"Taha Akyol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Taha Akyol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Taha Akyol

Tutuklu gazeteciler

GAZETECİLERİN tutuklanması toplumun haber alma hakkının ihlali olduğu için, demokratik toplumlarda son derece önemli bir sorundur.

Bu açıdan ülkemiz uluslararası camiada çok sıkıntılı bir görüntü veriyor.

İşte AİHM gazetecilerin başvurularını kabul etti, Adalet Bakanlığı’ndan savunma istedi.

AYM Ahmet ve Mehmet Altanların başvurusunu “pilot dava” olarak kabul etti; bakalım ne karar verecek.

Bugün meslektaşlarımız Şahin Alpay, Ali Bulaç, Mümtazer Türköne ve Ahmet Turan Alkan duruşmaya çıkacaklar, sıraları gelirse ilk savunmalarını yapacaklar.

Salı günü Nazlı Ilıcak’la Ahmet ve Mehmet Altanların duruşması var.

İKTİDARIN GÖRÜŞÜ

İktidar açıklamalarında “Bunlar gazetecilik yapıkları için tutuklanmadılar” diyor. Fakat dava dosyalarında “yazı, haber, konuşma” dışında tek delil yok.

Can Dündar ve Erdem Gül “casusluk, hükümeti ortadan kaldırma veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs, silahlı terör örgütüne yardım” suçlarından ve ikişer kez müebbet talebiyle tutuklanmadı mı?

Fakat Anayasa Mahkemesi “dosyada bu suçlara ilişkin delil yok, sadece gazete kupürleri var” diyerek tutuklamanın ihsan hakları ihlali olduğuna  karar verdi. (B. No: 2015/18567)

Profesyonel gazetecilerin dosyasında da gazete kupürleri ve TV tapelerinden başka delil yok. Bu yüzden, AYM’nin deyişiyle “tutuklama ifada hürriyetinin ihlalidir”.

‘SÜBLİMİNAL DELİLLER’

Üslupları sert olsa bile iktidara yönelik eleştirel yazı ve konuşmaları toplayıp “sübliminal darbe mesajları” veya “darbeye zemin hazırlamak” gibi yorumların hukuken hiçbir “delil” değeri yoktur.

Bu  yazıların örgüt emriyle ve suç kastıyla yazıldığını ispat etmek gerekir.

Şahin Alpay’ın dosyasında, bütün yazı hayatından sadece 7 yazı var, onlar da iktidarın eleştirisi niteliğinde...

Savcının dosyaya koyduğu son yazısı, 29 Mart 2014 tarihli... Liberal Şahin Alpay, 15 Temmuz 2016’daki menfur darbeyi ‘kehanet’ ederek yazmış olabilir mi?!

Nazlı IIıcak’ın kırk sene önce 1977’de yazdığı sıkıyönetim yazısı bile “darbeciliğe destek” kanıtı diye dosyaya konulmuş!

FETÖ’NÜN GİZLİ YÖNÜ

Bu davalarda hukuken en önemli husus, FETÖ’nün sonradan ortaya çıkan karanlık tarafını bilerek veya bilmeden davranmış olmaktır.

İktidarın kendisi uzun süre “ne istedilerse verdik” tavrında olmadı mı?

Birçok iddianamede FETÖ’nün gizli örgütlenmesini “ustalıkla gizlediği” belirtiliyor.

Şahin Alpay yazılı savunmasında “Gülen hareketi hakkında yanılan sadece ben değilim” diyerek Genelkurmay Başkanı Org. Hulusi Akar’ın şu sözlerini aktarıyor:

“FETÖ uzun yıllar boyunca kendisini barışçıl bir grup olarak gösterdi ve bu şekilde demokratik toplumun sempatisini kazandı.”

Bu durumda “demokratik toplum” mu tutuklanacak?!

Elbette gazeteci olsa da FETÖ’nün sonradan ortaya çıkan karanlık tarafıyla organik ve hiyerarşik ilişkileri konusunda hukuken geçerli deliller varsa, kimsenin söyleyeceği bir şey olamaz.

HUKUKUN GEREĞİ

Bu yazdıklarım AYM ve AİHM içtihatlarından çıkardığım sonuçlara göredir.

Gazetecilerin başvurularını AİHM kabul etti zaten.

Yazı ve konuşmadan başka hiçbir geçerli delil yoksa, bu dosyalar AİHM’den dönecektir.

Dosyada tek farklı delil olmadan sadece Yargıtay içtihadı değişti diyerek 25 yıla mahkûm edilen Enis Berberoğlu’nun da dosyası AİHM’den dönecektir.

Hakkaniyetin de ülkemizin itibarının da gereği, şimdiden evrensel hukuka uymak, gazetecileri tutuksuz yargılamaktır.

 

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI