"Taha Akyol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Taha Akyol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Taha Akyol

Trump ve İsrail

BİRLEŞMİŞ Milletler Genel Kurulu’nda 128 oyla Trump’ın Kudüs kararının reddedilmesi son derece önemli ve iyi tahlil edilmesi gereken bir gelişmedir.

Evvela, hiçbir Amerika başkanının ülkesini Trump kadar rezil etmediğini belirtmeliyiz. “Keskin sirke küpüne zarar verir” ya, aynen öyle oldu.

Trump talihsiz Kudüs kararını şahsi kibirle almıştı. BM’deki oylamayı da onu bunu tehdit ederek geri çevireceğini sanmıştı.

ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley, oy kullanacak ülke diplomatlarına ne demişti?

“İsimlerinizi not ediyoruz, Başkan Trump’a vereceğiz!”

Ama 128 devletin oyları “Big Brother”ın suratına tokat gibi indi.

İSRAİL VE HİTLER

İsrail’in BM Daimi Temsilcisi Danny Danon da “isimleri not ediyoruz” diyerek şöyle konuştu:

“Kral Davud 3.000 yıl önce Kudüs’ü Yahudilerin kenti olarak ilan etti. Tevrat Kudüs’ten 660 kez bahsediyor. İlk İsrail Başbakanı David Ben-Gurion ‘Kudüs İsrail tarihinin ayrılmaz parçasıdır’ demiştir...”

Hitler’in “Kavgam” kitabında şu satırlar vardır:

“Cermenlerin ebedi yürüyüşü altı yüz sene evvel nerede bitirilmiş ise o noktadan başlıyoruz. Avrupa’nın güneyine ve batısına doğru Cermenlerin ebedi yürüyüşü...”

Hitler ve Nazilik hakkında bence en iyi kitabı yazmış olan William Shirer, Hitler’in bütün saplantılarının ve harpteki saldırı stratejilerinin temelinde bu şartlanmanın olduğunu yazar. Batı Avrupa’yı çiğneyip Mussolini’yi uşağı yaptıktan sonra Hitler Rusya’ya harp ilan ettiğinde “Şimdi gözlerimizi doğuya çeviriyoruz” diyecekti.

İSRAİL FAŞİZMİ

Hitler Kavgam’da “Cermenlerin iki bin yıllık toprakları” kavramını da çok kullanır; Almanya’ya yeni topraklar katmak için...

Netanyahu, İstihbarat Bakanı Yisrael Katz, Dışişleri Bakanı Emanuel Nahson ve Danny Danon “Kudüs üç bin yıldır başkentimiz” diyor, Tevrat’a referans yapıyorlar.

Hitler’in sözleriyle bu sözler arasındaki fark nedir?

Çağımızda tarihin geçmiş dönemlerine referans yaparak militarist politikalar geliştirmenin adı, hangi kavim için olursa olsun, faşizmdir.

Tarihte bir Alman faşizmi olduğu gibi, bugün de militarist bir İsrail faşizmi vardır. Bütün Yahudiler asla aynı değildir, toptan suçlanamaz. İsrail’de de Netanyahu ve Trump’ı protesto gösterileri yapıldı. Yahudilerin de ırkçıları, solcuları, sağcıları, liberalleri vardır.

Utanç verici Netanyahu da vardır, bütün insanlığın saygıyla andığı ve İsrailli bir fanatik tarafından katledilmiş bulunan İzak Rabin de vardır.

ULUSLARARASI KURUMLAR

Netanyahu ve adamları Birleşmiş Milletler’i kurum olarak suçluyor. Netanyahu BM için “Yalanlar evi” diyor. Danon “Uluslararası kurumların onayına ihtiyacımız yok” diye konuşuyor.

Uluslararası kurumları “Yahudi uşağı” olarak suçlayan fanatikler bakalım önyargıdan araştırmacı bir anlayışa yönelecek mi?

Dünyada ulus devletler çoğaldıkça uluslararası kurumlar çeşitleniyor.

Görmemiz gereken bir gerçek de dünyada “128 devletli bir blok” oluşmadığıdır. Böyle bir hayale kapılmanın anlamı yok.

Mısır, Amerika’ya karşı mı ki...

Amerika ve onun desteğine sahip İsrail teknolojik ve askeri güçle uluslararası hukuka ve kurumlara meydan okuyor.

Uluslararası kurumlar, uluslararası hukuk ve uluslararası ittifaklar diğer milletler için çok önemli imkânlardır.

Türkiye’nin geleneksel ittifaklarını ve kökleşmiş dış politika ilkelerini değiştirmesi için bir sebep yoktur.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI