"Taha Akyol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Taha Akyol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Taha Akyol

Zor dönem

AMERİKAN Genelkurmay Başkanı General Martin Dempsey, Suriye hududunda güvenli bölge oluşturulması konusunda 7 Mayıs’ta “Türk meslektaşlarımızla bu tür olasılığın bir planlamasını yapıyoruz” diye konuşmuştu.

Çalışmalar olumlu sonuçlanmış olmalı ki, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç kurulacak olan “Entegre Sınır Güvenlik Sistemi”nin Bakanlar Kurulu’nda kabul edildiğini açıkladı. Genelkurmay da medyaya teknik bilgiler verdi, harita ve krokiler yayınlandı.
Bu çerçevede Türkiye de İncirlik Üssü’nü kullanıma açıyor; IŞİD’e karşı yapılacak hava akınları için.
Bu gelişmeleri olumlu buluyorum.


IŞİD ve PYD


Çok pahalı olan bu sistemin iki özelliği dikkat çekicidir:


Üç yılda tamamlanacak: Demek ki, tehlikenin uzun yıllar devam edeceği düşünülüyor. Birkaç yıl sürecek bir tehlike için üç yılda tamamlanacak tedbir olur mu? Demek ki, Suriye’de yaşanan cihadist, etnik ve mezhepçi çatışmanın Türkiye için doğurduğu tehlikeler hem acildir hem uzun sürelidir.


45 km derinlik: Yayınlanan bilgilere göre, Kilis’in güneyinde Suriye tarafında 45 km derinliğinde bir “uçuşa yasak bölge” öngörülüyor. Türkiye ve Amerika’nın bunu “deklare etmesi” bekleniyor. 100 km uzunluğundaki bu bölge elektronik ve hava araçlarıyla gözetlenecek ve korunacak. Bunun siyasi anlamı IŞİD saldırılarının uzaktan karşılanmasıdır ve PYD’nin de bu bölgeye giremeyeceğidir.
Bu gerçekleşirse, PYD’nin Cizre ve Kobani kantonlarının ardından, Cerablus’u da ele geçirerek Türkiye’yi Hatay’a kadar kuşatması mümkün olmayacaktır.


DIŞ POLİTİKA


Bu tedbirler Türkiye’nin karşı karşıya olduğu risklerin büyüklüğünü gösteriyor. Bunlar Cumhuriyet’i kuranların de zihinlerini meşgul eden tehlikelerdi...
Bugün güney sınırımızı sarsan böylesine büyük riskler karşısında “Ne yapmalı?” sorusuna verilecek cevaplardan acil olanı güvenlik önlemleriyse; hemen ikincisi de dış politikayı gözden geçirmektir. “Güvenlik sistemi”ne ilişkin kararların ABD ile birlikte alınması dış politikanın ne kadar önemli olduğuna dair bir örnektir.
Suriye ve Mısır politikalarındaki yüksek hamaset ve ideolojik kilitlenme Türkiye’ye de, oralarda savunduklarımıza da bir fayda sağlamadı. Karşı karşıya olduğumuz riskin adı sadece “terör” değildir, Türkiye’nin ülke bütünlüğü ve sokaklarının güvenliği söz konusudur. Mısır’da kimin iktidarda olduğu meselesi, Türkiye’nin güvenliğinden önemli olamaz. Suriye’de de müttefiklerimizle birlikte hareket etmek gerektiği açıktır.


SAĞDUYU İHTİYACI


Riskler sadece “dışarıdan” gelmiyor. IŞİD de PKK da Türkiye’yi “içeriden” de tehdit ediyor. Toplumsal psikolojinin akıllıca yönetilebilmesi polisiye önlemler kadar, hatta daha fazla önemlidir.
Yüzyıllık Kürt meselesinde, 1984’ten bu yana PKK’nın tabanı hiçbir dönemde daraltılamadı; her seçimde oyları şu veya bu oranda arttı. Son seçimde de AKP’nin muhafazakâr Kürtleri HDP’ye iten hataları ve yarattığı “başkanlık sistemi” korkusu yüzünden yaklaşık ikiye katlandı!
Çatışmacı ve kutuplaştırıcı siyasetin ağır faturaları görülmüş olmalıdır.
Siyasi ortamın yumuşatılması, şiddet karşıtı Kürtlerin etkin hale gelebilmesi ve siyaset dilinin sakinleştirilmesi gibi gelişmeler için kutuplaşmayı yumuşatacak bir hükümetin kurulması şarttır.
Davutoğlu ve Kılıçdaroğlu’nun sağduyulu yaklaşımları AKP-CHP koalisyonu için hâlâ umut veriyor.
Son olarak, İslami kesimin de IŞİD’in hareketlerini kınamakla yetinmeyip onun “cihat, hilafet, siyaset, hâkimiyet” gibi anlayışlarına karşı fikri ve dini bir seferberlik açması zorunludur.
Sihirli çözümü olmayan bu uzun vadeli sorunların altından ancak sağduyu ve dayanışma ile kalkabiliriz.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI