penceresinden bakıyorlar. Oysa ülke bizim! Hatta çok büyük bir Afyonlu kurumun oda orkestrası var ama festivale gelip çalmayı küçümsüyorlar. Elin oğlu 12 yıldır Prag’dan destekliyor, onlar alay ediyor. Ama son yıllarda Yapı Kredi Bankası özel destek veriyor ve bizi önemsiyor.

Anadolu’nun İlk Caz Festivalinin Mimarı: Hüseyin Başkadem


Bir de Prag’la dostluk var!
Evet. Bu dostluk 12 yıldır sürüyor. Hem cazda hem de klasik müzikte. Çek müzisyenler burada yapılan işi çok önemsiyor ve destekliyorlar. Meselenin derinliğini maalesef bizim sanat yöneticileri ve destekleyicilerimizden daha derin görüyorlar. Param olmayınca da gelip destekliyorlar.


Siyaset destekliyor mu?
Ben siyaset ve siyasetçilerden uzak dururum. Ama devlet olgusuna çok saygılıyımdır. Saygıyı eksik etmem. Sanatın siyaset üstü olduğunu düşünürüm ve gerçeklerden çok hayallere ve roman kahramanlarına inanırım.


“Hayatımın tek amacı bu”


Festivaller zamanının büyük bölümünü kaplıyor!
Festivaller yaklaşık 17 yıldır eşim, çocuğum ve ailem oldu. Ayakta tutmak çok bedel ödemeyi gerektiriyor. Özel yaşantım, gece hayatım ve özel bir çevrem yoktur. Festivaller hayatımın önemli bir kısmını kapsıyor ama ben de sevdim.


İyi ve dürüst insan olmak ilk amacım. Bazen bana arkadaşlarım salaklık derecesinde saf olduğumu söylerler. Kandıran olmaktansa kandırılan olmayı hep yeğledim. Bu felsefeyle festivalleri götürebildiğim yere kadar götürmek için sağlığım el verdiğince devam edeceğim. Hayatımın tek amacı bu. Benim için artık başka bir amaç yok. Ama çok yoruldum; herkes gibi bu ülke beni de yoruyor.


Yıllar önce Sayın Doğan Hızlan’a; “Doğan Bey ne zaman rahatlayacağım, 7 festival oldu, niye desteklemiyorlar?” diye sormuştum. O da: “Aaaaaa Hüseyin’ciğim bilmiyor musun, Türkiye’de her yıl her şey yeniden başlar” demişti. Şimdi ne demek istediğini en iyi bilenlerdenim.

X