"Taha Akyol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Taha Akyol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Taha Akyol

Türkiye’de hâkimler var

EVET, Türkiye’de hâkimler var. Tabii her şeye rağmen ve hâlâ diye eklemeliyim, çünkü yargı sorunları belli.

Yine de Türkiye’nin bir hukuk geleneği var, yargı organlarının ‘kurum kültürü’ var. Bunlar yok olmadı.

Hukukun üstünlüğüne örnek iki kararı yazmak istiyorum.

- Enis Berberoğlu hakkındaki casusluk mahkûmiyetini bozan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’nin kararı.

- Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin “örgüt üyeliği, örgüte yardım, darbeye teşebbüs, suça iştirak” kavramlarına açıklık getiren kararı.

BERBEROĞLU KARARI

Enis Berberoğlu hakkında çeyrek asır hapis cezası verildiğinde şöyle yazmıştım:

“Berberoğlu hakkındaki casusluk ve örgüt suçlaması, Yargıtay’ı bilmem ama AYM’den, en fazla AİHM’den dönecektir; öyle olmazsa ‘ben hukuk okumamışım’ diye burada yazacağım.” (16 Haziran)

Çünkü “dosyada gazete kupürlerinden başka delil yok”tu, AYM’ye göre bu suç sayılamazdı. Çok şükür o kadar gecikmedi, İstinaf’tan yani Bölge Adliye Mahkemesi’nden döndü.

Kararda çok özetle deniliyor ki:

- Casusluk suçlamasını haklı gösterir bir eylem ve delil dosyada yok. Hükümeti yıpratmaya çalışmak casusluk suçu oluşturmaz.

- MİT TIR’ları konusu daha önce bir gazetede yayımlanarak kamuoyunun gündemine girmiştir. AİHM’ye göre kamuoyunun gündemine girmiş bir konuda yayın yapmak devlet sırlarının ifşası sayılmaz.

Kararın hemen her paragrafında Yargıtay ve AİHM’nin yerleşik içtihatlarına ve hukuk bilginlerinin eserlerine atıf var.

ÖRGÜT VE DARBE

Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 2017/4758 sayılı kararı; ByLock’u örgüt üyeliği delili olarak kabul eden karar...

Yasadışı örgüte yardım, darbeyi teşvik gibi suçlamalarla tutuklu bulunan birçok gazeteci, akademisyen, işadamı ve esnaf açısından son derece önemli. Çok özetle, FETÖ’nün gizli yönünü ve darbe örgütlenmesini bilmeden yapılan katkılar, yazılan yazılar suç değildir!

Suç olması için FETÖ’nün gizli örgütlenmesini ve devleti ele geçirme çalışmalarını “bilerek ve isteyerek”, yani bu “kast”la hareket etmiş olmak şarttır.

Karar’da belirtilen TCK’nın 30’uncu maddesi şöyle:

“Suçun kanuni tanımındaki unsurları bilmeyen bir kimse kasten hareket etmiş olmaz.”

FETÖ olayında “suçun kanuni unsurları” nedir? Devlet içinde, özellikle yargı, ordu ve poliste örgütlenerek, soru çalma ve kumpas gibi usulleri kullanarak devleti ele geçirmeye çalışmak, nihayet 15 Temmuz darbe teşebbüsü... Bu tür kast ve eylemleri olmayanlar suçsuzdur.

DAHA FAZLA GECİKMEDEN

Nazlı Ilıcak, Ali Bulaç, Şahin Alpay, Ahmet Turan Alkan, Mümtazer Türköne, Mehmet ve Ahmet Altanlar, Murat Sabuncu ve Ahmet Şık gibi gazeteciler “kumpas” mı yapmış? Soru mu çalmış? ByLock mu kullanmış? Darbe ile hükümetin devrilmesi, anayasal düzen yerine diktatörlük kurulması için hukukun aradığı “iştirak iradesi” sayılabilecek bir tek hareketleri olmuş mu?

Dosyalarında bu konuda hiçbir delil yok.

Yine yazıyorum: Profesyonel gazeteciler darbe suçundan en geç AİHM’de beraat etmezlerse, ‘ben hukuk okumamışım’ diye yazacağım. AYM “emsal dava” sayarak kabul ettiği gazetecilerle ilgili kararını bakalım ne zaman verecek?

AİHM gazetecilerin açtığı davayı kabul etti, Adalet Bakanlığı’ndan savunma istedi.

Hukuki süreç işliyor ama maalesef yavaş.

Öyleyse niye tutuksuz yargılanmıyorlar?

Türkiye’nin itibarı için de hukukun üstünlüğüne ihtiyaç var; daha fazla gecikmeden.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI